Övünmek - Övmek - Ansiklopedik bilgi
Övünmek - Övmek

Övünmek
1. Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek
2. Kendi kendini övmek

Övmek: Birinin veya bir şeyin iyiliklerini, üstünlüklerini söyleyerek değerini yüceltmek, methetmek, sena etmek, yermek karşıtı
Övünmek - Övmek - Ayet mealleri
Rum (Romalılar) Suresi 32. ayet:
(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

Hadid (Demir) Suresi 20. ayet:
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, "(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama", bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir "çoğalma-tutkusu"dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah´tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir. 

Tekasür (Çoğalma Yarışı) Suresi 1. ayet:
(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi "tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi."
Övünmek - Övmek - Kitap Tanıtım
Sonsuz Nur 
İnsanlığın İftihar Tablosu 

M. Fethullah Gülen
NİL YAYINLARI
Övünmek - Övmek - Muhtelif yazılar
Bilek ve Yürek İşi
 
Günün birinde IV. Murad´a katmerli fil derisinden bir kalkan hediye edilmişti. Hediyeyi getiren kişi, bu kalkana ne okun, ne mızrağın, ne de kılıcın işlemediğini övünerek söylüyordu.
Sultan IV. Murad, aynı zamanda devrinin en ünlü okçularından biriydi. Padişahın emriyle kalkanı dışarıya çıkardırlar ve yine Padişahın emriyle birkaç okçu kalkana ok attı; ama delemediler.
Şimdi de Padişah deneyecekti. Okunu yayını eline alıp, nişan aldı ve:
"Ya Allah!" diyerek oku fırlattı. Sonra da elçiye dönerek:
"Git bak bakalım elçi, ok kalkana isabet etmiş mi?" diye sordu.
Elçi gidip kalkana bakınca onun delinmiş olduğunu gördü ve şaşkınlığını gizlemeyerek:
"Bu nasıl bir iştir Padişahım?" diye sordu. Padişah:
"Bu bilek ve yürek işidir," cevabını verdi.
"Sakın getirdiğin kalkan önceden delik olmasın..."
Övünmek - Övmek - Özlü sözler
  • Allah´ın, kendilerine verdiği akıldan razı olmayan kimse yoktur. Fakat akılsızların en aşağılığı aklıyla övünen kişidir. - Hz. Mevlana
  • Baş olanlar övünmesin; ne gelirse başa gelir. / Dizler yere değer amma baş dönerse taşa gelir.
  • Başarıyı en kötü şekilde kullanmak, onunla övünmektir. - De Maupassant
  • Başkasını övmeyenlere, yerenlere, kimseden hoşnut olmayanlara bakın; bunlar kimsenin beğenmediği insanlardır. - La Bruyere
  • Beni övme sözlerini bırakınız, gelecek için neler yapacağız onları söyleyiniz. - K.ATATURK
  • Bir ânlık emanetle ne türlü övünelim; / Gel, rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim!
  • Bir kızın kusurlarını öğrenmek için onu bir kız arkadaşına övünüz. - Benjamin Franklin
  • Bir millet yükselme iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze alamazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir. - NİHAL ATSIZ
  • Birini taklit etmek,onu övmenin en samimi şeklidir. - Colton
  • Cömertliğin üç belirtisi vardır: Sözünün eri olmak, gereksiz yere övünmemek ve sorgusuz sualsiz bağışlamaktır. - IMMANUEL KANT
  • Dört şeyi dört yere bırakın; Uyumayı kabre, rahatı sırat köprüsüne, övünmeyi mizana, arzu ve istekleri Cennet´e.
  • Haram kazanılan aş, aşdan sayılmaz. / Hak için akmayan yaş, yaşdan ayılmaz. / Kişi, başım var diye övünmesin; / Secdeye varmayan baş, baştan sayılmaz. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Her gün biri çıkar, başlar ben ben demeye, / Altınları gümüşleriyle övünmeğe. / Tam işleri dilediği düzene girer: / Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye
  • Herkesin sizden iyi bir şekilde söz etmesini mi istiyorsunuz? Öyleyse kendinizi övmeyin. - Pascal
  • İnsanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin. - Hz. Mevlana
  • İnsanlığı aradım; bunu doğrulukta gördüm. / Gönlüm ululuk istedi, bunu kanaat ve tevazuda buldum. / Övünmek istedim, bunu huyda ve benlikte küçülmekte buldum. / Gönlümün ganî olmasını aradım, bunu tevekkülde buldum. - VEYSEL KARANİ
  • Kendini sev ama beğenme başkaları beğensin; çalış ama övünme başkaları övsün. İz ol ardından başkaları yürüsün.
  • Köse torun dedesinin sakalıyla övünür.
  • Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin basit bir kimseyi dost edinmek isterseniz övün. - Nelson
  • Övünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insanın övünmesi neye yarar. - Hz. Ebubekir (r.a.)
  • Şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler. (Çingenenin mert olanı övünürken hırsızlığını söyler) - Koca Ragıp Paşa
  • Yaşlılığın en belirgin alameti, şimdiki zaman pahasına geçmiş zamanı övmesidir. - Sydney Smith
Övünmek - Övmek - Risale-i Nur Külliyatı
Ey mülkünden başka memleket bulunmayan Zât,
Ey kullarının senâlarıyla Onu övmekte âciz kaldıkları Zât,
Ey mahlûkatı Onun yüceliğini vasfedemeyen Zât,
Ey künhüne vehimler bile yetişemeyen Zât, (bu cümle Cevşen´in 54. ukdesinde yer almaktadır.)
Ey kemâli gözle idrak edilemeyen Zât,
Ey sıfât-ı kudsiyesine fehimler ulaşamayan Zât,
Ey kibriyâsına fikirler erişemeyen Zât,
Ey evsâf-ı cemâliyesini insanların vasfedemediği Zât,
Ey hüküm ve kazâsı kullar tarafından geri çevrilemeyen Zât,
Ey herbir şeyde âyetleri zâhir olan Zât,

Şualar | Yedinci Şuâ 


Evet, kader, cüz-i ihtiyârî, İmân ve İslâmiyetin nihayet merâtibinde; kader, nefsi gururdan; ve cüz-i ihtiyârî, adem-i mesuliyetten kurtarmak içindir ki, mesâil-i imâniyeye girmişler. Yoksa, mütemerrid nüfûs-u emmârenin işledikleri seyyiâtının mesuliyetinden kendilerini kurtarmak için kadere yapışmak ve onlara in´âm olunan mehâsinle iftihar etmek, gururlanmak, cüz-i ihtiyârîye istinat etmek, bütün bütün sırr-ı kadere ve hikmet-i cüz-i ihtiyâriyeye zıd bir harekete sebebiyet veren ilmî meseleler değildir.

Sözler | Yirmi Altıncı Söz