Ders - Ders almak - Ansiklopedik bilgi
Ders - Ders almak

Ders
1. (isim) Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
2. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre
3. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi
4. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret

Ders almak
1. Bir konu üzerinde bir öğrenci yetkili bir kimseden bilgi edinmek
2. Bir olaydan deneyim kazanmak, ibret almak
Ders - Ders almak - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 79. ayet:
Beşerden hiç kimsenin, Allah kendisine Kitabı, hükmü ve peygamberliği verdikten, sonra insanlara: "Allah´ı bırakıp bana kulluk edin" deme (hakkı ve yetki)si yoktur. Fakat o, "Öğrettiğiniz ve ders verdiğiniz Kitaba göre Rabbaniler olunuz" (deme görevindedir.)

Enam (Davar) Suresi 105. ayet:
İşte biz, ayetleri çeşitli biçimlerde böyle açıklıyoruz. Öyle ki sana: "Sen ders almışsın" desinler ve biz de bilebilen bir topluluğa onu açıkça göstermiş olalım.

Enam (Davar) Suresi 156. ayet:
"Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa indirildi, biz ise onların ders gördüklerinden habersizlerdik" dememeniz;

Müminun (İnananlar) Suresi 21. ayet:
Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır; karınlarının içinde olanlardan size içirmekteyiz ve onlarda sizin için daha birçok yararlar var. Sizler onlardan yemektesiniz.

Sebe Suresi 44. ayet:
Oysa biz onlara ders alacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermemiştik.

Zümer (Yığınlar) Suresi 21. ayet:
Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.

Kalem Suresi 37. ayet:
Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?
Ders - Ders almak - Kitap Tanıtım
Asr-ı Saadet Dersleri 1
Tefsir - Akaid - Siyer - İlmihal - Sahabe Hayatı

Necmeddin Salihoğlu
RAVZA YAYINLARI

Allah´(cc)ı tanımak ve gerçek anlamda kulluk görevlerini yerine getirebilmek ancak ilimle mümkündür. "Kulları içerisinde Allah´tan ancak alimler korkar, Allah çok bağışlayandır." (Fatır, 28) Kur´an-ı Kerim´de ilim övülmüş, bilenlerle bilmeyenlerin bir olamayacağı açıkça belirtilmiştir: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür."

Bunun için, insanın sürekli bir eğitime tabi tutulması gerekir. Öğrenmede süreklilik esası vardır. Bilgilerin unutulmaması ve tekamül etmesi içinde eğitimin sürekli olması gereklidir.

Müslümanların öğrenmek ve bildiklerini insanlara anlatmak (Tebliğ ve Davet) görevleri vardır. Çünkü İslami eğitimlerden amaç, sadece bilgilenmek değil, aynı zamanda Asr-ı saadette öğretilen İslam´a uygun yaşanmasıdır.
Ders - Ders almak - Muhtelif yazılar
Turnalardan alınacak dersler

Göç eden turnaların havada süzülürken ‘v’ şeklinde uçtuklarını görmüşsünüzdür.bilim adamları turnaların neden bu şekilde uçtuklarını araştırmışlar ve..:
‘v’ şeklinde uçulduğunda,uçan her turna,kanat çırptığında arkasındaki turna için,onu kaldıran bir hava akımı yaratıyormuş.Böylece ‘v’ şeklinde uçan turna grubu birbirlerinin kanat çırpışları sonucu ortaya çıkan hava akımını kullanarak uçuş menzillerini % 70 oranında uzatıyorlarmış. Yani tek başına gidebilecekleri yolu grup halinde neredeyse ikiye katlıyorlarmış.
Kıssadan hisse:ortak hedefleri olan ve bu hedeflere ulaşmak için bir araya gelen insanlar hedeflerine daha kolay ve çabuk erişirler.

Bir turna ‘v’ grubundan çıktığı anda uçmakta güçlük çekiyor.Çünkü diğer turnaların yaratmış olduğu hava akımının dışında kalmış oluyor.sonuçta yoluna devam edebilmek için en kısa zamanda grubu tekrar yakalayıp diğerlerine katılması kaçınılmaz oluyor.

‘v’ grubunun başında giden turna hiçbir hava akımından yararlanamıyor bu yüzden diğerlerine oranla daha fazla yoruluyor.Ancak yorulduğunda en arkaya geçiyor ve hemen arkasındaki turna en öne geçiyor.bu değişim sürekli yapılıyor böylece her turna grubun her noktasında yer almış oluyor.
Kıssadan hisse:ortak hedeflere ulaşabilmek için her alanda görevden kaçılmamalı ve yeri zamanı geldiğinde görev bir başkasına devredilmelidir.

Uçuş hızı yavaşladığında gerideki turnalar,daha hızlı gitmeleri için öndekilere bağırarak uyarıyorlar.
Kıssadan hisse:ilerlemek ve yol almak için bazen başkalarının uyarılarına gereksinim duyarız.Bundan alınmamalıyız tam aksine böyle uyarıları sevinç ve takdirle karşılamalıyız.

Gruptaki turnalardan biri hastalanır veya bir avcı tarafından vurulurda uçamayacak hale gelirse;düşen turnaya yardım etmek üzere gruptan iki turna ayrılıyor ve yardıma ihtiyacı olan turnayı korumak üzere yanına gidiyor.Yaralı turna tekrar uçabilene veya eğer ölürse,ölene kadar onu terk etmiyorlar.Görevlerini yerine getirdikten sonra başka bir turna grubu buluyorlar ve onlara katılıyorlar .hiç bir turna grubu kendilerine bu şekilde katılmak isteyen turnaları reddetmiyor.
Kıssadan hisse: Adam olmak sadece insanlara özgü değil. 
Ders - Ders almak - Muhtelif yazılar
Albert Einstein’dan 10 Hayat Dersi  

1. Merakınızın peşinden gidin
Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.
Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.

2. Azim paha biçilmezdir.
Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.
Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.

3. Bugüne odaklanın.
Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir.
İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi  şu anda yaptığınız işe verin.

4. Hayal gücü güç verir
Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.
Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ‘Zekanın gerçek göstergesi  hayal gücüdür, bilgi  değil’. Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.

5. Hata yapın.
Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.
Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.

6. Anı yaşayın.
Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir.
Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.

7. Değer yaratın.
Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.
Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.

8. Farklı sonuçlar beklemeyin.
Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.
Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.

9. Bilgi deneyimden gelir.
Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir.
Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.

10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın.
Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz.
Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!
Ders - Ders almak - Muhtelif yazılar
Hayat dersi

Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. 
Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:
- Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş..
İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş.
Demiş ki:
- Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!
Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, Biraz daha biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş.
Şöyle demiş:
- Ve bu ateş yakıcı bir şey!
Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. 
Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.
ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek "poff !" diye ortadan kayboluvermiş.
Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş.
Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş.
Ders - Ders almak - Muhtelif yazılar

Önemli Dersler
Birinci ve de en önemli ders:
Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı.Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi:
"Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adi nedir?.."
Bu herhalde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen her gün görüyordum.Uzun boylu, siyah saclı bir kadındı. 50´lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki!.. Son soruyu yanıtsız bırakıp, kağıdı teslim ettim. Sure biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu. "Tabii dahil" dedi, hocamız.. "İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakkeden insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve `Merhaba´ demeniz gerekse bile.." Bu dersi hayatim boyunca unutmadım. O hademenin adını da.. Dorothy idi.
İkinci önemli ders.. Yağmurda otostop!..
Bir gece vakit gece yarısına doğru Alama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Gecen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60´li yıllarda bir beyazın bir zenciye hem de Alabama´da yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi.Verdim. Bir hafta sonra kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda.. "Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıkageldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının bas ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın!.. En iyi dileklerimle, Bayan Nat King Cole."
Üçüncü önemli ders.. Size hizmet edenleri hep hatırlayın..
Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu: "Çikolatalı pasta kaç para?.." "50 cent!.." Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu: "Peki dondurma ne kadar.." "35 cent" dedi garson kız sabırsızlıkla.. Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki.. Çocuk parasını bir daha saydı ve "Bir dondurma alabilir miyim lütfen" dedi. Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan yaşlar temizleyecekti. Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 cent duruyordu..
Dördüncü önemli ders.. Yolumuzdaki engeller..
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı?.
Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir koylu çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı.. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.."
Beşinci önemli ders.. Önemli olan vermektir..
Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yasam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi. Kan nakli ilerken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu. Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu.. Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu: "Hemen mi öleceğim?.." Küçük doktoru yanlış anlamış, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini sanmıştı.

Ders - Ders almak - Özlü sözler
  • Akarsu ne güzel hayat dersidir; Küçük engellerin üzerine köpürürde, büyüklerin​ yanından geçerken sus pus olur.
  • Başkalarının hayatından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor. - Eleanor Roosevelt
  • Ders çıkarabiliyorsak başarısızlık, başarıdır. - Malcolm Forbes
  • Eleştiriye aldırmayın. Eğer doğru değilse, yok sayın; eğer adil değilse, sinirlenmeyin; eğer cahilceyse gülüp geçin; eğer haklıysa, eleştiri değil demektir - ondan ders çıkartın.
  • Ey burnu kanasa hemen kadere küsüp yüzünü ekşiten. Gülden hiç ders almıyor musun? Bütün yaprakları tek tek yolsan gül yine de gülmekten vazgeçmez.  Hale razı oluş şükürdür.  Gül de daimi bir şükür makamındadır. Hem bilmez misin ki başına gelen sıkıntılar aslında daha büyük bir sıkıntıya set olur da başındaki belayı def ederler. O halde yüzün gülsün. - Hz. Mevlana
  • Geçmişin keşkeleri, geleceğin endişeleri ile oyalanma. Ders al yoluna devam et.
  • Geçmişinden ders almayan, geleceğe güvenle bakamaz.
  • Hata yaptığınızda şu üç şeyi uygula; kabul et, ders al, tekrarlama.
  • Hayat, almanız gereken pek çok dersten oluşur. - Helen Keller
  • Hayattaki en büyük ders bazen aptalların bile haklı olabileceğini öğrenmektir. - Winston Churchill
  • Hayattan aldığım en büyük ders: Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın.
  • Her gün bittiğinde unut gitsin. Elinden geleni yaptın. Ders çıkar. Yarın yeni bir gün. - Ralph Waldo Emerson
  • İnsanlar cahilliklerini saklamak için ders verirler, tıpkı gözyaşlarını saklamaya çalışan insanların gülümsemesi gibi.
  • İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar. Ama en büyük ilim, nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir. - Leo Tolstoy
  • Kendi talihsizliğinizdense, başkalarının talihsizliklerinden ders çıkarın. - Ezop
  • Misafirsin bu hanede ey gönül,umduğunla değil bulduğunla gül,hane sahibi ne derse o olur ne kimseye sitem eyle ne üzül. - Hz. Mevlana
  • Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters. - Hz. Mevlana
  • Okulun ne önemi var ? Okula yarın da gideriz. Ha bir ders fazla almışız, ha bir ders eksik, yine hep aynı eşek kalırız. - Carlo Collodi
  • Öğretmen derste şunları anlatıyordu: - Düğünlerde gelinler neden beyaz giyer bilir misiniz? Bu onların en mutlu günü olduğu için! Arka sıralardan bir ses yükselir; - Damatların neden siyah elbise giydiklerini şimdi anladım.
  • Tıpkı sevilmeyen bir öğretmen gibi kalbim. Parmak kaldıranlara inat, hep dersten anlamayanları seçiyor. - S. Akın
  • Yalnızca kültürlü insanlar öğrenmeyi sever, cahiller ders vermeyi tercih eder. - Edouard le Berquier
  • Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. Önce sınav yapar, sonra dersi verir. - Andre Gide
  • ‎Yaşamak ağır bir yük omuzlarda. Yorulup çöken insanın kalkması sürer ömür boyu. Hayat durmadan ders veren bir okul, aynı zamanda teneffüse çıkmaya izin vermeyen öğretmen kadar zalim.
  • Zorunlu "dün" dersi verilsin. Artık yaşadıklarımızdan biraz ders alalım.
Ders - Ders almak - Risale-i Nur Külliyatı
Ey Rabb-i Rahîmim!
Resûl-i Ekreminin tâlimiyle ve Kur´ân-ı Hakîmin dersiyle anladım ki, başta Kur´ân ve Resûl-i Ekremin olarak bütün mukaddes kitaplar ve peygamberler, bu dünyada ve her tarafta numuneleri görülen celâlli ve cemâlli isimlerinin tecellîleri, daha parlak bir sûrette ebedü´l-âbâdda devam edeceğine ve bu fânî âlemde Rahîmâne cilveleri, numuneleri müşâhede edilen ihsanâtının daha şâşaalı bir tarzda dâr-ı saadette istimrârına ve bekâsına ve bu kısa hayat-ı dünyeviyede onları zevk ile gören ve muhabbet ile refâkat eden müştakların, ebedde dahi refâkatlerine ve beraber bulunmalarına icmâ ve ittifak ile şehâdet ve delâlet ve işaret ederler.

Sözler | Onuncu Söz

Halbuki, bu dostlarım, güya vatandaşlarım ve dindaşlarım ve onların menfaat-i imaniyelerine uğraştığım adamlar, hiçbir sebep yokken, siyasetten ve dünyadan alâkamı kestiğimi bilirlerken, üç sene değil, belki beni altı sene sıkıntılı bir esaret altına aldılar, ihtilâttan men ettiler. Vesikam olduğu halde, dersten, hattâ odamda hususî dersimi de men ettiler, muhabereye sed çektiler. Hattâ, vesikam olduğu halde, kendim tamir ettiğim ve dört sene imamlık ettiğim mescidimden beni men ettiler. Şimdi dahi cemaat sevabından beni mahrum etmek için-daimî cemaatim ve âhiret kardeşlerim-mahsus üç adama dahi imamet etmemi kabul etmiyorlar. Hem, istemediğim halde birisi bana iyi dese, bana nezaret eden memur kıskanarak kızıyor, nüfuzunu kırayım diye vicdansızcasına tedbirler yapıyor, âmirlerinden iltifat görmek için beni tâciz ediyor.

Mektubat | On Altıncı Mektup