Altın - Ansiklopedik bilgi
Altın

1. (isim, kimya) Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C´de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au)
2. (sıfat) Bu elementten yapılmış
3. Altından yapılmış sikke
4. (sıfat) Üstün nitelikli, değerli
Altın - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 14. ayet:
Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara "süslü ve çekici" kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır.

Kehf (Mağara) Suresi 31. ayet:
Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek. 

Zuhruf (Gösteriş) Suresi 71. ayet:
"Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı her şey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız."

Altın - Kitap Tanıtım
Kainattaki Gizli İmza Altın Oran

Yılmaz Sadıklı
ALTIN BURÇ YAYINLARI

Kâinatta baş döndürücü bir estetik var. Hiçbir kar tanesi gerçekten bir diğerinin aynı değil, ancak hepsinde de altıgen bir simetri var. Kaplanların ve zebraların kürkleri çubuk desenli; leoparlarla sırtlanlarınki ise beneklidir. Karmaşık dalga kolları okyanusta yol alıyor; tıpkı kumul yığınlarının çölde çeşitli hatlar halinde hareket etmesi gibi. Işıktan rengârenk kemerler gökkuşağı şeklinde gökyüzünü büyülüyor. Kış gecelerinde Ay’ın etrafını parlak, dairevî bir hâle kuşatıyor. Bütün bunlar gösteriyor ki kâinatta bir simetri var.Ayçiçeğinden kozalağa, keçiboynuzundan deniz kabuğuna birçok şeyde ortak bir güzellik ve özellik var. Bu özelliğin adı altın oran!Yılmaz Sadıklı küçük bir kâinat olan insandan, büyük bir insan olan kâinata kadar, her şeyde bir benzerlik olduğunu gözler önüne sererken , kâinata atılmış gizli imzayı da tanıtmayı hedefliyor. 
Altın Oran, en güzel sanatların devamlı surette sergilendiği kâinat çapındaki sanat galerisinde erişilmesi imkânsız harikulade sanatlara atılan sayısız imzadan bir taneciğini keşfetme imkânı veriyor.
Altın - Muhtelif yazılar
ALTINI DÜŞMAN BELLE 

Sultan Mahmud imanlı, amelli, bilgin bir hükümdardı ama güzel yüzlü değildi.
Bundan müteessir de olmuyordu. Ne var ki halk güzel yüzlü hükümdarları daha çok severdi. Endişesi bundan ileri geliyordu. 
Devrinin büyük velilerinden birine sordu: 
- Efendi Hazretleri, malumdur ki halk güzel yüzlü hükümdarları daha çok sever. Halbuki ben bundan yoksunum. Ama halkımın da beni sevmesini istiyorum, bana ne tavsiye edersiniz? 
Allah dostu şu tavsiyede bulundu: 
- Halkın seni sevmesini istiyorsan altını kendine düşman belle... (Halkın refah ve mutluluğu için onu gözünü kırpmadan harca). 

Altın - Özlü sözler
  • Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç. - Hz. Mevlana
  • Aletlerin en faydalısı kalemdir. Bir şişe mürekkep bir külçe altından hayırlıdır.
  • Allah (c.c.), gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.
  • ‎Allah erkeğe altını haram kılmıştır, neden mi? - Çünkü erkeğe yakışan tek mücevher, kadındır. - Canan Tan
  • Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir. 
  • Altın kaplamadır bazılarının güzelliği, dışı pırıl pırıl ama zifiri dumandır içi.- Şemsi Tebriz
  • Altın ne oluyor, can ne oluyor? / İnci mercan da nedir? / Bir sevgiye harcanmadıktan, / Bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.- Hz. Mevlana
  • Altın prangalar, demir olanlardan çok daha kötüdür.
  • Altından kupa da olsa kuru çeşmeden dolmaz. Kişi ne kadar mert olursa olsun, düşerse dostu olmaz.
  • Altının ne olduğunu mihenk, cimrinin kim olduğunu dilenci bilir. - Sadi
  • Altınları zamanla biriktirerek satın alabilirsiniz. Ancak zamanla biriktirdiğiniz altınları vererek geçen zamanı asla satın alamazsınız. 
  • Aşkın gözlükleri öyle pembedir ki bakırı altın, yokluğu varlık, gözdeki çapağı inci gibi gösterir.
  • Ateş karşısında bozulmayan altın, altın karşısında bozulmayan kadın, kadın karşısında bozulmayan erkek; kalitelidir.     MAKSIM GORKI
  • Elem, bugüne boyun eğmişlik ile geleceğin umudu arasındaki altın halkadır. Uyku ile uyanıklık hali arasındaki alaca karanlıktır.
  • Eşeğe altın semerde vursan; eşek yine eşektir. 
  • Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler. - Hz. Mevlana
  • Ey insanoğlu! Bazen ağlıyorsun, gözyaşı döküyorsun, bazen de altın sevdasına kapılıyor, toprak eliyor, altın kırıntıları arıyorsun! Fakat düşünmüyorsun ki, sen, altın madenisin, değerli bir kimyasın. - Mevlana Celaleddin Rumi
  • Her gün biri çıkar, başlar ben ben demeye, / Altınları gümüşleriyle övünmeğe. / Tam işleri dilediği düzene girer: / Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye
  • Her parlayan altın değildir. - Cervantes 
  • Hiçbirşey için "benimdir" deme. Sadece de ki; "yanımdadır!" Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, ne de keder. Daima seninle kalmaz.  - H. Lawrence
  • Sevdiklerimize vereceğimiz en değerli hediye,ne altın ne de mücevher. Yalnız kendimizden bir küçük parça. RALDP WALDO EMERSON 
  • Söz gümüşse, sükut altındır. Sözü altın olanınsa susması intihardır.
  • Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
  • Ulusların zenginliği ipek, pamuk, altın değil, insandır. - RICHARD HOVEY 

Altın - Risale-i Nur Külliyatı
Meselâ, burada gözünüz önünde bir darağacı dikilmiş. Onun yanında bir piyango-fakat pek büyük bir ikramiye biletleri veren-dairesi var. Biz buradaki on kişi, alâküllihâl, ister istemez, hiç başka çare yok, oraya dâvet edileceğiz, bizi çağıracaklar. Ve çağırma zamanı gizli olmasından, her dakika ya "Gel, idâm biletini al, darağacına çık" veyahut "Gel, milyonlar altın kazandıran bir ikramiye bileti sana çıkmış; gel, al" demelerini beklerken, birden kapıya iki adam geldi. Biri yarı çıplak, güzel ve aldatıcı bir kadın, elinde zâhiren gayet tatlı, fakat zehirli bir helva getirip yedirmek istiyor. Diğer biri de, aldatmaz ve aldanmaz, ciddî bir adam, o kadının arkasından girdi. Dedi ki:

Sözler | On Üçüncü Söz 

İşte eğer aklın sönmemiş ise, kalbin kör olmamış ise anlarsın ki, bir şeyi kemâl-i suhûlet ve intizamla herşey yapan ve her şeyi kemâl-i mîzan ve intizamla san´atkârâne birtek şey yapan, her şeyin Sâniine has ve Hâlık-ı Küll-i Şeye mahsus bir sikkedir. Meselâ, görsen, hârikapîşe bir zât, bir dirhem pamuktan yüz top çuha ve ipek veya patiska gibi mütenevvi´ sâir kumaşları o tek dirhem pamuktan nesc etmekle beraber, helva, baklava gibi çok taamları dahi ondan yapıyor. Sonra görsen ki, o zât, demiri ve taşı, balı ve yağı, suyu ve toprağı avucuna alır, bir güzel altın yapar; elbette katiyen hükmedeceksin ki, o zât, öyle kendine has bir san´ata mâliktir. Bütün anâsır-ı arzıye onun emrine musahhar ve bütün mevâlid-i türâbiye onun hükmüne bakar. Evet hayattaki tecellî-i kudret ve hikmet, bu misâlden bin derece daha acîbdir. İşte, hayat üstündeki çok sikkelerden birtek sikke.

Sözler | Yirmi İkinci Söz