Ad toplumu - Ansiklopedik bilgi
Ad toplumu

Âd kavminin yaşadığı beldenin ismi Ahkâf´tır. Müfessirler Yemen ile Umman arasındaki geniş bir beldenin, bu isimle anıldığını kaydederler.
Ad toplumu - Ayet mealleri
Araf (Orta Yer) Suresi 65. ayet:
Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud´u (gönderdik.) (Hud, kavmine:) "Ey kavmim, Allah´a kulluk edin, sizin O´ndan başka ilahınız yoktur. Hala korkup-sakınmayacak mısınız?" dedi.

Araf (Orta Yer) Suresi 74. ayet:
"(Allah´ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Allah´ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Tevbe (Tövbe) Suresi 70. ayet:
Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad, Semud kavminin, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve yerle bir olan şehirlerin haberi gelmedi mi? Onlara resulleri apaçık deliller getirmişlerdi. Demek ki Allah, onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Hud Suresi 50. ayet:
Ad (halkına da) kardeşleri Hud´u (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Allah´a ibadet edin, sizin O´ndan başka ilahınız yoktur. Siz yalan olarak (tanrılar) düzenlerden başkası değilsiniz.

Hud Suresi 59. ayet:
İşte Ad (halkı): Rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O´nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler.

Hud Suresi 60. ayet:
Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) inkâr ettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad´a (Allah´ın rahmetinden) uzaklık (verildi).

Furkan (Ayırıcı) Suresi 38. ayet:
Ad´ı, Semud´u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri (yok ettik).

Necm (Yıldız) Suresi 50. ayet:
Doğrusu, önce gelen Ad (halkın)ı O yıkıma uğrattı.

Hakka (Gerçekleşen) Suresi 4. ayet:
Semud ve Ad (toplumları), kâria´yı yalan saydılar.

Hakka (Gerçekleşen) Suresi 6. ayet:
Ad (halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler.

İbrahim Suresi 9. ayet:
Sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud ile onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi? Ki onları, Allah´tan başkası bilmez. Elçileri onlara apaçık delillerle gelmişlerdi de, ellerini ağızlarına götürüp (öfkelerinden ısırdılar) ve dediler ki: "Tartışmasız, biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkâr ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de  gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."

Hac Suresi 42. ayet:
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Ad, Semud kavmi de yalanlamıştı.

Şuara (Şairler) Suresi 123. ayet:
Ad (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı.

Sad Suresi 12. ayet:
Onlardan önce Nuh kavmi, Ad ve kazıklar sahibi Firavun da yalanlamıştı.

Gafir (Bağışlayan) Suresi 31. ayet:
"Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir gün). Allah, kullar için zulüm istemez."

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 15. ayet:
Ad (kavmin)e gelince; onlar yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve dediler ki: "Kuvvet bakımından bizden daha üstünü kimmiş?" Onlar, gerçekten kendilerini yaratan Allah´ı görmediler mi? O, kuvvet bakımından kendilerinden daha üstündür. Oysa onlar, bizim ayetlerimizi (bilerek) inkar ediyorlardı.

Ahkaf (Kum Tepeleri) Suresi 21. ayet:
Ad´ın kardeşini hatırla; onun önünden ve ardından nice uyarıcılar gelip geçmişti; hani o, Ahkaf´taki kavmini: "Allah´tan başkasına kulluk etmeyin, gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım" diye uyarmıştı.

Zariyat (Tozutup Savuranlar) Suresi 41. ayet:
Ad (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onların üzerine köklerini kesen (akim) bir rüzgar gönderdik.

Kamer (Ay) Suresi 18. ayet:
Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?

Fecir (Tan Vakti) Suresi 6. ayet:
Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?
Ad toplumu - Bağlantılar
http://www.siyerinebi.com/ad-kavmi.html




Ad toplumu - Kitap Tanıtım
Allah´ın Gazabı ve Kavimlerin Helakı

Emekli Müftü Ragıp Güzel
ÇELİK YAYINEVİ

"İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat belirdi ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın. Belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler." (Rum Suresi:41)

dünya yaratıldığından beri insanlık aleminde nice olaylar meydana gelmiş, nice hadiseler zuhur etmiştir. Uçsuz bir deryanın dalgaları gibi nice çalkantılar, kasırgalar ve tufanlar yaşanmıştır. Nice milletler gelip geçmiş, sayısız medeniyetler kurulmuş ve sonunda da yok olmuştur. Geçmişe ait en doğru bilgiyi, şüphesiz ki herşeyi öğreten Allah vermektedir. Kutsal kitabımız Kur´an-ı Kerim, eskiden yaşayan milletler hakkında en güzel haberleri beyan etmektedir.
Kur´an-ı Kerim bu kıssaları, olayları beyan buyurduktan sonra da anlatılış gayesini açıklarken "ibret alınması, ders çıkarılması" olarak gösterir. Bunu Yusuf suresinin yüzonbirinci ayetinde açıkça görmekteyiz. "Andolsun, onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır." 
Geçmiş milletler içinde Allah tarafından gazaba uğrayanların hallerini anlattığımız bu eserde, alınacak öğütler, çıkarılacak dersler vardır. Böyle bir eseri yazmakşa gönüllere korku salmaktan ziyade, Allah´a yakınlaşıp felaketlerden kurtulmaya vesile olmayı düşündük.
Depremde masa altıbda saklanmak yerine, deprem olmadan önce Allah´ın himayesine girilmesi gerektiğine işrak ettik. Rahmeti gazabını hikmetince yarattığını anlatmaya çalıştık.
Allah yar ve yardımcınız olsun.
Ad toplumu - Muhtelif yazılar
Prof. Dr. Suat Yıldırım Kur´an-ı Kerim Meal´inde A’RÂF SÛRESİ´nde yer alan açıklamalar:

Âd kavmi, Güney Arabistandan başlayarak Doğu Arabistandan Irak’a kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada hüküm süren bir devlet kurmuştu. Hz. Hûd (a.s.)’a ait olduğu söylenen bir kabir Hadramut tarafında bulunmaktadır. 19. asrın ortalarında bulunan kitabelerde Hz. Hûd’dan bahseden metinler bulunmuştur. İlk Âd kavminin soyunun kuruduğu, Hz. Hûd’a inananların ise felaketten kurtulup Âd adı ile devam ettiği anlaşılıyor. M.Ö. 1800 yıllarında bulunan bir kitabede Hz. Hûd’un bağlılarından bahsedilmektedir.


Prof. Dr. Suat Yıldırım Kur´an-ı Kerim Meal´inde HûD SÛRESİ´nde yer alan açıklamalar:

Birinci kurtarma Âd halkını imha eden kum fırtınasından, ikincisi ise âhiret azabından kurtarmayı ifade eder.


Prof. Dr. Suat Yıldırım Kur´an-ı Kerim Meal´inde FECR SÛRESİ´nde yer alan açıklamalar:

İrem’den maksat Âd halkıdır [53,50]. Bu azapla helâk olanlar Âd-ı ûlâ: ilk Âd olup, bu azaptan kurtulup geriye kalanlara Âd-ı Uhrâ: “sonuncu Âd” denir. Hz. Nûh’un oğlu Sam’ın İrem adlı oğluna mensup olduklarından bu ad verilmiştir.

Zi’l-evtad: Mecazen Firavun’un büyük ordular sahibi olduğuna veya kazıklar dikerek insanlara işkence uygulatmasına veya Mısır piramitlerine işaret olabilir. 

Prof. Dr. Suat Yıldırım Kur´an-ı Kerim Meal´inde AHKÂF SÛRESİ´nde yer alan açıklamalar:

Ahkaf sözlükte “kum tepeleri” anlamına gelir. Özel isim olarak, Arap yarımadasının güney batı kısmı olup bugün meskûn değildir. Uman’dan Yemen’e kadar bu bölgede Âd kavmi yaşamıştı. Burası eski çağlarda yeşillik iken sonradan kuraklığa mâruz kalmış olabilir.

Prof. Dr. Suat Yıldırım Kur´an-ı Kerim Meal´inde FUSSILET SÛRESİ´nde yer alan açıklamalar:

Burada Âd halkının felakete uğradığı günler, onlar için uğursuz olarak nitelendirilmiştir. Aksi halde bu günlerde bir uğursuzluk olsaydı, başka zamanlarda, başka kimselere de uğursuzluk meydana gelirdi. 
Ad toplumu - Risale-i Nur Külliyatı
İkinci kısım menfîdir ki, haksızları terbiye etmektir. Yani, haksızların hakkını, tâzib ve tecziye ile veriyor. Şu şık ise, çendan tamamıyla şu dünyada tezâhür etmiyor, fakat o hakikatin vücudunu ihsâs edecek bir sûrette hadsiz işârât ve emârât vardır. Ezcümle, Kavm-i Ad ve Semûd´dan tut, tâ şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar, gelen sille-i te´dib ve tâziyâne-i tâzib, gayet âlî bir adâletin hükümran olduğunu hads-i katî ile gösteriyor.

Sözler | Onuncu Söz (Haşiye)

Ve bilhassa çok tekrarla  (Zâlimler! • Zâlimler!..) deyip tehditleri ve zulümlerinin cezası olan musibet-i semâviye ve arziyeyi şiddetle beyanı, bu asrın emsalsiz zulümlerine, kavm-i Ad ve Semûd ve Fir´avun un başlarına gelen azaplarla baktırıyor. Ve mazlum ehl-i imana, İbrahim ve Mûsâ Aleyhimesselâm gibi enbiyanın necatlarıyla tesellî veriyor.

Sözler | Yirmi Beşinci Söz