Emek - Emek vermek - Ansiklopedik bilgi
Emek - Emek vermek

Emek
1. (isim) Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet
2. Uzun ve yorucu, özenli çalışma
3. (toplum bilimi) İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci

Emek vermek: Bir şeyin meydana gelmesi için özenli bir biçimde ve çok çalışmak
Emek - Emek vermek - Ayet mealleri
Tevbe (Tövbe) Suresi 79. ayet:
Sadakalar konusunda, mü´minlerden ek bağışlarda bulunanlarla emeklerinden (cehdlerinden) başkasını bulamayanları yadırgayarak bunlarla alay edenler; Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar için acı bir azab vardır.

Necm (Yıldız) Suresi 39. ayet:
Şüphesiz insana kendi emeğinden başkası yoktur.

Necm (Yıldız) Suresi 40. ayet:
Şüphesiz kendi emeği (veya çabası) görülecektir.
Emek - Emek vermek - Kitap Tanıtım
Ekmek Kavgası / Emek Öyküleri 1

Adnan Özyalçıner /  Sennur Sezer
EVRENSEL BASIM YAYIN

Öyküleri, iş, emek ve çalışma içindeki emekçinin günlük yaşamını, sorunlarını, işyerlerinin durumunu, özellikle sermaye sahibi ile aralarındaki uzlaşmaz çelişkiyi, bu çelişkinin doğurduğu yoksulluğu belirtmesi açısından ayırdık. 
Öyküleri, iş ve işçi yaşamını sanatsal açıdan en güzel, en etkili biçimde anlatanlardan seçtik. Onun için toplumcu gerçekçi öykücülerimizin yanında bu görüşe bağlı olmayan gerçekçi yazarlarımızın öyküleri de kitapta yer aldı. O öyküler de, koşulların getirdiği zorunluluklarla işçinin yoksulluğunu, iş ve işçi yaşamının güçlüklerini, uğradıkları haksızlıklarla sömürülüşlerini gerçekçi bir gözle anlatıyor.
Emek - Emek vermek - Kitap Tanıtım
Peygamber ve Sonrasında İslam´ın Emeğe Bakışı ve Emek Hayatını Düzenlemesi 
Hukuki- Ahlaki- İktisadi- Fesefi Yönleriyle Emek ve Emekçi Hayvanlar

Prof. Dr. Celal Yeniçeri
ÇAMLICA YAYINLARI

20. yüzyıl emek, servet, mülkiyet, hür teşebbüs, tam serbestlik ve bunların siyasî, felsefî, hukukî boyutları üzerinde yoğunlaşmaların asrı olmuştur. Belli yönetim biçimlerini ifade eden düzenler bunlara göre şekillenmiş ve insanlık bu yönde nice tecrübeler yaşamıştır. Elbet her şey halen de yerini bulmuş sayılamaz. Yeni farklı arayışlar ya da farklı renk ve çizgiler gündemi işgal edip duracaktır. 
Kur’an  ve son elçi  Hz. Muhammed (s.a)’in getirdiği o öğretileri ve sonrasında gelişen anlayışları görme, günümüzle mukayeseler yapma noktalarında bu mütevazı çalışma kendi ölçüsünde bir imkân bahşedebilir. Getirilen öğretide insana bakış ve bu felsefe kendi tefekkür ve bakışını, hukuk ve ahlâk olarak, emek ve kesb/kazanç hayatına da taşır. Burada iş veren ve işçi olarak hasım taraflar yoktur ve her biri diğerine “velî nîmet” olanlar vardır. Maddî ve mânevisiyle kazanç/kesb peşinde koşma, 
Kur’an’da insana yüklenen bir mükellefiyettir. 
Bu noktada tasavvufî bakış üzerinde de durulmuştur. 
Selçuklu’da kurulup, Osmanlı’da; iş hayatı, diğer ilişkiler, teşkilatlanma ve işleyiş yönleriyle Futuvvet’i kat kat aşan  Ahîlik’in o iş ve meslek ahlâkı günümüzde de bütün çalışma hayatımızı ve ihtiyaç duyduğumuz yeni bir zihniyet ve şekillenmeleri ihya gücüne sahiptir. 
Emek açısından Ev hanımlığı, kadın işçiler için  Peygamber zamanında getirilmiş ilkeler, çocuk işçiler meselesi de konularımız arasındadır. 
Emek ortaklıkları, iş/emek hayatının kendi içinde insancıl bir dayanışma gerçekleştirmesi ve bu çerçevede de belli bazı mağduriyetleri paylaşma yönündeki fıkhî bakış ve ilgili müesseseler teşkili de konularımızdır. Emekçi hayvanlar da vardır ki Peygamber’in onlar için getirdiği haklar bile bize çok şey anlatır.
Emek - Emek vermek - Muhtelif yazılar
Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın

Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış.
Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş...
Ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş...
Onun yetiştirdiği bir ressam olan Ramici ise artik eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru´ya götürmüş ve ondan
resmini değerlendirmesini istemiş...
Ranga Guru ise;
- Sen artık ressam sayılırsın Racaci.. Artık senin resmini halk değerlendirecek.
diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş.
Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.
Racici denileni yapmış.
Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor.
Çok üzülmüş tabii.  Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo  kırmızıdan bir duvar sanki.
Alıp resmi götürmüş Ranga Guru´ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş.
Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş.
Racici yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru´ya götürmüş.
Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru.
Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte...
Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.
Racici denileni yapmış...
Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da kullanılmamış..
Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru´ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.
Ranga Guru ise;
Sevgili Racici, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün.
Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin.
Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi.
Sevgili Racici Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın.
Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın.
Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur...
Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.
Emek - Emek vermek - Özlü sözler
  • Aşk, kendini eşinde bulmaktır. Kendini birbirinde özverisizce bulmaktır. Her tür farkta bile dengi dengine olmaktır. Güvendir, ilgidir, emektir, tümünü içeren sevgidir. Özgürlük içinde tutsak kalmayı istemektir.
  • Eğriyi kendinde arayan, doğruyu kalbinde bulur. Aşkına emekle yürüyen, dermanı derdinde görür.- Hz.Mevlana
  • Emek, sermayeye öncüldür ve ondan bağımsızdır. Sermaye ancak emeğin meyvesidir, ve emek olmadan sermaye olmazdı. Emek sermayeden üstündür ve daha büyük önem arz eder. - Abraham Lincoln
  • Günde yüz kez kendime iç ve dış yaşamımın, yaşayan ya da ölü başka insanların emeğine dayandığını hatırlatıyorum; çok derinlere dalmadan günlük yaşamdan biliyoruz ki, bir insan başkaları için vardır. - Albert Einstein
  • Herşeyin anahtarı sevgi, emek ve sabırdır. Civcivi; kuluçkaya yatırarak elde edersiniz, yumurtaları kırarak değil. - A.Glasow
  • Kadınlar üzüm gibidir. Sizin vereceğiniz ilgi, emek ve sevgiye göre; ya şarap olurlar ya da sirke.
  • Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir, Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmemektir. Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir; Kahramanlık: saldırıp bir daha dönmemektir.
  • Mahatma Gandhi´nin özellikle siyasiler için yanlışlar sıralaması: İlkesiz siyaset, Emeksiz zenginlik, Vicdansız haz, Niteliksiz bilgi, Ahlaksız ticaret, İnsaniyetsiz bilim, Özverisiz ibadet.
  • Sen yeterki emek ver, karşılığını er geç alırsın.
  • Tüm zenginlik emeğin ürünüdür. - John Locke
  • Yalnızlığına iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği var onda kimbilir. - Oğuz Atay
Emek - Emek vermek - Risale-i Nur Külliyatı
Demek biz mağlûbiyetle ikinci cereyana takıldık ki, mazlumların ve cumhûrun cereyanıdır; başkalarından yüzde seksen fakir ve mazlumsa, İslamdan doksan belki doksan beştir. Alem-i İslam şu ikinci cereyana karşı lakayd veya muarız kalmakla hem istinadsız, hem bütün emeğini heder, hem onun istilasıyla istihaleye maruz kalmaktansa, akılane davranıp, onu İslamî bir tarza çevirip, kendine hadim kılmaktır. Zîra, düşmanın düşmanı, düşman kaldıkça dosttur; nasıl ki düşmanın dostu, dost kaldıkça düşmandır. 

Tarihçe-i Hayat | Birinci Kısım : İlk Hayatı