İmtihan - Sınav - Ansiklopedik bilgi
İmtihan - Sınav

İmtihan
1. (isim) Sınav
2. Güç, direnme, dayanışma gerektiren, sonucunda deneyim kazandıran zor bir durum

Sınav
1. (isim) Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test
2. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum

İmtihan - Sınav - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 49. ayet:
Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı. 

Bakara (Sığır) Suresi 155. ayet:
Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.

Enbiya (Peygamberler) Suresi 35. ayet:
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz.

Saffat (Saf Tutanlar) Suresi 63. ayet:
Doğrusu biz, onu kâfirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık.

Saffat (Saf Tutanlar) Suresi 106. ayet:
Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.

Sad Suresi 34. ayet:
Andolsun, biz Süleyman´ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü.

Duhan (Duman) Suresi 33. ayet:
Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.

Hucurat (Odalar) Suresi 3. ayet:
Şüphesiz, Allah´ın Resûlü´nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.

Kamer (Ay) Suresi 27. ayet:
Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret.

İbrahim Suresi 6. ayet:
Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Allah´ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır."
İmtihan - Sınav - Kitap Tanıtım
Kulluk ve İmtihan

Dr. Arif Arslan
NESİL YAYINLARI

Mutlu olmanın en önemli şartlarından biri, bu dünyanın bir imtihan yurdu olduğunu ve bizim de bir kul olduğumuzu kavrama bilincinde yatmaktadır. Kulluk ve imtihan bilinci de, insanın dünyaya bakış açısıyla, onu görüp algılama biçimiyle gelişir ve netleşir. 
Hayatın ve ölümün yüzleri de yine bu anlayışla belirginleşir. Dünyadaki bütün güzelliklerin ve güzel huyların altında yatan esas düşünce, Allah’ın vereceği mükâfat veya ceza ile onun rızasını kazanmaktan, sonsuz hayatta, sonsuz saadet elde etme inancından kaynaklanmaktadır. 
Bu kitapta, bu bilincin oluşması yönünde önemli ipuçları veriliyor. Dört bölümden oluşan kitabın bölüm başlıkları şöyle: 
"Kulluk ve İmtihan", "İmtihan Çeşitleri", "İlahi İkazlar ve Cezalar", "Günah ve Tövbe".
İmtihan - Sınav - Muhtelif yazılar
İMTİHAN 

Geçmişin herkesin saygısını kazanmış derin hocalarından biri, yıllarca ders verdiği bir öğrencisini bir gün karşısına aldı ve şöyle dedi: 
- Sen artık yılların tahsil ve terbiyesi sonucu belirli bir düzeye geldin. Gerekli bilgileri nazari olarak kavradın. Ama bu öğrendiklerinden sonuç çıkaracak yorum yapacak, gerektiğinde bunlardan yararlanacak hâle geldin mi bunu öğrenmek için sana bir soru soracağım. Doğru cevap verdiğin takdirde sana icazet (diploma) vereceğim. Öğrenci: 
- Peki hocam, sorunuzu sorun, bilirsem beni serbest bırakın, ben de zaten bunu istiyorum, dedi 
Hoca sorusunu şöyle yöneltti: 
- Diyelim ben seni serbest bıraktım, ilk önce bir sıla-i rahim (yakın akraba ziyareti) yaparsın Memleketine giderken elbette köylerden yaylalardan geçeceksin. Yolun üstünde davar sürülerine, çoban köpeklerine rastlayacaksın. Varsayalım ki böyle bir yerde beş altı tane köpek birden sana saldırdı. Nasıl kurtulursun? 
Öğrenci cevap verdi: 
- Elimdeki sopa ile karşı koyarım. 
- Sopa ile beş altı köpekle baş edemezsin. 
- Köpekleri taşa tutarım. 
- Yine kurtulamazsın. 
- Silahımı çeker öldürürüm. 
- O zaman köpek sahipleri seni oradan sağ salim bırakmazlar. Öldürmeseler bile iyice döverler, pestilini çıkarırlar ve köpeklerin parasını da tazmin ettirirler. 
Öğrenci pes etti: 
- Hocam bilemeyeceğim. Anlaşılıyor ki bir süre daha sizden feyz almam gerekecek. Fakat nasıl kurtulabileceğimi siz söyler misiniz? 
Hoca açıkladı: 
- Dağda, bayırda, yaylada nerede olursa olsun böyle birkaç köpeğin birden saldırısına uğrayınca ilk yapılacak şey köpeklerin sahiplerine veya köpekler kimin denetiminde ise ona haber vermektir. Çünkü köpekler daima sahiplerine yakın yerlerde bulunurlar ve sahiplerinin bir sözüyle, bir ıslığıyla saldırıdan vazgeçerler.
İmtihan - Sınav - Özlü sözler
  • Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir. 
  • El sendedir DiL sende, diken sende GüL sende, her an imtihandasın, ağlasanda GüLsende.
  • Hala şekil derdindeysen eğer / Seninde imtihanın zor olmalı. / Kolay değil çünkü / Şekil için ruhundan vazgeçmek.
  • Hayat bir sınavdır; ama diğer sınavlara pek de benzemez. Çünkü bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir.
  • Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bir sayfa bırakırsın. - Aziz Nesin
  • Hayat, doğru cevapları olmayan zor bir sınavdır.
  • Hayırlı bir eş ALLAH (c.c.)´ın kuluna özel bir ikramıdır. Hayırsız eş ise dünyanın en ağır imtihanıdır.
  • İmtihan içinde imtihan vardır, derlen toplan da ufak bir imtihanda satma kendini. - Hz. Mevlânâ
  • İnsanları anlamak veya insanlara kendimizi anlatmak öyle güçleşmiş ki devr-i alemde. Üstelik sınav olan ömrümüzde birçok "Anlatım Bozukluğu" çözmüşlüğümüz varken.
  • Mârifet, imtihan veya çileye tabi tutulanın "Allah (c.c.) bilir işini" diyebilmesidir.
  • Öyle bir sınav ki hayat; Kitabı açıp okumak serbest.
  • Sevdası büyük olanın imtihanı ağır olur.
  • Sınavlarda akıllıların cevaplayamayacağı soruları aptallar sorar.
  • Sözde dahilerle aram hiçbir zaman iyi olmadı. Özellikle bu sıfata sınavlardan en yüksek notları alarak layık görülenlerle. Bunların beyinleri hazır cevaplarla doludur. Lisedeyken sürekli iftihara geçen bir arkadaşım vardı. İşin sırrı annesiydi. Okuldan eve gelince annesi onu kitapların başına oturtur, yatıncaya kadar çalıştırırdı, o kadar değil belki, ama günde 5-6 saat. Aslında okulun en aptal çocuğuydu. Kitaplardan öğrendiği her şeyi unutmalı insan. Baştan başlayıp gördüklerinden ve hissettiklerinden öğrenmeye bak. Bir de, Disneyland´dan uzak dur. - Charles Bukowski
  • Yaşadıklarım benim sınavımdı! Bana o anlarda nasıl davrandığınızda  sizin sınavınızdı.
  • Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. Önce sınav yapar, sonra dersi verir. - Andre Gide
İmtihan - Sınav - Risale-i Nur Külliyatı
İKİNCİ SUÂLE CEVAP: Eğer desen: "Şimdi şu tahkikattan sonra şüphem kalmadı ve tasdik ettim ki, Kur´ân´da sâir hakâikle beraber, medeniyet-i hâzıranın hârikalarına ve belki daha ilerisine işaret ve remz vardır; dünyevî ve uhrevî saadet-i beşere lâzım olan herşey, değeri nisbetinde içinde bulunur. Fakat niçin, Kur´ân, onları sarâhatle zikretmiyor? Tâ muannid kâfirler dahi tasdike mecbur olsunlar; kalbimiz de rahat olsun?"
Elcevap: Din bir imtihandır. Teklif-i İlâhî bir tecrübedir. Tâ ervâh-ı âliye ile ervâh-ı sâfile müsâbaka meydanında birbirinden ayrılsın. Nasıl ki bir mâdene ateş veriliyor, tâ elmasla kömür, altınla toprak birbirinden ayrılsın. Öyle de, bu dâr-ı imtihanda olan teklifât-ı İlâhiye bir ibtilâdır ve bir müsâbakaya sevktir ki, istidad-ı beşer mâdeninde olan cevâhir-i âliye ile mevadd-ı süfliye birbirinden tefrik edilsin. Mâdem Kur´ân, bu dâr-ı imtihanda bir tecrübe sûretinde, bir müsâbaka meydanında beşerin tekemmülü için nâzil olmuştur; elbette şu dünyevî ve herkese görünecek umûr-u gaybiye-i istikbâliyeye yalnız işaret edecek ve hüccetini ispat edecek derecede akla kapı açacak. Eğer sarâhaten zikretse, sırr-ı teklif bozulur. âdetâ gökyüzündeki yıldızlarla vâzıhan Lâ ilâhe illallah yazmak misillü bir bedâhete girecek; o zaman, herkes ister istemez tasdik edecek. Müsâbaka olmaz; imtihan fevt olur. 

Sözler | Yirminci Söz

Aziz, sıddık, vefadar ve şefkatli kardeşlerim, 
İki gündür hem başımda, hem âsâbımda tesirli bir nezle ağrısı var. Böyle hallerde bir derece dostlarla görüşmekten teselli ve ünsiyet almaya ihtiyacım içinde acîp tecrit ve yalnızlık vahşeti beni sıktı. Böyle bir nevi şekvâ kalbe geldi: "Neden bu tazip oluyor? Hizmetimize faydası nedir?" 
Birden, bu sabah kalbe ihtar edildi ki: Siz bu şiddetli imtihana girmek ve inceden inceye sizi kaç defa altın mı, bakır mı diye mehenge vurmak ve her cihette sizi insafsızca tecrübe etmek ve "Nefislerinizin hisseleri ve desiseleri var mı, yok mu?" üç dört eleklerle elenmek; hâlisâne, sırf hak ve hakikat namına olan hizmetinize pek çok lüzumu vardı ki, kader-i İlâhî ve inâyet-i Rabbâniye müsaade ediyor. Çünkü, böyle meydan-ı imtihanda inatçı ve bahaneci insafsız muarızların karşısında teşhir edilmesinden herkes anladı ki, hiçbir hile, hiçbir enâniyet, hiçbir garaz, hiçbir dünyevî, uhrevî ve şahsî menfaat karışmayarak, tam hâlis, hak ve hakikatten geliyor. Eğer perde altında kalsaydı çok mânâlar verilebilirdi. Daha avâm-ı ehl-i İmân itimad etmezdi. "Belki bizi kandırırlar" der ve havas kısmı dahi vesvese ederdi. Belki bazı ehl-i makamat gibi kendilerini satmak, itimat kazanmak için böyle yapıyorlar diye daha tam kanaat etmezlerdi. Şimdi imtihandan sonra, en muannid vesveseli dahi teslime mecbur oluyor. Zahmetiniz bir, kârınız bindir inşaallah. 
Said Nursî 

Şualar | On Dördüncü Şuâ