Doğru - Ansiklopedik bilgi
Doğru

1. (sıfat) Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
2. Gerçek, yalan olmayan
3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
4. (isim) Gerçek, hakikat
5. (isim, matematik) İki nokta arasındaki en kısa çizgi
6. (zarf) Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde
7. (zarf) Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca
8. (zarf) Yakın, yakınlarında
9. (edat) Karşı yönünce
10. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu

Doğru - Ayet mealleri
Fatiha (Açılış) Suresi 5. ayet:
Bizi doğru yola ilet; 

Bakara (Sığır) Suresi 3. ayet:
Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. 

Bakara (Sığır) Suresi 23. ayet:
Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur´an)´den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah´tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.

Nisa (Kadınlar) Suresi 87. ayet:
Allah; O´ndan başka ilah yoktur. Kendisinde hiç bir şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri muhakkak toplayacaktır. Allah´tan daha doğru sözlü kimdir?

Maide (Ziyafet) Suresi 105. ayet:
Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah´adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir. 

Mülk (Yönetim) Suresi 25. ayet:
Derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, şu tehdit (ettiğiniz azab) ne zamanmış?"

Duha (Kuşluk Vakti) Suresi 7. ayet:
Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Tin (İncir) Suresi 4. ayet:
Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.

Kevser (Bolca Güzellik) Suresi 3. ayet:
Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır. 

Doğru - Kitap Tanıtım
Doğru Düşünme ve Başarma Sanatı

Vehbi Vakkasoğlu
NESİL YAYINLARI

Doğru düşünmek ve düşüncelerimizde de isabetli sonuçlar çıkarabilmek için, gerekli altyapıya sahip olmak gerekir. 
Doğru düşüncenin gerekli altyapısı nedir?
Doğru bilgi, doğru ölçü ve hayatı doğru değerlendirmedir. 
Yalan yanlış bilgilerle, eğri büğrü ölçülerle ve hayatı hakikatsiz değerlendirişlerle düşüncenin doğrusuna ulaşılır mı?
Yanlış düşünceler ise, yanlış eylemlerin insanı yapar bizi. Çünkü insan düşüncelerinin ürünüdür. 
Kişi düşüncelerini uygulamak ve hayata geçirmek alışkanlığındadır.
İşte bu sebeplerle doğru düşünmek ve isabetli iş yapmak hayatımızın en önemli meselesidir. 
Hatta hayatımızın kendisidir.
Doğru - Muhtelif yazılar
DOĞRU YOLDAN AYRILMAMAK 

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, ülkesinin kralına çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. 
Kral adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi.
Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi.
Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi.
Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü.
Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı.
Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Kral adama sordu: 
- Şehirde ne gördün, neye şahit oldun? 
O gün şehirde pazar kurulduğu, her yanın iğne atılsa yere düşmeyecek kadar kalabalık olduğu bir gündü. Buna rağmen adam şu cevabı verdi 
- Efendimiz, ucunda can kaygısı da bulunduğundan fıçıdaki yağı dökmemek için öylesine bir dikkat içindeydim ki, bir an bile gözümü fıçıdan ayırıp çevreye bakamadım. Bu nedenle ne kimseyi gördüm, ne de bir olaya şahit oldum 
Kral bu dersten sonra gönül rahatlığı ile tavsiyesini yaptı: 
- İşte, yaptığın her işte, sana verilen her vazifede böyle dikkatli olur, kendini işine verirsen, Allah´ın her an seni kontrol ettiğini de aklından çıkarmazsan, hiç bir zaman doğru yoldan ayrılmazsın 
Doğru - Muhtelif yazılar
Doğruluğun Sonu
 
   Adam, Kabe´nin kapısında hep aynı duayı okuyordu:
  - Ey doğrulara yardım eden, haramdan kaçınanları koruyan!..
  Ona "Sen başka dua bilmez misin?" dediler. O şöyle açıklama yaptı bu duayı tekrar etme sebebi olarak:
  - Ben Beyt-i Şerif´i tavaf ederken ayağıma takılan şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imanım mücadeleye tutuştular. "Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar." dedi şeytanım.
  İmanım ise, "Bu haramdır, boşuna saklama, sahibini bul, teslim et." dedi. Ben böyle mücadele içinde iken birinin sesi duyuldu.
  - Burada içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise versin, ona otuz altın müjde vereyim.
 Bin haramdan, otuz helal hayırlıdır, diyerek keseyi sahibine teslim ettim. O da bana otuz altın verdi. Bunu alıp bakırcılar çarşısında gezerken bir Arap kölenin bu paraya satıldığını görünce hemen satın aldım. Bir müddet sonra bu kölenin yanına bir kısım Araplar gelip gizlice konuşmaya başladırlar. Köleden ne konuştuklarını sordum. Saklamayıp aynen anlattı:
  - Ben Mağrip sultanının oğluyum. Babam, Habeş melikiyle cenk edip savaşı kaybetti, beni de esir alıp buralarda sattılar. Babam bunları göndermiş, elli bin altın da vermiş ki, beni satın alıp götürsünler. Sen bana çok iyilik ettin, kendi evladın gibi baktın. Bundan dolayı memnun oldum. Bunlar beni satın alacaklar sakın az altına razı olma, elli bin altına sat beni.
Dediği gibi oldu. Elli bin altına sattım köleyi. Bu kadar büyük sermaye ile bir kısım mallar alıp Bağdat´a gittim. Orada açtığım dükkanda mallarımı satıyordum. Bir tanıdığım gelip, "Meşhur tüccar dostum vefat etti, ay gibi güzel kızcağızı yetim kaldı gel bunu sana alalım." dedi. Ben de kabul ettim. Çeyiz olarak birtakım tabakların üzerinde içi altın dolu keseler vardı. Hepsinin üzerinde de biner altın yazılı iken birinin üzerinde dokuz yüz yetmiş altın yazılıydı. Bunun sebebini sorduğumda kızcağız dedi ki:
  - Babam bu keseyi Harem-i Şerif´te kaybetmiş, bulan bir helalzade keseyi verince otuz altını ona müjde vermiş, geride kalan altındır içindeki, bunun üzerine ben Allah´a hamd ve şükürde bulundum, bunlar hep doğruluğun, iyiliğin bereketi, diyerek olayı kızcağıza anlattım. Mutluluğumuz daha da perçinlenmiş oldu.
Doğru - Özlü sözler
  • Adamın biri uğruna öldü diye, o şey illa doğru değildir. - Oscar Wilde
  • Akıl yaşta değil baştadır. Doğru bir söz fakat aklı da başa yaş getirir. - C. ŞAHABETTİN 
  • Aylak olmak ölüme doğru kısa bir yoldur ve çalışkan olmak bir yaşam biçimidir; ahmaklar aylaktır, zeki kişiler ise çalışkan. - Buddha  
  • Bekleme yapmayın! Aşkını alan acıya doğru ilerlesin. - Attilâ İlhan
  • Bir gün doğru kelimeleri bulacağım, ve çok basit olacaklar. - Jack Kerouac
  • Birisi size. "Dürüst insan diye bir şey yoktur" derse, o kimsenin bir düzenbaz olduğuna inanın.    George Berkeley
  • Budur benim hayatta beğendiğim meslek, Sözün odun gibi olsun doğrun tek.    M.Akif Ersoy
  • Bugün sen "Sen"sin, bu doğrudan da daha doğru.Yaşayan hiç kimse senden daha Sen değil. - Dr. Seuss
  • Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.    Yunus Emre
  • Doğru alın, doğru verin.    Hz.Osman (R.A.)
  • Doğru her zaman yüce, yalancı her zaman aşağı ve cücedir. - Hz.Ali (r.a.)
  • Doğru işlemeyen akıl keskinmiş neye yarar? Saatin iyiliği koşmasında değil, doğru gitmesindedir. - Vouvenargues
  • Doğru kelime ile hemen hemen doğru kelime arasındaki fark, ateş ile ateş böceği arasındaki farktır. - Mark Twain
  • Doğru pabucunu giymeden, yalan dünyayı dolaşır. - Mark Twain
  • Doğru söylediği için zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir.    Sâdî
  • Doğru söylediğin zaman kimse inanmayacak. İşte, yalan söylemenin cezası budur. - Talmud
  • Doğru söyleyene delidir, derler. Kimi deli, kimi velidir, derler.     Sümmanî
  • Doğru söz söyleyenin delili kuvvetli olur.    Hz.Ali (r.a.)
  • Doğru sözü kimse sevmez.    Cheov
  • Doğru yolda bile olsanız, orda öyle oturup durursanız ezilirsiniz. - Will Rogers
  • Doğru yolda giden kaplumbağa eğri yolda giden yarış atını geçer. - J. J. Rousseau
  • Doğruları söylerseniz, hiçbir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsınız. - Mark Twain
  • Doğruluğu sevin ama hatayı da affedin. - Voltaire
  • Doğruluğun en güzel meyvesi ruh sükunudur.    Epikuros
  • Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. - Hz.Ebubekir (r.a.)
  • Doğruluk her türlü şart altında meyve verir.    Friedrich Schiller
  • Doğruluk için karşı durmak bir şey değildir.Doğruluk için hapiste yatmalısın. - Aleksandr Solzhenitsyn
  • Doğruluk sonsuzluğun güneşidir, nasıl olsa doğar.    Wendel Philips
  • Doğruluk, hakkın dilidir.    Hz. Ali (r.a.)
  • Doğruluk, hertürlü şartlar altında meyve verir.    Schiller
  • Doğruluk, kalbin konuşmasıdır, yani kendisinde olanı söylemesidir.    Ebûlhasen Harakani
  • Doğruluk, Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.    Mevlana
  • Doğruluk,yeryüzünde Allah´ın kılıcıdır,hangi şeyin üstüne konsa,onu keser.    Dr Münir DERMAN
  • Dünyadaki asıl trajediler, doğru ve yanlış arasındaki çatışmalar değildir.Iki doğru arasındaki çatışmalardır. - Georg Wilhelm Friedrich Hegel  
  • Düşünüyorum, düşünüyorum, aylarca ve yıllarca. Doksan dokuz kez vardığım sonuç yanlış. Yüzüncü de doğru çıkıyorum.- Albert Einstein
  • Eğer merdiveni doğru duvara yaslamazsak, attığımız her adım bizi sadece yanlış yere daha hızlı götürür. - Stephen R. Covey
  • Eğitim; eğriyi kırmadan doğru yapma sanatıdır.
  • Eğri ok, doğru yol almaz.
  • Hayat karmaşık değil.Biz karmaşığız.Hayat basit, ve basit olan doğru olandır. - Oscar Wilde
  • Her zaman doğruyu söyleyen ne söylediğini hatırlamak zorunda kalmaz. - Fatih sultan mehmet
  • Hiçbir miras, doğruluk kadar zengin değildir.    Shakespeare
  • Hidayet, ona doğru yürüyenlere koşar, yağmurdan kaçanların kuraklıktan şikayete hakları yoktur. 
  • İnanın bana, yaşlılık, güzel ve hoş birşeydir.Doğrudur, nazikçe sahneden indirilirsiniz, ama daha sonra en ön sıradan rahat bir izleyici koltuğu verilirsiniz. - Konfuçyüs
  • İnsan doğru yoldan gitmeli çünkü ALLAH bizi bu görev için görevlendirmiştir.
  • İster bir prens olsun, ister herhangi biri olsun, doğruluğun aşkı ve faziletle canlandırılmadıkça, gücüne güvenilen herkes onu suistimal edecektir. - Jean de La Fontaine  
  • İşinde ve sözünde doğruluktan ayrılma Hak doğruların yardımcısıdır.     A Fuad BAŞGİL
  • İyi hasletlerin en üstünü; kızgınlık hâlinde doğruluk, sıkıntı hâlinde cömertlik, cezâ vermeye gücü yettiği hâlde affetmektir.    İdris (a.s.)
  • Kendi yolunda yanlış gitmek, başkasının yolunda doğru gitmekten iyidir. - Fyodor Dostoyevski
  • Kimin düşündüğü ile söylediği bir olursa. İşte doğru insan odur.    Yusuf Has Hacib
  • Kişilikli olmak, kimse görmediği zaman da doğru olanı yapmaktır. - J. C. Watts
  • Önemli olan doğruluk değil, zaferdir. - Adolf-Hitler  
  • Sahteliğin de doğruluk gibi tek bir yüzü olsa her şey daha kolay olurdu. O durumda yalancı ne söylediyse, tam tersini doğru kabul ederdik. Oysa gerçeğin zıttının, yüz binlerce yüzü ve sonsuz bir alanı vardır. - Montaigne
  • Sanat doğruyu yalan gibi, siyaset de yalanı doğru gibi gösterir.
  • Şeref ve doğruluk adaletin temelidir. - Çiçero
  • Yalan geçici, doğru ebedidir. - Mary Baker Eddy 
  • Yalnız olmak bana hiç doğru gelmedi, bazen iyi geldi, ama hiç doğru gelmedi. - Charles Bukowski
  • Yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz.    Bernard Shaw
  • Yengece doğru yürümeyi öğretemezsiniz. - Aristophanes
  • Yönetici dediğin karar veren kişidir. Kimi zamanlar doğru karar verebilir ama mühim olan her zaman karar vermesidir. - John Patterson
  • Yöneticiler işleri doğru yapar. Liderler doğru işleri yapar. - Peter Drucker
Doğru - Risale-i Nur Külliyatı
Râbian: Hem, Kur´ân´ı kelâm-ı beşer farz etmek; lâzım gelir ki, âlem-i insaniyetin semâvâtında yıldızlar gibi parlayan asfiyâlara, sıddîkînlere, aktablara bilmüşâhede rehberlik eden ve bilbedâhe mütemâdiyen hak ve hakkâniyeti, sıdk ve sadâkati, emn ve emâneti umum tabakât-ı ehl-i kemâle tâlim eden ve erkân-ı imâniyenin hakâikıyla ve erkân-ı İslâmiyenin desâtiriyle iki cihânın saadetini temin eden ve bu icraatının şehâdetiyle bizzarûre hak ve hâlis ve sâfî hakikat ve gayet doğru ve pek ciddî olmak lâzım gelen bir kitâbı, kendi evsâfının ve tesirâtının ve envârının zıddıyla muttasıf tasavvur edip-hâşâ, sümme hâşâ-bir sahtekârın tasnîât ve iftiralarının mecmûası nazarıyla bakmak, Sofestâîleri ve şeytanları dahi utandıracak ve titretecek şenî bir hezeyân-ı küfrî olmakla beraber; izhâr ettiği din ve şeriat-ı İslâmiyenin şehâdetiyle ve müddet-i hayatında gösterdiği bilittifak fevkalâde takvâsının ve hâlis ve sâfî ubûdiyetinin delâletiyle ve bilittifak kendinde görünen ahlâk-ı hasenenin iktizâsıyla ve yetiştirdiği bütün ehl-i hakikatin ve sahib-i kemâlâtın tasdikiyle en mûtekid, en metîn, en emîn, en sâdık bir zâtı- hâşâ, sümme hâşâ, yüz bin kere hâşâ-itikadsız, en emniyetsiz, Allah´tan korkmaz bir vaziyette farzetmek, muhâlâtın en çirkin ve menfur bir sûretini ve dalâletin en zulümlü ve zulmetli bir tarzını irtikâb etmek lâzım gelir.

Sözler | On Beşinci Söz 

İşte, zâhirperest ve sermâyesi âfâkî mâlûmâttan ibâret olan akl-ı dünyevî böyle silsile-i efkârı, hiçe ve ademe incirâr ettiğinden, hayretinden ve haybetinden me´yusâne feryad ediyor, hakikate giden bir doğru yol arıyor. Mâdem ufûl edenlerden ve zevâl bulanlardan ruh elini çekti, kalb dahi mecâzî mahbublardan vazgeçti, vicdan dahi fânîlerden yüzünü çevirdi; sen dahi bîçare nefsim, İbrâhimvârî, Lâ ühıbbü´l-âfilîn gıyâsını çek, kurtul.

Sözler | On Yedinci Söz