Zulüm - Zulmetmek - Ansiklopedik bilgi
Zulüm - Zulmetmek

Zulüm : (isim) Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa

Zulmetmek: Eziyet etmek, işkence etmek
Zulüm - Zulmetmek - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 193. ayet:
(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah´ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur.

Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 108. ayet:
Bunlar sana hak olarak okumakta olduğumuz Allah´ın ayetleridir. Allah, alemlere zulüm isteyen değildir.

Nisa (Kadınlar) Suresi 153. ayet:
Kitap Ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa´dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: "Bize Allah´ı açıkça göster." Böylece zulümlerinden dolayı onlara yıldırım çarpmıştı. Ardından kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. Yine bundan dolayı onları affettik ve Musa´ya apaçık olan ispatlayıcı bir delil verdik.

Nisa (Kadınlar) Suresi 160. ayet:
Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kişiyi Allah´ın yolundan alıkoymaları nedeniyle (önceleri) kendilerine helal kılınmış güzel şeyleri onlara haram kıldık.

Maide (Ziyafet) Suresi 39. ayet:
Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. 

Enam (Davar) Suresi 82. ayet:
İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.

Enam (Davar) Suresi 131. ayet:
Bu, halkı habersizken, Rabbinin ülkeleri zulüm ve helak edici olmadığındandır. 

Hud Suresi 102. ayet:
Onlar, zulüm işlemektelerken, ülkeleri (veya nesilleri) yakaladığı zaman... Rabbinin yakalaması işte böyledir. Gerçekten O´nun yakalaması pek acı, pek şiddetlidir.

Rad (Gök Gürültüsü) Suresi 6. ayet:
Onlar, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmak istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnekler gelip-geçmiştir. Ve şüphesiz, senin Rabbin, zulümlerine karşılık insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz senin Rabbin, cezası çok şiddetli olandır.

Nahl (Arı) Suresi 61. ayet:
Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiç bir şey bırakmazdı; ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler.

Nahl (Arı) Suresi 113. ayet:
Andolsun, onlara kendi içlerinden bir elçi gelmişti, fakat onu yalanladılar; böylece onlar, zulümlerine devam etmektelerken azab onları yakalayıverdi.

TaHa Suresi 111. ayet:
(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir.

TaHa Suresi 112. ayet:
Kim de bir mü´min olarak, salih olan amellerde bulunursa, artık o, ne zulümden korksun, ne hakkının eksik tutulmasından.

Neml (Karınca) Suresi 14. ayet:
Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler. Artık sen, bozguncuların nasıl bir sona uğratıldıklarına bir bak.

Lokman Suresi 13. ayet:
Hani Lukman oğluna -öğüt vererek- demişti ki; "Ey oğlum, Allah´a şirk koşma. Şüphesiz şirk, gerçekten büyük bir zulümdür."

Gafir (Bağışlayan) Suresi 17. ayet:
Bugün her bir nefis, kendi kazandığıyla karşılık görür. Bugün zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı seri görendir. 

Gafir (Bağışlayan) Suresi 31. ayet:
"Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir gün). Allah, kullar için zulüm istemez."
Zulüm - Zulmetmek - Kitap Tanıtım
Zulme Boyun Eğmediler

Burhan Bozgeyik
TUĞRA NEŞRİYAT-İSTANBUL

Onlar, hepsi sürgünü, idamı göze aldılar. Hak´tan taviz vermediler. Zulme boyun eğmediler... Onlar, yani, Peygamberler, sahabeler, alimler, idareciler, kumandanlar, mücahitler...

Onlar büyüklerimiz... İslam için nasıl yiğit, mert olmak gerektiğini gösteren rehberler... Buyrun size zulme boyun eğmeyen nice yiğitler arasından seçtiğimiz bir güldeste...
Zulüm - Zulmetmek - Muhtelif yazılar
Zulümden kaçış yok
 
Kaçar hanedanının kurulup ülkede istikrarın sağlanmasında çok emeği geçen Hac  İbrahim Kelanter-i Şirazî başvezirliğe getirildikten sonra tüm ülkeyi kontrolünde tutabilmek için eşini dostunu kilit noktalara yerleştirdi.
Bir gün adamın biri Hac İbrahim´in Fars valiliği yapan oğlunu şikayet için Tahran´a geldi.
-Oğlunun zulümleri yüzünden Şiraz halkına yaşamak haram oldu! dedi.Vezir:
-Isfahan´a gitsinler öyleyse. Adam:
-Orada kardeşin var.Vezir:
-Burûcerd´e gitsinler. Adam:
-Orada da diğer oğlun var.Vezir:
-Kûh Gîlûye´ye gitsinler. Adam:
-Orada öbür kardeşin var.
Vezir her kentin adını saydıkça adam da "Orada filan akraban var" diyordu.
Sonunda sabrı tükenen vezir patladı:
- Öyleyse Cehennem´e gitsinler!
- Orada da baban var.
Zulüm - Zulmetmek - Özlü sözler
  • Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenlerin zalimliğidir. - Hz.Ali (r.a.)
  • Adalet nedir? – Ağaçları sulamak. Zulüm nedir? – Dikene su vermek. - Hz. Mevlana
  • Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak. - Hz. Mevlana
  • Alemde yağcı alimler olmasaydı, zalimlerin zulme cesareti olamazdı. - Dağıstanlı A.F.
  • Bin kere mazlum olmak, bir kere zalim olmaktan iyidir. - Hz.Ali (r.a.)
  • Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma. - Hz. Ali (r.a.)
  • Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma. - Şems-i Tebrizi
  • Bütün dünyayı verseler ve buna karşılık bir karıncanın ağzındaki taneyi almamı isteseler, bu zulmü yapmam. - Hz. Ali (r.a.)
  • Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir. - Nietzsche
  • En acımasız zalimler, daha önce büyük zulümlere maruz kalmış mazlumlardan çıkarmış.
  • En büyük trajedi, kötülerin zulmü değil, iyilerin bu zulme karşı seBssz kalmasıdır. - MARTIN LUTHER KING 
  • En zalim yalanlar sessizlikle söylenir. - Robert Louis Stevenson
  • İnsanların en üstünü ceza vermeye gücü yettiği halde affedendir. İnsanların aklı en noksan olanı ise, kendinden aşağı ve güçsüz olanlara zulmedenlerdir. - Hz. Muaviye
  • Kanunların bittiği yerde zulüm başlar. - Lord Chatham
  • Kendi kendine zulmeden, başkalarına karşı nasıl adaletli davranacak şaşarım. - Hz.Ali (r.a.)
  • Kötülere acımak iyilere zulümdür. - Sadi 
  • Mazlumun; zalimden öcünü aldığı gün, şüphesiz ki zalimin zulmettiği günden çok daha çetin olacaktır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat ediniz. - Hz.Ali (r.a.)
  • Ne mümkün zulm ile, bidad ile imhayı hürriyet. Çalış idrakı kaldır, muktedirsen, ademiyetten.
  • Neyi arıyorsan sen O´sun der Mevlana. Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık. 
  • Özür dilemek de basittir, kalp kırmak da. Ancak ikisi arasındaki enerji çok farklıdır. Birisi fetheder, birisi zulmeder.
  • Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun. - Sadi
  • Parçalayıcı ve yiyici yırtıcı hayvan, zalim ve zorba bir validen iyidir. - Hz.Ali (r.a.)
  • Senin iyiliğini isteyen kimse, yolunda şöyle bir diken var diyendir. Yolunu kaybedene iyi gidiyorsun demek şiddetli bir zulümdür. - Sadi
  • Sıkıntı sefahetin muallimidir. Yeis dalâlet-i fikrin, zulmet-i kalb ruh sıkıntısının menbaıdır.
  • Şu zalim dünyada hiçbir şey kalıcı değildir, dertlerimiz bile. - Charlie Chaplin  
  • Var olsada etrafında insanlar seni anlıyorum diyen kimin var? Sussada gözlerin kalbin ağlar, için içini bilen bir tek Rabbin var. Sürekli değişmiş zalimin zulmü, gece biter gelirmiş günün gündüzü, zor olsada geçirmek bu çetin güzü, baharı vadeden bir tek Rabbin var.
  • Zalim bir hükümet, bir kaplandan daha fazla korkulmalıdır. - Konfuçyüs
  • Zalimin zulmü olmasaydı, mazluma ilahi merhamet olmazdı. - Nurettin Topçu
  • Zalimi zulmetmekten alıkoyarsan kardeşlik hakkını yerine getirmiş olursun. - N. F. Kısakürek
  • Zalimler için yaşasın cehennem. - Bediüzzaman Said Nursi
  • Zalimleri affetmek, mazlumlara zulümdür. - Sadi Şirazi
  • Zulmeden kişi bu zulmü bana yaptığını sandı. Bana yapılan zulüm geçip gitti ama vebali onun boynuna kaldı.
  • Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. -  Mehmet Akif Ersoy
  • Zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur. - Ahmet Hamdi Tanrıpınar
  • ‎Zulüm Azrail olsa, hep Hak´kı tutacağım, mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir. - Muhsin Yazıcıoğlu
  • Zulüm ile abad olan sonunda berbad olur.
  • Zulüm yanan ateş gibidir, yaklaşanı yakar; Kanun ise su gibidir, akarsa nimet yetiştirir. - Yusuf Has Hacip
  • Zulüm, ahde riayetsizlik ve hile denilen üç kötü haslet kimde varsa zararları yine kendisine dokunur. - Hz. Ebubekir (r.a.)
Zulüm - Zulmetmek - Risale-i Nur Külliyatı
Şu halde, o fıtraten nazik, nazenin ve hilkaten zaife ve nahife kız, sureten az bir şey kaybeder; fakat, ona bedel, akaribin şefkatinden, merhametinden tükenmez bir servet kazanır. Yoksa, rahmet-i Haktan ziyade ona merhamet edeceğiz diye hakkından fazla ona hak vermek, ona merhamet değil, şedit bir zulümdür. Belki, zaman-ı cahiliyette gayret-i vahşiyâneye binaen kızlarını sağ olarak defnetmek gibi gaddarâne bir zulmü andıracak şu zamanın hırs-ı vahşiyânesi, merhametsiz bir şenaate yol açmak ihtimali vardır.

Mektubat | On Birinci Mektup

Evet, ihtiyacın tekerrürüyle tekrarın lüzumu haysiyetiyle, yirmi sene zarfında pek çok mükerrer suallere cevap olarak ayrı ayrı çok tabakalara ders veren ve koca kâinatı parça parça edip kıyamette şeklini değiştirerek, dünyayı kaldırıp onun yerine azametli âhireti kuracak ve zerrattan yıldızlara kadar bütün cüz´iyat ve külliyatın tek bir Zâtın elinde ve tasarrufunda bulunduğunu ispat edecek ve kâinatı ve arzı ve semavatı ve anâsırı kızdıran ve hiddete getiren nev-i beşerin zulümlerine, kâinatın netice-i hilkati hesabına gazab-ı İlâhîyi ve hiddet-i Rabbâniyeyi gösterecek hadsiz ve nihayetsiz ve dehşetli ve geniş bir inkılâbın tesisinde, binler netice kuvvetinde bazı cümleleri ve hadsiz delillerin neticesi olan bir kısım âyetleri tekrar etmek, değil bir kusur, belki gayet kuvvetli bir i´caz ve gayet yüksek bir belâgat ve mukteza-yı hâle gayet mutabık bir cezâlettir, bir fesâhattir.

Şualar | On Birinci Şuâ