Soru - Sormak - Ansiklopedik bilgi
Soru - Sormak

Soru
1. (isim) Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual
2. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual

Sormak
1. Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek
2. Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak
Soru - Sormak - Ayet mealleri
Kehf (Mağara) Suresi 70. ayet:
Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiç bir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar."

Nebe (Haber) Suresi 1. ayet:
Birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?

Naziat (Söküp Çıkaranlar) Suresi 42. ayet:
"O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet-saatini soruyorlar.

Tekvir (Dolama) Suresi 8. ayet:
Ve "diri diri toprağa gömülen kızcağıza" sorulduğu zaman:

Bakara (Sığır) Suresi 189. ayet:
Sana, hilalleri (doğuş halindeki ayları) sorarlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için belirlenmiş vakitlerdir. İyilik (birr), evlere arkalarından gelmeniz değildir, ama iyilik sakınan(ın tutumudur). Evlere kapılarından girin. Allah´tan sakının, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Bakara (Sığır) Suresi 215. ayet:
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir."

Bakara (Sığır) Suresi 217. ayet:
Sana haram olan ayı, onda savaşmayı sorarlar. De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günahtır). Ancak Allah katında, Allah´ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram´a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak daha büyük (bir günahtır). Fitne, katilden beterdir. Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden geri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler; sizden kim dininden geri döner  ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır.

Bakara (Sığır) Suresi 219. ayet:
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz;

Bakara (Sığır) Suresi 220. ayet:
Hem dünya (konusun)da, hem ahiret (konusunda). Ve sana yetimleri sorarlar. De ki: "Onları ıslah etmek (yararlı kılmak) hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah bozgun (fesad) çıkaranı ıslah ediciden bilir (ayırdeder). Eğer Allah dileseydi size güçlük çıkarırdı. Şüphesiz Allah güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir."

Bakara (Sığır) Suresi 222. ayet:
Sana "kadınların aybaşı halini" sorarlar. De ki: "O, bir rahatsızlık (eza)dır. Aybaşı halinde kadınlardan ayrılın ve temizlenmelerine kadar onlara (cinsel anlamda) yaklaşmayın. Temizlendiklerinde, Allah´ın size emrettiği yerden onlara gidin. Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever."

Maide (Ziyafet) Suresi 4. ayet:
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: "Bütün temiz şeyler size helal kılındı." Allah´ın size öğrettiği gibi öğretip yetiştirdiğiniz avcı hayvanlarının yakalayıverdiklerinden de -üzerine Allah´ın adını anarak- yiyin. Allah´tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

Maide (Ziyafet) Suresi 101. ayet:
Ey iman edenler, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kur´an indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.

Araf (Orta Yer) Suresi 187. ayet:
Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O´ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Allah´ın katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler."

Enfal (Ganimetler) Suresi 1. ayet:
Sana savaş-ganimetlerini sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah´ın ve Resûlündür. Buna göre, eğer mü´min iseniz Allah´tan korkup-sakının, aranızı düzeltin ve Allah´a ve Resûlü´ne itaat edin."

Tevbe (Tövbe) Suresi 65. ayet:
Onlara sorarsan, andolsun: "Biz dalmış, oyalanıyorduk" derler. De ki: "Allah ile, O´nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?" 

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 85. ayet:
Sana ruh´tan sorarlar; de ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir."

Kehf (Mağara) Suresi 83. ayet:
Sana (Ey Muhammed,) Zu´l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan "öğüt ve hatırlatma olarak" (bazı bilgiler) vereceğim. 

Ahzab (Gruplar) Suresi 63. ayet:
İnsanlar, sana kıyamet-saatini sorarlar; de ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah´ın katındadır." Ne bilirsin; belki kıyamet-saati pek yakın da olabilir.

Zariyat (Tozutup Savuranlar) Suresi 12. ayet:
"Hesap ve ceza (din) günü ne zaman?" diye sorarlar.

Tur (Tur Dağı) Suresi 25. ayet:
Kimi kimine dönüp sorarlar;

Mülk (Yönetim) Suresi 8. ayet:
Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"

Müdessir (Gizlenen) Suresi 40. ayet:
Onlar cennetlerdedirler; birbirlerine sorarlar.

Kıyamet (Diriliş) Suresi 6. ayet:
"Kıyamet günü ne zamanmış" diye sorar.
Soru - Sormak - Kitap Tanıtım
Soruların Gücü
Yazar: Marilee G. Adams  
Çevirmen: Işıl Ölmez

Her gün, hepimiz kendimize çeşitli sorular sorarız, “ne giysem?” gibi bir sorudan “Yaşamımda neler yapmalıyım?” gibi bir soruya kadar. 
Marilee Adams, kendinize sorduğunuz soruların özsaygınızı, ilişkilerinizi ve mesleğinizi nasıl derinden etkileyebildiğini gösteriyor. 
Marilee, düşünce, eylem ve sonuçları dönüştürmek için kullanımı kolay bir sistem olan Sorularla Düşünmeyi tanıtıyor. 
Yeni bakış açıları ve seçeneklerle, işinizi, ilişkilerinizi ve yaşamınızı değiştirecek güçlü, becerikli adımlar atabilirsiniz.
Soru - Sormak - Muhtelif yazılar
KİMSEYE SORMAMIŞ
 
 Genç ve hevesli bir kompozitör, müzik dehası Mozart´a sordu:

-Senfoni nasıl yazılır? Mozart: 

-Niye önce basit şarkılarla başlamıyorsun?  diye karşılık verdi. Genç: 

-Ama siz on yaşındayken bir çok senfoni yazdınız!  deyince, Mozart şu cevabı verdi: 

-Evet, ama ben nasıl senfoni yazılacağını kimseye sormadım ki?
Soru - Sormak - Muhtelif yazılar
Bob nereye kayboldu?

George Bush bir ilkokula ziyarete gider.
Sınıfın birinde  yaptığı  konuşmadan sonra çocuklara  soru sorabilmeleri için  imkan  tanır.   
Parmak kaldıran    Bob der  ki:     
- Sayın başkan, üç sorum var size   
1. Niçin  Amerika BM´nin onayı olmadan Irak´a girdi?   
2. Siz rakibiniz  Kerry´den daha az oy aldığınız halde nasıl oldu  da başkan seçildiniz?     
3. Afganistan´a asker gönderdiniz Usame bin Ladin´e ne oldu?       
Küçük Bob´un sorduğu sorular biter bitmez teneffüs zili çalar,
Bush  teneffüsten sonra devam ederiz der ve hep birlikte teneffüse  çıkılır.   
Sınıfa geri dönüldükten sonra  Bush;   
- Nerde  kalmıştık...Evet..sorular kısmında  kalmıştık.., devam edelim der.     
Sınıftaki başka bir öğrenci  parmak kaldırır.  Bush  sorar:
- Adın ne bakalım  ufaklık?   
- Steve.. 
- Senin sorun ne bakalım Steve?       
- Benim 5 sorum var sayın başkan   
1. Niçin Amerika  BM´nin onayı olmadan Irak´a girdi?   
2. Siz rakibiniz Kerry´den  daha az oy aldığınız halde nasıl oldu da başkan  seçildiniz?   
3. Afganistan´a asker gönderdiğiniz Usame bin Ladin´e ne oldu?   
4. Teneffüs zili niçin 20 dakika erken çaldı?   
5. Bob nereye  kayboldu?
Soru - Sormak - Muhtelif yazılar

Doğru Soruyu Sorabilmek
İki arkadaş, hararetle tartışıyormuş. 

Konu, sigara içerken İncil okunup okunmayacağı imiş. 

Sonuç alamayınca Papa´ya sormaya karar vermişler. 
Papa´nın yanına gidip sırayla sorularını iletmişler. 
Birinci olumsuz cevap alırken ikincisi İncil okurken sigara içmek konusunda izin almayı başarmış. 
Mesele sonradan aydınlanmış.
İzin alamayanın sorduğu soru şuymuş:
- Papa hazretleri, İncil okurken canım sigara içmek istiyor, içebilir miyim?
- Oğlum, İncil okunurken Tanrı´yla ilgilenmen lazım. O sırada dikkatinin dağılmaması gerek. O yüzden İncil okurken sigara içilmez.
İzin alan ise soruyu şöyle sormuş: 
- Papa hazretleri, sigara içerken canım İncil okumak istiyor, okuyabilir miyim?
- Oğlum, her nerede ve ne koşulda olursan ol, İncil okuma isteği duyarsan okuyabilirsin.
Kıssadan hisse: 
1) Esas olan, aldığın cevap değil, sorduğun sorudur.
2) Beceri, almak istediğin yanıtı alabileceğin soruyu sorabilmektir.

Soru - Sormak - Özlü sözler
  • Aç insanlarn karnını doyurduğm zaman bana kahraman diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; bana komünist diyorlar. - Ernesto Che Guevera
  • Adalet nerede hesap sorarsa, merhamet orada haklarını kaybeder. - Georges Duhamel
  • Ağlayana neden ağladığı sorulur. Sende dualarında ağla ki Rabbin sebebini sorsun.
  • Ahiretin asıl sorusu var olup olmadığı değil, var olsa bile, bunun ne sorunu çözeceğidir. - Ludwig Wittgenstein
  • Allah var fakat bizim ondan, yalnız sorulduğu zaman haberimiz Var. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Asıl soru kimin bana izin vereceği değil, asıl soru kim beni duduracak. - Ayn Rand
  • Aşk, kalbimizin saygısız misafiridir. Bize sormadan gelir bize sormadan gider. 
  • Aydınlatan cevaplar değil, sorulardır. - Eugene Ionesco
  • Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, Söyleyeyim: ANNEM´dir. - Abraham LINCOLN
  • Başımı tararken, saçlarımdan başka bir şey düşünmem. (Clemenceau; başarısının nedenini soranlara cevaben)
  • Başkaları olanı görüp neden diye sordu.Ben ise ne olabileceğini görüp neden olmasın diye sordum. - Pablo Picasso
  • Bazen sorular karmaşık ve cevaplar basittir. - Dr. Seuss
  • Ben 5 yaşındayken annem hep hayatta en önemli şey mutluluk derdi. Okulda "büyüyünce ne olmak istiyorsunuz ?" diye sordular.Ben de "mutlu" yazdım. Bana "ödevi anlamamışsın" dediler.Bende onlara "siz hayatı anlamamışsınız" dedim. - John Lennon
  • Bin "sene" de okusam, ne "biliyorsun" diye sorsalar bana? "Haddimi" bilirim derim. - Hz. Mevlana
  • Bir bilgeye nasıl bu kadar doğru kararlar alabildiğini sormuşlar. - Deneyim. demiş. - O deneyimi nasıl kazandın, diye sormuşlar. - Hatalarımla demiş.
  • Bir bilgeye sormuşlar dünya da en güzel şey ne diye? - Sevmek demiş. - Peki sonra? demişler. - Sevilmek demiş. - Peki neden sevmek sevilmekten önce geliyor? demişler. - İnsan sevdiğine sevildiğinden daha çok emindir.
  • Bir bilgeye sormuşlar: Bir insanın zekasını nereden anlarsınız? Bilge: Konuşmasından. - Ya hiç konuşmazsa? Bilge: O kadar akıllı insan yoktur ki. 
  • Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız? Filozof: Evet; yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle açıklayabilirim.
  • Bir gün bana soracaksın, ben mi yoksa hayatımı daha çok seviyorsun diye. Hayatı diyeceğim. Küsüp gideceksin ama hiç bir zaman bilmiyeceksin benim hayatım sensin. 
  • Bir insanı neden sevdiğiniz sorusuna cevap bulamıyorsanız, onu gerçekten seviyorsunuz demektir. - P. Auster
  • Bir insanın zekası, vereceği cevaplardan değil, asıl soracağı sorulardan anlaşılır. - De Levis   
  • Bir zamanlar öznesi olduğum hayatın, şimdi belirtisiz nesnesi bile değilim. Öyle çok öğeye yüklendim ki, ayırt edemez oldum nesiyim artık yükleminin? Hangi soruya karşılık geliyorum? Hangi ek benim? Vurgumu kaybedeli çok oldu. Bilemiyorum ; ben bu anlamsız hayatın hangi tümcesiyim.
  • Biri birini severse herşey netleşir - nereye gidileceği, ne yapılacağı - herşey kendi kendine hallolur ve kimse kimseye birşeyi sormak zorunda kalmaz. - Maxim Gorky
  • Biri hakkında gerçeği öğrenmek istiyorsanız en son kendisine sormalısınız.
  • Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir. - Nietzsche
  • Cevabı duymak istemiyorsan, soruyu sorma.
  • Derin uykulara dalmadan önce ilk soru: Sevgilerinizi en son ne zaman hatırlamıştınız ve sevgiyi hak edenleri en son ne zaman?
  • Diğerleri dünyaya bakıyor ve "Neden?” diye soruyor. Ben bambaşka bir dünya düşünüyor ve "Neden olmasın?” diye soruyorum. - Bobby Kennedy
  • Diyojen´e, "Dünyada en fena hal nedir?" diye sorarlar. "Hem ihtiyar,hem fakir olmaktır" diye cevap verir.
  • Dost kalk gidelim deyince nereye diye sormayandır.
  • Eğer (Allah) yoksa inanmakla benim kaybedeceğim bir şey yok ama eğer varsa sizin kaybedeceğiniz çok şey var. ("Ya Allah ve ahiret yoksa ?" sorusuna verdiği cevap)- Hz. Ali (r.a.)
  • Eğer biri sana cevap vermek istemediğin bir soru sorarsa gülümse ve "neden bilmek istiyorsun?" de.
  • En iyi arkadaşlar, hayvanlardır; ne soru sorarlar ne de kusur kabahat bulurlar. - George Eliot
  • Ey Gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?  - Şems-i Tebrizi
  • Görmüş hatta ermiş bir dede ile konuşurken sordum. Dede ailenin başı erkekmidir kadınmıdır? Erkek baştır. Peki ya kadın? Kadın boyundur başı nereye isterse oraya çevirir.
  • Gül dikene sormuş neden üstümdesin batarsın diye kimse bana dokunamıyor. Diken demiş ki herkes sana dokunsa bu kadar güzel olmazdın.
  • Güle sormuşlar: - Neden dikenlisin ? - Beni yalandan değil gerçekten seven tutabilsin diye.
  • Gülü öyle bir sevmelisin ki, soranlara dikeni yok diyebilmelisin.
  • Hayaller, yarının sorularına bugünün cevaplarıdır. - Edgar Cayce
  • Hepimiz soruları duymak istediğimiz cevaplara göre değiştiririz.
  • Her istek karşısında insan, kendine şunu sormalıdır: Bu istek elde edilirse ne olur, elde edilmezse ne olur? - Epikür
  • Herkes yalan söyler. Hastalara neden yalan söylediklerini sormam, hepsinin yalancı olduğuna inanırım.
  • Hiç yanıtlayamadığım en büyük soru şu olagelmiştir: "Bir kadın ne ister?" - Sigmund Freud 
  • Hiçbir zaman yanıtlanamamış, ve benim de yanıtlayamadığım büyük soru, kadın ruhunu 30 yıl araştırmama rağmen; "Kadınlar ne ister ?". - Sigmund Freud
  • Hz. Ali (r.a.)´ın "Ya Allah ve ahiret yoksa ?" sorusuna verdiği cevap: Eğer (Allah) yoksa inanmakla benim kaybedeceğim bir şey yok ama eğer varsa sizin kaybedeceğiniz çok şey var. - Hz. Ali (r.a.)
  • İnsan, para kazanmak için sağlığını harcıyor. Sonra sağlığını geri kazanmak için para harcıyor.Sonra bir de gelecek için o kadar endişeli ki; anı yaşayamıyor; sonuç olarak, ne şimdide yaşıyor ne gelecekte; hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor, ve aslında hiç yaşamadan ölüyor. (Sizi insanlık hakkında en çok şaşırtan nedir diye sorulduğunda.) - Dalai Lama
  • İnsanı verdiği cevaplarla değil, sorduğu sorularla yargılayın. - Voltaire
  • Kalbinde çözülmeden kalan herşey için sabırlı ol. Soruların kendisini sevmeye çalış, kilitli odalar ve yabancı lisanda yazılmış kitaplar gibi. Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilemez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Bu, herşeyi yaşama meselesidir. Şu anda senin soruyu yaşaman gerekiyor. Belki daha ileride farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabını yaşarken bulacaksın. - Robin Sharma
  • Kalemimi biledim. / Kurdum darağacını seni anlattığım tüm dizelerin üstüne, / Asacağım aşkını senden habersiz. /  Musallada tek soru çınlatacak kulakları; / "Merhumu nasıl bi"t"irdiniz?" - Faruk Köse
  • Kapalı bir sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben. Hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. Beni keşfetmeye çalışmanı da keşfettiğini sanmanı da istemem. Tanımak zorunda değiliz birbirimizi, daha bir arpa boyu bile tanıyamamışken kendimizi. - Elif Şafak / Bit Palas
  • Kayseriliye sormuşlar: 2 kere 2 kaç eder? Cevaplamış : - Alıyormuyuz, satıyormuyuz?
  • Kirazların ve dutların tadını çocuklar ve serçelerden sor.
  • Küçükken nasıldı diye sordu anneme; "küçükken yaramazdı" dedi annem. Tebessüm etti. Doğru mu? dedi gözlerime bakarak. "Doğru" dedim ve aynen tekrarladım annemin sözlerini; "Küçükken yaram azdı".
  • Lokman Hekim´e: - Bilgeliğini kimlerden aldın? diye sorduklarında: - Körlerden, cevabını vermiş. Çünkü onlar, yoklamadan adım atmazlar.
  • Mecnun namaz kılan bir adamın önünden geçer. Adam namazını bitirir bitirmez hemen Mecnun´un yanına gelir sorar: Bre gafil adam, sen bilmezmisin namaz kılan kişinin önünden geçilmez. Ben namaz kılıyorum sen önümden geçiyorsun, bu ne gaflettir? Mecnun adama şöyle cevap verir: Ben Leyla´ya olan aşkımdan dolayı seni görmedim, senin önünden geçtiğimi farketmedim. Peki sen MEVLA´nın huzurunda dururken beni nasıl farkettin?
  • Mevlana’ya sormuşlar "sevgili" nasıl olmalı diye. Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı. 
  • Namaz kıldıktan sonra yanımızda niye oturmuyorsun? diye sordular. İbni Mübarek şunları söyledi:Ben sahabe ve tabiin ile beraber oturuyor, onların kitaplarını, sözlerini okuyorum.  Siz ise insanları çekiştirip duruyorsunuz.Ben sizi ne yapayım? - İbni Mübarek
  • Neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan, ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum. - Cemal Süreya
  • Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle, ne soru kalmalı, ne de tek bir soru işareti geriye. - Hz. Mevlana
  • Sanatçının görevi soru sormaktır, cevaplamak değil.  - Anton Chekhov
  • Sebepsiz sevmektir aşk,nedeni olmadan bağlanmak birine. Gözlerine baktığında erimektir içten içe. Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle. Hatta sarılamamaktır utançtan,Çünkü utanmaktır sevmek aslında,Sevmek nedir aslen?Ölmek mi uğruna?Yaşamak mı onunla? Sevmek mi ömür boyunca? yoksa ayrılmak mı gerekince?Nedir insanı başkasına bağlayan? Güzelliğimi? Bilmez kimse bu soruların cevabını. Kimi sever güzelini, kimi sever özelini.
  • Senden soruluncaya kadar susman, susturuluncaya kadar söylemenden hayırlıdır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Sınavlarda akıllıların cevaplayamayacağı soruları aptallar sorar.
  • Sorabilmek için önce öğrenmek gerekir. - Goethe
  • Soru da bilgiden doğar, cevap da. - Hz. Mevlana
  • Soruldu mu ne bilirsin diye : “haddimi bilirim” , soruldu mu ne istersin diye : “haddimi bilir, hakkımı isterim” demeli.
  • Tanrı kimseye hayatı kabul edip etmeyeceğini sormuyor.Bu bir seçenek değil.Almalısınız.Tek seçenek nasıl? - Henry Ward Beecher
  • Ülkenizin sizin için ne yapabileceğini değil; sizin ülkeniz için ne yapabileceğinizi sorun. - John F. Kennedy
  • Üstad Necip Fazıl´a sorarlar sevgimi? nefret mi? diye. Nefret diye cevap verir ve ekler çünkü onun sahtesi olmaz.
  • Ya sonra diye sorar! Aşkı gösterseniz, gene ayni sorudur onun aklını kurcalayan; "ya sonra"! Öfke, coşku, dostluk, sevişme, başkaldırı, direnme hep aynı soruyu sürükler peşinden; "ya sonra". Bilinmeyen bir "ya sonra" için bilinenlerin hepsini ıskalamayı kabullenir. - OSCAR WILDE
  • Yanlış soruları sorarsan, doğru cevapları bulamazsın.
  • Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım? diye sormak için hiç bir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.
Soru - Sormak - Risale-i Nur Külliyatı
Sonra, o dünya seyyahı kendi aklına dedi ki: "Madem bu kainatın mevcudatıyla Malikimi ve Halıkımı arıyorum; elbette herşeyden evvel bu mevcudatın en meşhuru ve adasının tasdikiyle dahi en mükemmeli ve en büyük kumandanı ve en namdar hakimi ve sözce en yükseği ve akılca en parlağı ve on dört asrı fazileti ile ve Kur´ân´ı ile ışıklandıran Muhammed-i Arabi Aleyhissalatü Vesselamı ziyaret etmek ve aradığımı ondan sormak için Asr-ı Saadete beraber gitmeliyiz" diyerek, aklıyla beraber o asra girdi. Gördü ki, o asır, hakikaten o Zat (a.s.m.) ile bir saadet-i beşeriye asrı olmuş. Çünkü, en bedevi, en ümmi bir kavmi getirdiği nur vasıtasıyla kısa bir zamanda dünyaya üstad ve hakim eylemiş.
Hem, kendi aklına dedi: "Biz, en evvel bu fevkalade Zatın (a.s.m.) bir derece kıymetini ve sözlerinin hakkaniyetini ve ihbaratının doğruluğunu bilmeliyiz; sonra Halıkımızı ondan sormalıyız" diyerek taharriye başladı. Bulduğu hadsiz kati delillerden, burada yalnız dokuz külliyetine birer kısa işaret edilecek.

Mektubat | On Dokuzuncu Mektup 

Mâdem elli beş sene bu meseleye bütün hayatını sarf etmiş ve bütün dekaikiyle ve neticeleriyle tetkik etmiş bir adamın bu meselede reyini almak ve fikrini sormak lâzım gelirken, Amerika´da, Avrupa´da bu meseleye dair istişareye kendinizi mecbur bildiğinizden, elbette benim de bu meselede söz söylemeye hakkım var. Hamiyetkâr olan bütün bir millet namına sizden bekliyoruz. 
Said Nursî 

Emirdağ Lâhikası | Reis-i Cumhura Ve Başvekile