Meyve - Meyve vermek - Ansiklopedik bilgi
Meyve - Meyve vermek

Meyve
1. (isim, bitki bilimi) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş
2. Ürün, sonuç, kâr

Meyve vermek
1. ürün vermek
2. bir eser ortaya çıkarmak
Meyve - Meyve vermek - Ayet mealleri
Enam (Davar) Suresi 99. ayet:
O, gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. 

Nahl (Arı) Suresi 11. ayet:
Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.

Nahl (Arı) Suresi 67. ayet:
Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki, hem güzel bir rızık edinmektesiniz. Şüphesiz aklını kullanabilen bir topluluk için, gerçekten bunda bir ayet vardır.

Nahl (Arı) Suresi 69. ayet:
Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.

Fatır (Yaratan) Suresi 27. ayet:
Allah´ın gökyüzünden su indirdiğini görmedin mi? Böylece biz onunla, renkleri değişik olan meyveler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı renkleri değişik ve siyah yollar (kıldık).

YaSin Suresi 57. ayet:
Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları her şey onlarındır.

Saffat (Saf Tutanlar) Suresi 42. ayet:
Çeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir.

Sad Suresi 51. ayet:
İçinde yaslanıp-dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler.

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 47. ayet:
Kıyamet-saatinin ilmi O´na döndürülür. O´nun ilmi olmaksızın, hiç bir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara: "Benim ortaklarım nerede" diye sesleneceği gün, dediler ki: "Sana arzettik ki, bizden hiç bir şahid yok."

Zuhruf (Gösteriş) Suresi 73. ayet:
"Orda sizin için birçok meyveler vardır; onlardan yiyeceksiniz."

Duhan (Duman) Suresi 55. ayet:
Orda, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar;

Muhammed Suresi 15. ayet:
Takva sahiplerine va´dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını "parça parça koparan" kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?

Tur (Tur Dağı) Suresi 22. ayet:
Onlara, istek duyup-arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.

Rahman (Merhametli) Suresi 11. ayet:
Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var. 

Rahman (Merhametli) Suresi 52. ayet:
İkisinde de her meyveden iki çift vardır.

Rahman (Merhametli) Suresi 54. ayet:
Astarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır.

Rahman (Merhametli) Suresi 68. ayet:
İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır.

Vakıa (Olay) Suresi 20. ayet:
Arzulayıp-seçecekleri meyveler,

Vakıa (Olay) Suresi 29. ayet:
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları, 

Vakıa (Olay) Suresi 32. ayet:
Ve (daha) birçok meyveler arasında, 

Mürselat (Gönderilenler) Suresi 42. ayet:
Ve canlarının çekip-arzu ettiği meyveler (arasındadırlar).

Abese (Surat Astı) Suresi 31. ayet:
Meyveler ve otlaklıklar,

Meyve - Meyve vermek - Kitap Tanıtım
Meyve Risalesi

Bediüzzaman Said Nursi
ENVAR NEŞRİYAT

Hem herbir şehir kendi ahalisine geniş bir hanedir. Eğer iman-ı ahiret o büyük iale etradında hükmetmezse; güzel ahlakın esasları olan ihlas, samimiyet, fazilet, hamiyet, fedakarlık, rıza-yı İlahi, sevab-ı uhrevi yerine garaz, menfaat, sahtekarlık, hodgamlık, tasannu, riya, rüşvet, aldatmak gibi haller meydan alır.
Meyve - Meyve vermek - Kitap Tanıtım
Çamurdan Meyve Olur mu?

Yavuz Bahadıroğlu
NESİL YAYINLARI

“Benim Güzel Allah’ım” Dizisi, çocuk dostlarımıza Yüce Allah’ı tanıtmak ve sevdirmek için hazırlandı. Allah’a iman konusunda onların dünyasında temel oluşturmaya yönelik bir tarz ve anlatım benimsendi.
On kitaptan oluşan bu dizinin her bir hikâyesinde Allah’ın varlığı, birliği, büyüklüğü ve diğer iman esaslarına dair önemli mesajlar yer alıyor. 
Bu dizi çocuklara hayatı yaşarken her adımda yürekten gelen bir sesle “Benim Güzel Allah’ım” sözünü söyletmeyi amaçlıyor.
Meyve - Meyve vermek - Kitap Tanıtım
Genel Meyvecilik

Yazarlar : Kollektif
NOBEL YAYIN DAĞITIM

“Genel Meyvecilik” kitabı, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden, kendi konularında uzman 14 akademisyen tarafından 13 bölüm olarak yazılmıştır. Hem bir ders kitabı olması yanında, üreticilere ve meyveciliğe ilgi duyanlara da faydalı olabilecek şekilde yazılmıştır. 
Kitap içeriği, ‘meyveciliğin ülke ekonomisindeki yeri, ekolojik istekleri, meyve  ağaçlarında çiçek tomurcuğu oluşumu ve meyve oluşumu, meyvecilik tekniği, meyve fidanı yetiştirilmesi, meyve bahçesi kurulması ve bakım işleri, bitki büyüme düzenleyici maddeler ve meyvecilikteki kullanım alanları, meyve pomolojisi, önemli meyve çeşitleri, meyve ağaçlarının beslenmesi,  meyve ağaçlarının budanması ile derim muhafaza ve pazarlama konularından oluşmaktadır. 
Meyve - Meyve vermek - Muhtelif yazılar
DARI EKMEK 

Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:
- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin 
İhtiyar cevap verdi: 
- Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer. 
Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti 
İhtiyar bu ihsanı karşılıksız bırakmadı: 
- Gördün mü evlat, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi. 
Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti 
Yaşlı köylü sıradan biri değildi. Çarıklı erkânı harp diye nitelenen kişilerden biriydi: 
- Evlat herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyve verdi 
Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti. Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı: 
- Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek.
Meyve - Meyve vermek - Özlü sözler
  • Ağaçların bazen boş olabileceği gerçeğini kabullenmeli, ve meyve vereceği zamanı beklemeliyiz. - Anton Chekhov  
  • Ana ailenin güneşidir. Bir ailede o olmazsa orada büyüyen çocuklar gölgede kalmış meyveler gibi olgunlaşmazlar. - PESTALOZZI 
  • BABA çınar gibidir. Meyvesi olmasa da gölgesi yeter.
  • Bağışlamak anlayışın meyvesidir.
  • Bencil insan , tek başına kalmış meyvesiz bir ağaç gibi kurur gider. - TURGENYEV 
  • Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül !..Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül..! Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek !..Kibirle yürüyerek; Yolu incitme gönül. - Yunus Emre
  • Çok yaprak az meyve bu doğanın yasasıdır. Çok söz az iş bu da insanın hatasıdır.
  • Doğruluğun en güzel meyvesi ruh sükunudur. - Epikuros
  • Doğruluk her türlü şart altında meyve verir. - Friedrich Schiller
  • Eğitimin kökleri acı, fakat meyvesi tatlıdır. - Aristo
  • Emek, sermayeye öncüldür ve ondan bağımsızdır. Sermaye ancak emeğin meyvesidir, ve emek olmadan sermaye olmazdı. Emek sermayeden üstündür ve daha büyük önem arz eder. - Abraham Lincoln
  • En iyi meyveyi en yavaş büyüyen ağaçlar verirler. - Moliére  
  • ‎Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken,vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır.Ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar. - Nietzsche
  • Güzellik yaz meyvesi gibidir, çok dayanmaz çabuk çürür.- Francis Bacon
  • Hangi meyve oldu da dalın da kaldı? Öyleyse ölmekten korkma, ham olmaktan kork. - Hz.MEVLANA
  • Her ağaç kendi meyvesinden bilinir.
  • Her insanın hayatında iki ağaç vardır. Biri mutluluk, diğeri hüzün ağacı. Hangisini sularsan onun meyvesini yersin.
  • İçinizde iki ağaç vardır, üzüntü tohumunu sularsanız üzüntü, mutluluk tohumunu sularsanız mutluluk meyveleri verecektir.
  • Kabukta dolaşan böcek, meyvenin tadını alamaz. - SAHSUVAR 
  • Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür. 
  • Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.
  • Meyveli ağaç taşlanır.
  • Mutluluk ağacın ulaşamayacağınız dalındaki meyve gibidir;ama o meyveye ulaşmak için ayaklarımızın altına bir sepha koymak hiçbirimizin aklına gelmez. - Nietzsche
  • Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.
  • Sıkıntılı günlerin biteceğini umuyorduk, sonunda umutlarımız meyvesini verdi; öldük. -Hakan Günday
  • Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur. - Hz. Mevlana
Meyve - Meyve vermek - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, mâdem bu kâinatın en mühim neticesi ve mâyesi ve hikmet-i hilkati hayattır; elbette o hakikat-i âliye, bu fânî, kısacık, noksan, elemli hayat-ı dünyeviyeye münhasır değildir. Belki, hayatın yirmi dokuz hâssasıyla mahiyetinin azameti anlaşılan şecere-i hayatın gâyesi, neticesi ve o şecerenin azametine lâyık meyvesi, hayat-ı ebediyedir ve hayat-ı uhreviyedir ve taşıyla ve ağacıyla, toprağıyla hayattar olan dâr-ı saadetteki hayattır. Yoksa, bu hadsiz cihazât-ı mühimme ile teçhiz edilen hayat şeceresi, zîşuur hakkında, hususan insan hakkında, meyvesiz, faydasız, hakikatsiz olmak lâzım gelecek. Ve sermâyece cihazâtça serçe kuşundan meselâ yirmi derece ziyâde ve bu kâinatın ve zîhayatın en mühim, yüksek ve ehemmiyetli mahlûku olan insan, serçe kuşundan, saadet-i hayat cihetinde yirmi derece aşağı düşüp, en bedbaht, en zelîl bir bîçare olacak.

Sözler | Onuncu Söz

28. Şems; hareket-i mihveriyesiyle silkinse, meyveleri düşmez; silkinmezse, yemişleri olan seyyârât düşüp dağılacaktır.

Hutbe-i Şamiye | Hakikat Çekirdekleri

Öyleyse, bütün erkânı bütün delilleriyle sarsmayan bir fikr-i bâtıl, hakikat nazarında birtek rüknü, belki bir hakikati iptal edip inkâr edemez. Belki adem-i kabul perdesi altında gözünü kapamakla, bir küfr-ü inadî yapabilir. Git gide küfr-ü mutlaka düşer, insaniyeti mahvolur; hem maddî, hem mânevî Cehenneme gider. İşte biz bu makamda, gayet muhtasar işaretlerle ve Meyve Risalesinde haşrin ispatında, sair erkân-ı imaniye haşri de ispat ettiklerini kısacık hülâsalarla beyanı gibi, bu Peygamber, kendisine Rabbinden indirilen Kur´ân´ı tasdik edip ona îmân etti. Mü´minler de onunla beraber îmân ettiler.

Asa-yı Musa | Birinci Kısım