Öğrenmek - Öğretim - Ansiklopedik bilgi
Öğrenmek - Öğretim

Öğrenmek
1. Bilgi edinmek
2. Bellemek
3. Yetenek, beceri kazanmak
4. Haber almak

Öğretim
1. (isim) Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim
2. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi
Öğrenmek - Öğretim - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 102. ayet:
Ve onlar, Süleyman´ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil´deki iki meleğe Harut´a ve Marut´a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o  ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah´ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi. 

Araf (Orta Yer) Suresi 160. ayet:
Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı ayrı oymaklar olarak on iki topluluk (ümmet) olarak ayırdık. Kavmi kendisinden su istediğinde Musa´ya: "Asan´la taşa vur" diye vahyettik. Ondan on iki pınar sızıp-fışkırdı; böylece her bir insan- topluluğu su içeceği yeri öğrenmiş oldu. Üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da şöyle dedik:) "Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin." Onlar bize zulmetmedi, ancak kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Tevbe (Tövbe) Suresi 43. ayet:
Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin?

Yusuf Suresi 46. ayet:
(Zindana gidip:) "Yusuf, ey doğru (sözlü insan).. Yedi besili ineği yedi zayıf (ineğin) yediği ve yedi yeşil başakla diğerleri kuru olan (rüya) konusunda bize fetva ver. Umarım ki insanlara da (senin söylediklerinle) dönerim, belki onlar (bunun anlamını) öğrenmiş olurlar."

Yusuf Suresi 52. ayet:
(Yusuf aracıya şunu söyledi:) "Bu, (itiraf Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah´ın ihanet edenlerin hileli-düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi."

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 12. ayet:
Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık; gece ayetini sildik de Rabbinizden bir fazl aramanız, yılların sayısını ve hesabı öğrenmeniz için gündüzün ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz, her şeyi yeterince açıkladık.

Meryem Suresi 75. ayet:
De ki: "Kim sapıklık içindeyse, Rahman (olan Allah), ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine va´dedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri- gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir.

TaHa Suresi 71. ayet:
(Firavun) Dedi ki: "Ben size izin vermeden önce O´na inandınız öyle mi? Şüphesiz o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür. O halde ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve sizi hurma dallarında sallandıracağım. Siz de elbette, hangimizin azabı daha şiddetliymiş ve daha sürekliymiş öğrenmiş olacaksınız."

TaHa Suresi 135. ayet:
De ki: "Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan  kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz."

Furkan (Ayırıcı) Suresi 42. ayet:
"Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, öğreneceklerdir.

Kasas (Tarihi Vakalar) Suresi 45. ayet:
Ancak biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.

Kasas (Tarihi Vakalar) Suresi 75. ayet:
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin-kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak, gerçekten Allah´ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp-kaybolmuşlardır.

Sad Suresi 88. ayet:
"Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."

Zümer (Yığınlar) Suresi 39. ayet:
De ki: "Ey kavmim, üzerinde bulunduğunuz duruma göre yapın-edin; elbette ben de yapıp-ederim. Artık yakında öğreneceksiniz."

Casiye (Diz Çöküş) Suresi 9. ayet:
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Talak (Boşanma) Suresi 12. ayet:
Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah´ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah´ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.

Cin Suresi 24. ayet:
Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."

Müdessir (Gizlenen) Suresi 24. ayet:
Böylece: "Bu, yalnızca ´aktarılarak öğrenilen´ bir büyüdür" dedi.
Öğrenmek - Öğretim - Kitap Tanıtım
Öğrenmeyi Öğrenmek ve Başarmak
Alaiddin Girgin

Kişilik motiflerinde algılama ve çalışma yöntemleri dokuz bölümde ele alınmıştır. İnsanda olan üç potansiyel (fiziksel, duygusal, zihinsel) ve bu üç potansiyelin her birinde üçer kişilik motifi olduğunu hatırlatan kitap, başarılı olabilmek için herkesin kendi kişilik motifini bularak öğrenme yöntemini ona göre belirlemesi gerektiğini ele alıyor.
Hangi kişilik neden kaçar veya kaçmaz? Nasıl mücadele eder veya edemez? Neye yakınlaşır, neden uzaklaşır? Algılama ve çalışma yöntemleri nelerdir? Çalışma yöntemlerindeki pozitifler ve çalışmayı engelleyen nedenler nelerdir? Bunların yanı sıra öğrenciler için çok özel tavsiyeler başlığı altında, yetişkinlerin çocuklarına yardımcı olabilecekleri konulara da değiniyor.

Kişilik tahlillerini yaptıktan sonra, başarıya ulaşabilmek için yöntemleri izlemeniz yeterli olacaktır. 

Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
SEMERCİ
 
 Bir kadın oğlunu bir semerci ustasının yanına çırak olarak gönderir ister ki elinde bir zanaatı osun. Oğlu bir-iki gün gider ondan sonra da bırakır işi. Kadın sorar:

- Oğlum! der, Niye gitmiyorsun? Çocuk cevap verir:

- Anne! der, işi öğrendim gitmeme gerek yok. Kadın:

- Nasıl oluyormuş oğlum? . Çocuk:

-Anne! Çok kolay iki tahtayı çakıyorsun arasına çuldan bir minder yapıyorsun içine de ot dolduruyorsun.

 Kadın bir kaç gün sonra semercinin önünden geçerken, semerci:

- Hanım! der, Sizin oğlan niye gelmiyor artık. Kadın cevap verir:

- Benim oğlan işi öğrenmiş. Semerci:

- Allah, Allah ! der, Nasıl oluyormuş? Kadın:

-Çok kolaymış iki tahtayı çakıyormuşsun arasına çuldan bir minder yapıp içine de ot dolduruyormuşsun. diye cevap verir. Semerci:

-Vay kerata vay, der. Kendisi öğrenmekle kalmamış anasına da öğretmiş.
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
HOCALARI KİMMİŞ 

Ölüm döşeğindeki Hasan’a sorarlar: 

—Senin hocan, yol göstericin kimdi? 

Hasan; 

İlki bir hırsızdı. Ormanda yürürken yolumu kaybettim. Ona rastladım. Bir gece beni misafir etmesini rica ettim. Hırsız olduğunu ve bunun beni rahatsız etmeyecekse kalabileceğimi söyledi. 

Bir gece kalacakken bir ay kaldım yanında. Her sabah aynı saatte işe çıkardı. Döndüğünde "Bugün işlerin nasıldı?"diye sorardım. O da "Bugün kötüydü ama yarın bir daha deneyeceğim. Umarım daha iyi olur." derdi. Asla umutsuzluğa kapılmazdı. Bana; 

YARIN BELKİ AMACIMA ULAŞIRIM. YARIN YENİ BİR GÜN diye düşünebilmeyi öğretti. 

İkinci hocam bir köpekti. Göl kıyısında yürüyüş yapmaya çıkmıştım. Çok susamış gölden su içmeye çalışan bir köpek gördüm. Köpek kendi aksini suda görünce korkup kaçtı. Ne var ki susuzluğa yenik düşüp geri döndü. Korkusunu yenmek için suya atladı. Sonra susuzluğunu giderene kadar içti göl suyundan. 

Köpekten öğrendiğim şey ise; KORKULARININ ÜZERİNE GİTMELİSİN... Oldu. 

Üçüncü hocam küçük bir çocuktu. Elinde yanan mumla bir yere doğru yürüyordu. Yanına gidip ona "Işığın, ateşin kaynağını ve nereden geldiğini söyleyebilir misin?" diye sorduğumda, mumu söndürüp "Artık ışık mışık yok. Sen söyle bakalım. Işık nereye gitti?" dedi. Çocuğun elindeki muma bakakalmıştım. Ondan öğrendiğim ders ise; 

UKALA OLMAMAK GEREKTİĞİYDİ.
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
ÇOĞU ZAMAN PEK ÇOK ŞEYİ ÇOCUKLARDAN ÖĞRENİRİZ

Vaktiyle bir arkadaşım, üç yaşındaki kızını, bir rulo altın kaplama kağıdını  ziyan ettiği için cezalandırmıştı.Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, noel ağacının altına koyacağı bir kutuyu süslemek için harcaması onu çok sinirlendirmişti. Buna rağmen, küçük kız ertesi sabah beceriksizce kapladığı hediye kutusunu babasına getirdi ve:
-Bu senin için babacığım . dedi.
Arkadaşım gösterdiği tepki için kendini suçlu hissetti, ama kutunun boş olduğunu görünce sinirlenmekten kendini alamadı. Kızına bağırdı:
-Birine bir hediye paketi verdiğin zaman içinin dolu olması gerektiğini bilmiyor musun?
Küçük kız babasına yaşlı gözlerle baktı ve şöyle dedi:
-Ama babacığım, kutu boş değil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemiştim. Hepsi senin için babacığım...
Babanın içi paramparça olmuştu. Kızını kucakladı ve onu affetmesi için yalvardı.
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
KAVANOZDAKİ TAŞLAR

Zamanın iyi ve üretken olarak kullanımı konusunda zaman zaman kurslar düzenleniyor. İşte bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmanı öğretmen, çoğu hızlı mesleklerde çalışan öğrencilerine, "Haydi, küçük bir deney yapalım" demiş.

Masanın üzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirmiş. Kavanozda taş parçası için yer kalmayınca sormuş; "Kavanoz doldu mu?" Sınıftaki herkes, "Evet, doldu" yanıtını vermiş.

"Demek doldu ha" demiş hoca. Hemen eğilip bir kova küçük çakıl taşı çıkartmış, kavanozun tepesine dökmüş. Kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmişler. Yeniden sormuş öğrencilerine; "Kavanoz doldu mu?"

İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler; "Hayır, tam da dolmuş sayılmaz" demişler. "Aferin" demiş zaman kullanım hocası. Masanın altından bu kez de bir kova dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş. Ve sormuş yeniden; "Kavanoz doldu mu?" "Hayır dolmadı" diye bağırmış öğrenciler.

Yine "Aferin" demiş hoca. Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış.

Sormuş sonra; "Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?"

Atılgan bir öğrenci hemen fırlamış; "Şu dersi çıkarttık. Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz."

"O da doğru ama" demiş zaman kullanma hocası; "Çıkartılması gereken asıl ders şu; Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız."

Ve ardından herkesin kendi kendisine sorması gereken soruyu sormuş;

"Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri, onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?"
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
Bugün resim yapacağız

Bir küçücük oğlancık, bir gün okula başlamış. Pek mi pek akıllıymış. 
Okulu da pek büyükmüş. Ama akilli çocuk, sınıfına dışarıdan kestirme bir yol bulmuş.
Buna çok sevinmiş. Artık okulu ona kocaman görünmüyormuş. 
Bir zaman sonra, bir sabah öğretmen demiş ki;
"Bugün resim yapacağız." "Ne güzel ! " demiş çocuk. Resim yapmasını pek severmiş. 
Her türlüsünü de yaparmış. Aslanlar, kaplanlar, tavuklar, inekler, trenler, gemiler ...
Mum boyasını çıkarmış ve çizmeye başlamış. Ama öğretmen "Durun!" demiş. 
"Henüz başlamayın." Ve çocuk herkes hazır olana kadar beklemiş. 
"Şimdi" demiş öğretmen, "Çiçek çizmesini öğreneceğiz.
"İyi demiş" çocuk. Çiçek çizmesini çok severmiş ve pek güzellerini yapmaya başlamış pembe, mavi, turuncu mum boyalarıyla.. 
Ama öğretmen, "durun" demiş, "size nasıl yapacağınızı göstereceğim." 
Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş."İste" demiş öğretmen, "Böyle çizeceksiniz. Şimdi başlayabilirsiniz." 
Küçük çocuk bir öğretmenin resmine bakmış, bir de kendininkine...
Kendininkini daha bir sevmiş ama bunu söyleyememiş. 
Kağıdı çevirip öğretmeninki gibi yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.
Bir başka gün küçük oğlancık, sınıfa çıkan kapıyı tek başına açmayı becerdiğinde, 
şöyle demiş öğretmen."Bu gün çamurdan bir şey yapacağız. 
"İyi" demiş çocuk. Çamurla oynamayı pek severmiş. Her şeyi yapabilirmiş onunla. 
Yılanlar, kardan adamlar, filler, fareler, arabalar... 
Başlamış çamuru yoğurup sıkıştırmaya.. 
Ama öğretmen "Durun, daha başlamayın !" ve beklemiş hazır olmasını herkesin. 
"Şimdi" demiş öğretmen, "Bir çanak yapacağız." "Güzel" demiş çocuk. 
Çanak yapmasını da pek severmiş ve başlamış yapmaya boy boy, şekil şekil çanakları. 
Ama öğretmen "Durun !" demiş, "Size nasıl yapılacağını göstereceğim.
Ve de göstermiş herkese bir büyük çanağın nasıl yapılacağını. 
"İşte" demiş öğretmen "Artık başlayabilirsiz." 
Küçük çocuk bir öğretmenin çanağına bakmış, bir de kendininkine. 
Kendininkini daha çok sevmiş, ama bunu söyleyememiş. 
Toprağını yuvarlayıp yeniden yapmış öğretmeninki gibi derin bir çanak. 
Ve çok geçmeden küçük çocuk öğrenmiş beklemeyi, izlemeyi ve her şeyi öğretmen gibi yapmayı.
Ve çok geçmeden başlamış kendiliğinden hiçbir şey yapmamaya. 
Ama birdenbire küçük çocuk ve ailesi taşınıvermiş başka bir eve, başka bir şehir´e ve çocuk gitmiş başka bir okula... Bu okul daha da büyükmüş öbüründen. 
Kestirme yolu da yokmuş dışarıdan. Büyük basamakları çıkmak ve uzun koridorları geçmek gerekiyormuş sınıfa kadar. Ve daha ilk gün demiş ki öğretmen: 
"Şimdi resim yapacağız !" "Güzel" demiş çocuk ve beklemiş öğretmenin ne yapacağını söylemesini. Ancak öğretmen bir şey söylemeden başlamış dolaşmaya. 
Küçük çocuğun yanına gelince sormuş:" Resim yapmak istemiyor musun?" 
"İstiyorum" demiş çocuk. "Ne yapacağız?" "Ne istersen" demiş öğretmen. 
"Herkes aynı resmi yaparsa ve aynı renkleri kullanırsa, kimin ne yaptığını ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?" 

"Bilmem" demiş çocuk ve başlamış "YEŞİL SAPLI KIRMIZI ÇİÇEĞİ" çizmeye...
Helen Buckley
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
AMAN HA SAKIN BULAŞMA O ÇOCUĞA

Merzifon´un bir köyünde çalışıyordum. Henüz 3-4 yıllık öğretmendim. 
Bana 4. sınıfları verdiler. Okul müdürümüz bir bayandı. 
Aslında 5 öğretmendik ve beşimiz de bayandık. hepsi bana sınıfımdaki KADİR den sözetti. 
AMAN HA SAKIN BULAŞMA O ÇOCUĞA dediler. 
4.sınıfta okuyan küçücük bir öğrenci nasıl böyle korkutmuştu hepsinin gözlerini. 
Şaşırmıştım ama bir şey demedim onlara. 
Sınıfa girip Kadir´i tanıdığımda ne demek istediklerini anlamıştım. 
Herşeyden önce fiziksel olarak diğerlerinden çok farklıydı.
İri yapılıydı ve daha büyük gösteriyordu. Çok öfkeli bir yüz ifadesi vardı. 
Her an birisini öldürebilirmiş gibi bakıyordu etrafına. İşin açıkçası ben de ürkmüştüm. 
Başıma bela olmasın diye hiç bir şey beklemedim ondan. 
NİYE ÖDEVİNİ YAPMADIN, NİYE ÇALIŞMADIN, NEDEN ARKADAŞLARINI ÜZÜYORSUN, DERSİ İZLESENE...
Hiç bir şey konuşmadık aylarca. Geldi, gitti, misafir gibi oturdu sınıfta. 
Yanında bıçak getiriyor söylentileri vardı arayamadım bile ceplerini.
Açıkçası çocuktan ve hakkında anlatılanlardan ürkmüştüm. 
Derken.... Ben müziği çok seviyorum. Hele de halk türkülerimizi. 
Çalıştığım köy bir kürt köyüydü ve hepsinin sesi harikaydı. 
Bir gün herşeyi bırakıp çocuklarla şarkı, türkü söyleyip eğlenmeye karar verdik. 
O zamana kadar öğrencilerim bile Kadir hakkında ağızlarını açmazken birisi 
"Öğretmenim Kadir´in sesi çok güzel" dedi ve ben ilk defa Kadir´le konuştum. 
"Sen de bir türkü söyler misin Kadir?" dedim. İtiraz etmedi Kadir. 
Elini alnına götürdü, gözlerini kapattı, başladı en iyi yaptığı şeyi yapmaya...
MAVİ YELEK, MOR DÜĞMELER......................
Offffffff anlatamam sizlere. Muhteşemdi. Tüylerim diken dikendi. 
Gözlerimden aşağı süzülen yaşları hissedemiyordum bile. 
Anlatılması gerçekten de mümkün olmayan duygularla doluydu içim o an. 
Türkü bittiğinde ayağa kalkmış deli gibi alkışlıyordum Kadir´i. 
Sınıf da benim çoşkuma ve duygularıma eşlik ediyordu alkışlarıyla. 
Aylarca sesini bile duymaya ürktüğüm Kadir bana neler yaşatıyordu böyle?...
O gün bittip eve döndüğümde hala Kadir´in sesi kulaklarımdaydı. 
Ertesi gün okula gelip de (haşhaşlı ekmek meşhurdur oralarda.) 
masamın üstünde bir tepsi haşhaşlı ekmeği görünce ve onu Kadir´in getirdiğini öğrenince anladım ki benim alkış seslerim de Kadir´in kulağından silinmemişti. 
MAVİ YELEK Kadir´in de benim de hayata bakışımızda, insanları tanımamızda çok şeyler katmıştı bize. 
O günden sonra en iyi öğrencim Kadir oldu. Hatta okulun örnek öğrencisi oldu.
Ben de bilinçsizce sadece müziğe olan tutkum yüzünden topluma iyi bir birey kazandırmıştım.
İşin gerçeği Kadir de ARTIK ÖĞRENCİLERİNE NASIL DAVRANMASI GEREKTİĞİNİ BİLEN BİR ÖĞRETMEN....
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
ABRAHAM LİNCOLN´DAN OĞLUNUN ÖĞRETMENİNE MEKTUP

"Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona: "her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır." Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona. Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını. 
Eğer yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği zamanlar da tanı. Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi. 
Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona. Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma. Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret. Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret. Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini. 
Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret. Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa dimdik dikilip savaşmasını öğret. Ona nazik davran ama onu kucaklama. Çünkü, çeliği ancak ateş saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesaretine sahip olsun, bırak cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır.
Bu, büyük bir taleptir; çünkü ben OĞLUMUN KÜÇÜK BİR İNSAN OLMASINI İSTEMİYORUM.
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
Bir itirafta bulunmak istiyorum

Bir okulda, okul müdürü üç öğretmeni çağırıp şöyle dedi:
“Siz üç öğretmen, sistemde en iyi ve en uzman kişiler olduğunuz için, doksan tane seçkin üstün zekâlı öğrenciyi size vereceğiz. Bu öğrencilerin gelecek yıl da aynı hızla çalışıp çok iyi bir eğitim almalarını bekliyoruz.”
Üç öğretmen, öğrenciler ve öğrencilerin anne ve babaları bunun çok iyi bir fikir olduğunu düşünüyorlardı. O okul dönemi hepsinin özellikle hoşuna gitti. Okul bittiği zaman öğrenciler şehirdeki diğer öğrencilere göre yüzde 20-30 daha başarılıydı. Yıl sonu geldiğinde müdür üç öğretmeni çağırıp onlara:
“Bir itirafta bulunmak istiyorum. En zeki öğrencilerin 90’ı sizde değildi. Onlar ortalamanın biraz üstünde öğrencilerdi. O 90 öğrenciyi listeden tesadüfen seçtik” dedi.
Bu gerçeği duyan öğretmenler, öğrencilerde görülen yüksek başarının kendi öğretme kabiliyetleriyle ortaya çıktığını düşünmeye başladılar.
Ama okul müdürü:
“Bir itirafım daha var” dedi. “Siz de en başarılı öğretmenler değilsiniz! İsimlerinizi bir torbanın içine doldurduğum kâğıtların arasından rasgele seçtim. Siz inandığınız için başarılı oldunuz. Onlar da öyle…”
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
YAŞAYARAK ÖĞRENMEK

Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkanına girmiş.
Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyon´u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da :
- Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.
 diye savuşturmuş. Nihayet biraz sonra Napolyon´un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon´a sormuş:
- Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?
Napolyon birden öfkelenmiş. 
- Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?
diye bağırmış. Hemen askerlerine, Adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık "ateş" emri verilecek... Adamcağız içinden:
- Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin.
diye düşünürken,arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış.Karşısında Napolyon varmış. Tek cümleyle cevaplamış Napolyon: 
- İşte böyle bir duygu.
- Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir.
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar

Öğrendim ki...

Öğrendim ki...Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.
Öğrendim ki...Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki...Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün,ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki...Kendini en iyilerle kıyaslamak değil,kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.
Öğrendim ki...İnsanların başına ne geldiği değil,o durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki...Ne kadar küçük dilimlersen dilimle her işin iki yüzü var.
Öğrendim ki...Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.
Öğrendim ki...Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki...Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek,hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
Öğrendim ki..."Bittim" dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.
Öğrendim ki...Sen tepkilerini kontrol edemezsen,tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki...Kahraman dediğimiz insanlar bir şey yapılması gerektiğinde,yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlar.
Öğrendim ki...Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Öğrendim ki...Bazı insanlar sizi çok seviyor ama,bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
Öğrendim ki...Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz,bazıları hiç karşılık vermiyor.
Öğrendim ki...Para ucuz bir başarı.
Öğrendim ki...Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki...İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.
Öğrendim ki..Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
Öğrendim ki..Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.
Öğrendim ki..Hic tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirebilir.
Öğrendim ki.....Duvarda asılı diplomalar insani insan yapmaya yetmez.
Öğrendim ki..Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Öğrendim ki..Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gercek aşkların da!
Öğrendim ki... Allah(cc)in yolunda imiş gibi görünmek kolay ama olmak çok zor.
Manen bittim dediğin anda inayet elini yanında buluyorsun.

Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar
Öğrendim ki…

Öğrendim ki, ateş düştüğü yeri yakar.
Öğrendim ki, mahkeme kadıya mülk değildir.
Öğrendim ki, ağaca vuran baltanın sapı kendi bedenindendir.
Öğrendim ki, dostun attığı taş başım yarmaz.
Öğrendim ki, en kötü barış, en tatlı savaştan iyidir.
Öğrendim ki, biraz açıklama, biraz bağışlama , biraz da sabır..son bulur kavga.
Öğrendim ki, dünyadaki iki kusursuz insandan biri doğmamış, diğeri de ölmüştür.
Öğrendim ki, sözler kalpten çıkarsa kalbe kadar girer.
Öğrendim ki, şimşek çakmadan gök gürlemez.
Öğrendim ki,  mum dibine ışık vermez.
Öğrendim ki, rüzgar eken fırtına biçer.
Öğrendim ki, düşüncelerine katılmadığın insanların da söz özgürlüğünü sonuna kadar  savunmalısın.
Öğrendim ki, kalem kılıçtan keskindir.
Öğrendim ki, doğruluk sonsuzluğun güneşidir, nasıl olsa doğar.
Öğrendim ki,geleceği satın alabilecek tek şey bu gündür.
Öğrendim ki, hak verilmemeli alınmalıdır.
Öğrendim ki, hürriyetin tadını ancak mahpusta yatan bilir.
Öğrendim ki, her pencere büyüklüğünce ay ışığı alır.
Öğrendim ki, düşüncelerimizin kıyafetleri kelimelerdir, onları iyi giydirmeliyiz.
Öğrendim ki, gideceğimiz yeri bilmiyorsak varacağımız yerin önemi yoktur.
Öğrendim ki, geçmişe ait olan ben değilim, geçmiş bana ait.
Öğrendim ki, sıcak kalpten sıcak söz çıkar.
Öğrendim ki, gürültü istemeyen bakırcı dükkanına girmez.
Öğrendim ki, ay ışığında ceviz silkelenmez.
Öğrendim ki, buğday ekmeğin yoksa, buğday dilin olmalı.
Öğrendim ki, örs isen sessiz dur, çekiç isen sıkı vur.
Öğrendim ki, istediğini söyleyen istemediğini işitir.
Öğrendim ki,  hiçbir zaman çıktığın kapıyı çarpmamalısın, geri dönmek isteyebilirsin.
Öğrendim ki, çağrılmadığın yere görünme, çağrıldığın yere erinme.
Öğrenmek - Öğretim - Muhtelif yazılar

Öğrendim ki

İnsanlara kendimi zorla sevdirmemeyi öğrendim
Yapabileceğin tek şey sevilebilecek biri olmak. Gerisi onlara kalmış...İnsanları ne kadar düşünürsen düşün,onların seni o kadar düşünmediklerini öğrendim.
Güven elde edebilmek için yıllar gerektiğini,ama ama yok etmek için saniyelerin bile yettiğini öğrendim
Önemli olanın hayatındaki eşyalar değil. Hayattaki kişilerin olduğunu öğrendim
İnsanın ancak 15 dakika çekici olabildiğini. Ondan sonra alışıldığını öğrendim.
Kendimi karşılaştırmak için başkalarının en iyi yaptıklarını değil, kendimin en iyi yaptıklarını kıstas almam gerektiğini öğrendim.
İnsanlar için olayların değil,onların daha önemli olduklarını öğrendim.
Her ne kadar ince kesersen kes,kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim
Sevdiğin kişilere sevgi dolu sözler söylemen gerektiğini,belki bu son görüşün olabileceğini öğrendim
Her ne kadar çok düşünsen de Yinede gidebileceğini öğrendim
Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim
Gerçek dostluğun ve gerçek aşkın aramızda uzak mesafeler olsa bile büyüdüğünü öğrendim
Birisinin seni istediğin gibi sevmemesi, onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini öğrendim
Bir arkadaşının ne kadar iyi olursa olsun seni üzeceğini ve senin yine de onu affetmen gerektiğini öğrendim
Bazen başkaları tarafından affedilmenin yetmediğini öğrendim. Kendini de affetmeyi öğrenmelisin
Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun dünyanın senin acılarından dolayı durmayacağını öğrendim
Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin,hayatını birkaç saat içinde değiştirebileceklerini öğrendim
Verebileceğin bir şey kalmadığında bile bir arkadaşın ağladığında ona yardım edebilecek gücü bulabileceğini öğrendim
Yazmanın konuşmak kadar duygusal gayret gerektirdiğini öğrendim
En fazla önemsediğin kişilerin benden hep uzaklaştırıldıklarını öğrendim
İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini söylemenin çok zor olduğunu öğrendim
Sevmeyi ve sevilmeyi öğrendim.

Öğrenmek - Öğretim - Özlü sözler
  • Aptallar, akıllılardan pek az şey öğrenirler; ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler. - Cato
  • Arkadaşlık... okulda öğrenilen birşey değildir.Ama arkadaşlığın anlamını öğrenmediyseniz, gerçekten pek birşey öğrenmemişsiniz demektir. - Muhammed Ali
  • Bana anlatırsanız unuturum. Beni eğitirseniz hatırlarım. Beni dahil ederseniz öğrenirim. - Benjamin Franklin  
  • Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum. - Hz.Ali (r.a.)
  • Başarısızlıktan öğreniriz, başarıdan değil! - Bram Stoker  
  • Başkalarının hatalarından öğrenin. Hepsini kendiniz yapacak kadar uzun yaşayamazsınız. - Eleanor Roosevelt
  • Bazen bir muharebe kaybederek, asıl savaşı kazanmayı öğrenirsiniz. - Donald Trump  
  • Bir adamın nasıl biri olduğunu öğrenmek istiyorsan, akranlarına değil, astlarına nasıl davrandığına iyice bir bak. - J.K. Rowling
  • Bir baba yüz öğretmene bedeldir. - George Herbert
  • Bir kediyi kuyruğundan taşıyan biri başka hiçbir şekilde öğrenemeyeceği bir şeyi öğrenir. - Mark Twain
  • Bir öğretmen ebediyete hükmeden insandır Tesirlerinin nerede biteceği asla bilinemez. - Henry Adams
  • Cesaretin, korkunun yokluğu değil, karşısındaki zaferi olduğunu öğrendim.Cesur adam korkmayan değil, korkusunu fethedendir. - Nelson Mandela
  • Daha çok okudukça, daha çok şey bilirsin.Daha çok öğrendikçe, daha çok yere gidersin. - Dr. Seuss  
  • Deneyim değerli bir okuldur, ancak, aptallar ondan başka hiçbiryerden öğrenmezler.  
  • Dünden öğren, bugün için yaşa, yarın için ümit et. - Albert Einstein
  • Dünyada her şeye değer biçilebilir, ama öğretmenin eserine değer biçilemez. Çünkü, onun eseri her şeydir ve hem de hiçbir şeydir. - Socrates
  • Eğitim, öğrenip unuttuklarımızdan geri kalanlardır. - B. F. Skinner  
  • Elde etmeden önce, elden bırakmayı öğrenmeli. - Ray Bradbury  
  • Fikirler tavşanlar gibidir; birkaç tane edinir ve onlara bakmayı öğrenirsiniz, ve bir bakmışsınız bir sürü olmuş. - John Steinback  
  • Hayat fırtınada sığınak bulmak değildir. Yağmurda dans etmeyi öğrenmektir. - Sherrilyn Kenyon  
  • Hayatı öğrenmenin yolu, çoğu şeyi sevmektir. - Vincent Van Gogh  
  • Hayatta öğrendiğim herşeyi 3 kelime ile özetleyebilirim: "hayat devam ediyor". Robert Frost
  • Hayattaki en büyük ders bazen aptalların bile haklı olabileceğini öğrenmektir. - Winston Churchill  
  • Heykeltıraş mermere ne ise; öğretmen de çocuğa odur. - Addison
  • İlim öğrendiğiniz hocalarınıza daima Allah´tan rahmet ve mağfiret dileyiniz. - Hacı Bayram Veli
  • İlk önce oyunun kurallarını öğrenmelisiniz, sonra da herkesten iyi oynamayı. - Albert Einstein  
  • İncinmeleri kuma; Gördüğünüz iyilikleri kayalara kazımayı öğrenmeliyiz.
  • İnsanları eğitip, eğlendiklerini ümit edeceğime, onları eğlendirip bir şeyler öğrendiklerini ümit ederim. - Walt Disney  
  • İnsanların gerçekten ne düşündüklerini öğrenmek için, söylediklerinden çok, yaptıklarına dikkat edin. - Rene Descartes
  • İyi bir öğretmen, kendisini yavaş yavaş gereksiz kılabilen insandır. - Thomas J Carrutheris
  • Kendine güvenir güvenmez, nasıl yaşanacağını öğreneceksin. - Johann Wolfgang von Goethe
  • Kışın derinliğinde, nihayet öğrendim ki içimde yatan yenilmez bir yaz varmış. - Albert Camus
  • Kuşlar gibi havada uçmayı öğrendik, balık gibi denizde yüzmeyi ama hala şu basit kardeş gibi yaşama sanatını öğrenemedik. - Martin Luther King Jr
  • Mutluluk elindeyken hep ufak görünür, ama bir bırak ve birden öğrenirsin ne kadar büyük ve kıymetli olduğunu. - Maxim Gorky
  • Neden her şeye son sefermiş gibi davranmayı öğrenmedim ki. En büyük pişmanlığım geleceğe bu kadar çok inanmamdı. - Jonathan Safran Foer
  • Okuyarak öğrenirsin ama severek anlarsın.
  • Öğrencilerin bilmeleri gerektiğinden daha çok şey bilmeyen bir öğretmenden daha korkunç hiçbir şey olamaz. - Goethe
  • Öğrencilerine okuma isteği aşılamayan bir öğretmen havada soğuk demir dövüyor demektir. - H. Mann
  • Öğrencisini etkilemeden öğretmeye kalkanlar, soğuk demiri boş yere döverler. - Horace Mann
  • Öğrendim ki başarı, insanın hayatta ulaştığı konumdan ziyade, başarmaya çalışırken aştığı engellerle ölçülür. - Booker T. Washington
  • Öğretenlerin otoritesi genellikle öğrenmek isteyenlerin önünde engeldir. - Cicero
  • Öğreterek öğreniyorum, yazarak düşünüyorum.
  • Öğretmek, iki kere öğrenmektir. - Joseph Joubert
  • Öğretmenlik mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok ödüllendirenidir. - H. V. Dyke
  • Sarhoşken söylediklerinizi her zaman ayıkken yapın.O zaman çenenizi tutmayı öğrenirsiniz. - Ernest Hemingway  
  • Sözler hakikât değildir ağızdan çıkan seslerdir.Hakikâtı öğrenmek için söze değil, yaşamaya ihtiyaç vardır. - Şems-i Tebrizi
  • Tecrübe acımasız bir öğretmen olabilir.Ama öğrenirsin.Hem de öyle bir öğrenirsin ki! - Clive Staples Lewis  
  • Tüm hayatımız boyunca bir şeyleri sürekli eldivenlerle tutmamamız gerektiğini öğrendim; bazen bir şeyleri elimizden fırlatmak gerekir. - Maya Angelou
  • Uzun zaman önce asla bir domuzla güreşmemeyi öğrendim. Hem sen kirleniyorsun, hem de domuzun hoşuna gidiyor. - George Bernard Shaw
  • Üç şeyi asla insanlarla tartışmamayı öğrendim... Dini, siyaseti ve işimi. - Charles M. Schulz
  • Yalanlara inanırsın ve sonunda kendin hariç kimseye güvenmemeyi öğrenirsin. - Marilyn Monroe
  • Yapmasını öğrenmek, yapılmasını rica etmekten daha kolaydır.
  • Yarın ölecekmiş gibi yaşayın.Hiç ölmeyecekmiş gibi öğrenin. - Mahatma Gandhi
  • Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir. - Eflatun
  • Yeryüzünde öğretmenlikten daha onurlu bir şey tanımıyorum. - Diyojen
  • Yeter derecede eğitime sahip olmalısın ki, çevrende insanları gereğinden büyük görmeyesin; fakat bilgeliği sağlayacak kadar da eğitimin olmalı ki, onları küçük görmeyesin. - M.L. BOREN
Öğrenmek - Öğretim - Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur´u öğrenmek için muallime ihtiyaç yoktur

Mânevî bir elektrik olan Resâili´n-Nur dahi gayet yüksek ve derin bir ilim olduğu halde, külfet-i tahsile ve derse çalışmaya ve başka üstadlardan taallüm edilmeye ve müderrisînin ağzından iktibas olmaya muhtaç olmadan herkes derecesine göre o ulûm-u âliyeyi, meşakkat ateşine lüzum kalmadan anlayabilir, kendi kendine istifade eder; muhakkik bir alim olabilir.
Sikke-i Tasdîk-i Gaybî. s. 63.

Hizmet Rehberi | Üçüncü Bölüm 

Evet Kur´ân´ın aleyhinde bin seneden beri müntakimâne hazırlanan dinsizlerin itirazlarını ve kâfir filozofların terâküm edip şimdi yol bularak intişar eden şüphelerini ve Kur´ân´ın dehşetli darbelerinden intikam besleyen muannid Yahudilerin ve mağrur bir kısım Hıristiyanların hücumlarını def edip mukabele eden ve her asırda Kur´ân´ın pek çok kahramanları ve mânevî kaleleri vardı. Şimdi ihtiyaç bir-ikiden, yüze çıkmış. Ve müdafîler yüzden, iki-üçe inmiş. 
Hem, hakaik-i imaniyeyi, ilm-i kelâmdan ve medreseden öğrenmek çok zamana muhtaç bulunduğundan, bu zamanda o kapı dahi kapandı. Hem çabuk, hem herkes anlayacak bir tarzda en derin hakikatleri talim eden Risale-i Nur, elbette İmam-ı Ali Radıyallahu Anhın bu iltifatına lâyıktır. 

Şualar | Sekizinci Şuâ