Rıza - Razı olmak - Rıza göstermek - Ansiklopedik bilgi
Rıza - Razı olmak - Rıza göstermek

Rıza : (isim) Razı olma, isteme, istek
Rıza - Razı olmak - Rıza göstermek - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 207. ayet:
İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah´ın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.

Meryem Suresi 55. ayet:
Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

Necm (Yıldız) Suresi 26. ayet:
Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiç bir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah´ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.

Zümer (Yığınlar) Suresi 7. ayet:
Eğer inkâr edecek olursanız, artık şüphesiz Allah size karşı hiç bir ihtiyacı olmayandır ve O, kulları için inkâra rıza göstermez. Ve eğer şükrederseniz, sizin (yararınız) için ondan razı olur. Hiç bir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz, böylece yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.

Hadid (Demir) Suresi 27. ayet:
Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca gönderdik. Meryem oğlu İsa´yı da arkalarından gönderdik; ona İncil´i verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık. (Bir bid´at olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah´ın rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.

Mümtehine (Sorgulanan) Suresi 1. ayet:
Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkâr etmişler, Rabbiniz olan Allah´a inanmanızdan dolayı elçiyi de, sizi de (yurtlarınızdan) sürüp-çıkarmışlardır. Eğer siz, Benim yolumda cihad etmek ve Benim rızamı aramak amacıyla çıkmışsanız (nasıl) onlara karşı hâlâ sevgi gizliyorsunuz? Ben, sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilirim. Kim sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp-sapmış olur.

Leyl (Gece) Suresi 20. ayet:
Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).

Leyl (Gece) Suresi 21. ayet:
Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.
Rıza - Razı olmak - Rıza göstermek - Kitap Tanıtım
Hadislerde Allah´ın Hükmüne Razı Olmak

Abdullah b. Muhammed b. Ubeyd
OCAK YAYINCILIK

Hicri 3. asırda Bağdat’ta bir hadis âlimi, sıra dışı bir projeye imza atarak dikkatleri üzerine çekmiştir. İbn Ebi’d-Dünyâ adıyla şöhret bulmuş bu zât, sayısı 200’ün üzerine çıkan müstakil kitapçıklar halinde ele aldığı konu başlıklarında önemli bir kısmı başka kaynaklarda geçmeyen hadis-i şeriflerin yanında sahabe, tâbiûn, hikmet sahibi büyük zâtlar ve ilk dönem tasavvuf büyükleri ile şairlerin sözlerini biraya getirmiştir. Sonraki dönem klasik eserlerin çoğuna kaynaklık etmiş bu koleksiyona ait, elyazması olarak günümüze ulaşabilen ve hemen tamamı Arap dünyasında değişik kişilerin eliyle defalarca neşredilmiş olan  53 risalenin Arapça metinleri ile Türkçe çevirilerini sunuyoruz.
Rıza - Razı olmak - Rıza göstermek - Muhtelif yazılar
MAĞARA ARKADAŞLARI
 
Sizden önce yaşayanlardan üç kişi yola çıktılar. Akşam olunca geceleme ihtiyacı nedeniyle bir mağaraya sığındılar. Onlar içeriye girdikten sonra dağdan kayan bir taş yuvarlanıp, mağaranın ağzım üzerlerine kapadı. Aralarında:

- Sizi bu kayadan, salih amellerinizi şefaatçi kılarak Allah´a yapacağınız dualar kurtarabilir! dediler. Bunun üzerine birincisi şöyle dedi:

- Benim yaşlı, ihtiyar anne-babam vardı. Ben onları çok kollar, akşam olunca onlardan önce ne ailemden, ne de hayvanlarımdan hiçbirine yedirip içirmezdim. Bir gün ağaç arama işi beni uzaklara attı. Eve döndüğümde ikisi de uyumuştu. Onlar için sütlerini sağdım. Hala uyumakta idiler. Onlardan önce aileme ve hayvanlarıma yiyecek vermeyi uygun bulmadım, onları uyandırmaya da kıyamadım. Geciktiğim için çocuklar ayaklarımın arasında kıvranıyorlardı. Ben ise süt kaplan elimde, onların uyanmalarını bekliyordum. Derken şafak söktü. Adam bunları anlattıktan sonra şöyle dua etti:

- Ey Allah´ım! Bunu senin rızan için yaptığımı biliyorsan, bizim yolumuzu kapayan şu taştan bizi kurtar! Taş bir miktar açıldı. Ama çıkacakları kadar değildi.

İkinci şahıs şöyle dedi:

- Ey Allah´ım! Benim bir amcakızım vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ondan yararlanmak istedim. Ama bana yüz vermedi. Fakat gün geldi kıtlığa uğradı, bana başvurmak zorunda kaldı. Ona, kendisini bana teslim etmesi mukabilinde yüz yirmi dinar verdim; kabul etti. Arzuma nail olacağım sırada: Allah´ın mührünü, gayr-ı meşru olarak bozman sana haramdır! dedi.

- Ben de ona temasta bulunmaktan kaçındım ve insanlar arasında en çok sevdiğim kimse olduğu halde onu bıraktım, verdiğim altınları da terk ettim. Adam, bu sözlerinden sonra şöyle dua etti:

- Ey Allah´ım, eğer bunları senin yüce rızan için yapmışsam, bizi bu sıkıntıdan kurtar.

Kaya biraz daha açıldı. Ancak onların çıkabileceği kadar açılmadı. Üçüncü şahıs dedi ki:

- Ey Allah´ım, ben işçiler çalıştırıyordum. Ücretlerini de derhal veriyordum. Ancak bir tanesi ücretini almadan gitti. Ben de parasını onun adına işletip kar ettirdim. Öyle ki çok malı oldu. Derken yıllar sonra çıkageldi ve: Ey Abdullah! Bana olan borcunu öde! dedi. Ben de: Bütün şu gördüğün sığır, davar, deve, köleler senindir. Git bunları al götür! dedim. Adam:

- Ey Abdullah, benimle alay etme! dedi. Ben tekrar:

- Ben kesinlikle seninle alay etmiyorum. Git hepsini al götür! diye tekrar ettim. Adam hepsini aldı götürdü. Ve adam dua etti.

- Ey Allah´ım, eğer bunu senin rızan için yaptıysam, bize şu halden kurtuluş nasip et!

Kaya açıldı, çıkıp yollarına devam ettiler.
Rıza - Razı olmak - Rıza göstermek - Özlü sözler
  • Adına yoksulluk dediğimiz şey, Yokluktan değil, çokluktan kaynaklanır. Hakkına razı olmayanların çokluğundan. - İbrahim TENEKECİ
  • Allah´ın, kendilerine verdiği akıldan razı olmayan kimse yoktur. Fakat akılsızların en aşağılığı aklıyla övünen kişidir. - Hz. Mevlana
  • Amaç gösteriş ise anlamsız aç kalmak, amaç Allah rızası ise güzel olur günahtan kaçmak.
  • Biliyorum, suçluyum. Razıyım cezama. Çalmadım öldürmedim ama daha kötüsünü yaptım.  Ne yaptım biliyor musunuz Hakim Bey? - Tuttum insanları sevdim. - Can Yücel
  • Cennetin güzel köşkleri, Allah rızası için birbirini sevenler içindir. - Ebuşşeyh
  • Ey Gönül! Kaç Yusuf kaldı zindana talip nefsi için. Ve kaç Züleyha kaldı cehenneme razı Yusuf için?
  • Ey yár! Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, Olsun, hükmün sahibi bundan razı îse; Vusláta aşık gönül susmayada razı.
  • Gönlüne belalar geldikçe gülerek karşıla. Şükrü ve sabrı öğreniyorsun, korkma rıza makamı yakın sana.
  • Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir. - Cenap Şehabettin
  • Hak şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler, arif anı seyreyler, Mevla görelim neyler. Sen Hakka tevekkül kıl, teslim ol ve rahat bul, her işine razı ol Mevlam görelim neyler neylerse güzel eyler.
  • Hem şükür bilmeyen kulsun, hem diyorsun küpüm dolsun. Sen, Allah(c.c.)´tan razı ol ki; Allah (c.c.)´ta senden razı olsun. - Fehmi BEREKET
  • Herşey gelip geçici ey gönül. Bak az önce aldığın nefes bile geldi geçti. Sen baki olana razı ol. - Hz. Mevlana
  • Hz. Ali şöyle dua yapardı : Allah ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, hakkımda hayırlı olanlarıda gönlüme razı eyle.
  • İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, biz kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz.
  • İkna kolay, razı etmek güçtür. Beyin kalpten çabuk kanar.
  • İnsan gönlü, sûret ile sîretin uzaklığına, uyuşmazlığına razı olmaz. - Senai Demirci, Elde Var İnsan
  • İnsanların en muttakîsi ve en âlimi, insanlara aynı gözle bakmayandır. Çünkü bazı insanlara rıza ve bazı kimselere de gazab gözüyle bakmak gerekir. Eğer gazab gözüyle bakılması gereken kişiye, rıza gözüyle bakarsan onun ayıplarını göremezsin; zira rıza, insanın gözlerindeki görme hassasını zayıflatır. - İmam Gazali
  • Kanaat; çılgınca istemek ve çalışmak; ama, elde edilen her sonuca razı olmaktır. - Muhammed Bozdağ
  • Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı. / Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana. / Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı. - Hz. Mevlana
  • Razı olarak kimse bir yere varmamıştır. - Louis L´Amour
  • Rıza tohumunu kalbe ekip, şükür suyu ile sularsan. Tattığın çoğu şeyin adı MUTLULUK olur.
  • Sadece O’na kul olmak lazım. Bir köleniz olsaydı siz onun başkası için de köle olmasına razı olur muydunuz?
  • Sen hiç kendine ağladın mı? Ben çok ağladım. / Uyandığım bu dünyada en çok kendime acırdım. / En umutsuz arkadaşıydım, arkadaşların. / İstiridyenin içinde yaşamaya razıydım, incin olmalıydım.
  • Sensizlik senin kadar güzel olsaydı, bir ömür sensizliğe mahkum olmaya razı olurdum.
  • Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır. - Eflatun
  • Sonuçları ne olursa olsun katlanmaya razıyım ben. - Aptalım diyosun yani. — Çok seviyorum. - Ha o ikisi aynı şey zaten. - Leyla ile Mecnun
  • Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. - Fuzuli
  • Susmak degil söylemekti emelim. Razıyım sükunete lakin "Kelime-i Şehadet" ten sonra gelsin ecelim. - Hz. Mevlana
  • Tevazunun başı; bir müslüman ile yolda karşılaşırsan ilk önce selamı senin vermen, bir mecliste en geride oturmaya razı olman ve şöhretten uzak durmandır. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Ulaşamadığına tevekkül, ulaştığına razı, kaybettiğine sabır gösteren kişi takva ehlindendir. - İmam Gazali
  • Ve Aşk! Bir köşe başında dilenir oldu. ALLAH rızası için birazcık sadakat!
  • Yüreğim, toparlan gidelim! / Arafta kalmak yakışmadı bize; / Bir adım atalım hadi, / Yâr deyip susalım; / Yâr´dandır deyip razı olalım. - Hz. Mevlana
Rıza - Razı olmak - Rıza göstermek - Risale-i Nur Külliyatı
O inatçı adam cevaben dedi ki:
"Ben senin bu bürhanlarına karşı yalnız derim: ´Elhamdülillâh, inandım. Hem güneş gibi parlak ve gündüz gibi aydın bir tarzda inandım ki, şu memleketin tek bir Mâlik-i Zülkemâli, şu âlemin tek bir Sahib-i Zülcelâli, şu sarayın tek bir Sâni-i Zülcemâli bulunduğunu kabul ettim.´ Allah senden râzı olsun ki, beni eski inadımdan ve divâneliğimden kurtardın. Getirdiğin bürhanların herbirisi, tek başıyla bu hakikati göstermeye kâfi idi. Fakat, herbir bürhan geldikçe, daha revnaktar, daha şirin, daha hoş, daha nurânî, daha güzel mârifet tabakaları, tanımak perdeleri, muhabbet pencereleri açıldığı için bekledim, dinledim."

Sözler | Yirmi İkinci Söz

Nefsime demiştim: Eğer onun tahkiri ve beyan ettiği kusurlar şahsıma ve nefsime ait ise, Allah ondan razı olsun ki, benim nefsimin ayıplarını söyler. Eğer doğru söylemişse, beni nefsimin terbiyesine sevk eder ve gururdan beni kurtarmaya yardımdır. Eğer yalan söylemişse, beni riyadan ve riyanın esası olan şöhret-i kâzibeden kurtarmaya yardımdır. Evet, ben nefsimle musalâha etmemişim. Çünkü terbiye etmemişim. Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse, ondan darılmak değil, belki memnun olmak lâzım gelir.

Mektubat | On Altıncı Mektup