Kafir - Ansiklopedik bilgi
Kafir

1. (isim, din b.) Tanrı´nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse
2. (ünlem) Sevilen birine takılmak, sitem etmek için kullanılan bir seslenme sözü
3. Acımasız, zalim kimse
4. Genellikle Müslüman olmayanlara verilen ad

Kafir - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 19. ayet:
Ya da (bunlar) karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek(ler)le yüklü, "gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle"; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Oysa Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır.

Bakara (Sığır) Suresi 24. ayet:
Ama yapamazsanız -ki kesin olarak yapamayacaksınız- bu durumda kafirler için hazırlanmış ve yakıtı insanlar ile taşlar olan ateşten sakının. 

Tegabun (Aldanış) Suresi 2. ayet:
Sizi yaratan O´dur; buna rağmen sizden kiminiz kafirdir, kiminiz mü´min, Allah, yaptıklarınızı görendir.

Hakka (Gerçekleşen) Suresi 50. ayet:
Gerçekten o (Kur´an), kafirler için bir hasrettir.

Nuh Suresi 26. ayet:
Nuh "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt  edinen hiç kimseyi bırakma." dedi.

İnsan Suresi 4. ayet:
Doğrusu biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.

Nebe (Haber) Suresi 40. ayet:
Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek.

Abese (Surat Astı) Suresi 42. ayet:
İşte onlar da, kafir, facir olanlardır.

Mutaffifin (Kandıranlar) Suresi 34. ayet:
Artık bugün, iman edenler, kafir olanlara gülmektedirler.

Mutaffifin (Kandıranlar) Suresi 36. ayet:
Nasıl, kafir olanlar, işlediklerinin "feci karşılığını gördüler mi?"

Kafirun (İnkarcılar) Suresi 1. ayet:
De ki: "Ey kafirler."

Kafir - Kitap Tanıtım
Mümin - Kafir Vecdimin Penceresinden / Bir Pırıltı Binbir Işık 

Necip Fazıl Kısakürek
BÜYÜK DOĞU YAYINLARI

Şeytan daima mübalağanın yanındadır. Her ne işte olursa olsun, mübalağanın yanında.. Yani hakikati karartmanın yanında.. Çok defa tefritte, olamayınca ifrattadır..
Ah itidal!.. Sen ne büyük sırsın!
Kafir - Muhtelif yazılar
6 – İnkâra saplananları ise ister uyar ister uyarma onlar için birdir, imana gelmezler. [10,96]

İnkâra saplananlardan burada maksat, Ebû Cehil, Ebû Leheb gibi imana gelmeyeceklerini Allah’ın bildiği muayyen kâfirlerdir. Bütün kâfirler değildir.

7 – Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerine de bir perde inmiştir. Bunların hakkı büyük bir azaptır. [61,5; 6,110; 4,155]

Bakara sûresinin ilk beş âyeti müminlerin, müteakip iki âyeti kâfirlerin, gelecek 8. âyetten itibaren onüç âyet ise münafıkların bariz sıfatlarını anlatmaktadır.
(Prof. Dr. Suat YILDIRIM - Kur´an-ı Hâkim ve Açıklamalı Meali)

Kafir - Muhtelif yazılar
KÂFİR Mİ? MÜMİN Mİ? 

İmam-ı Azam´ın da bulunduğu bir mecliste birisi şöyle bir soru sordu:
"Bir adam ki, cenneti istemez, 
cehennemden korkmaz, 
ölü eti yer, 
rüküşüz secdesiz namaz kılar, 
görmediğine şahitlik eder, 
fitneyi sever, hakkı istemez, 
bu adam kafir midir, mümin mi?" 
Mecliste bulunanlar ağız birliği etmişçesine "Bunlar kafirin sıfatlarıdır, böyle bir adam kafirin ta kendisidir." dediler. 
İmam-ı Azam susuyordu:
"Ya imam sen ne dersin?" dediler. 
İmam-ı Azam, "Bunlar müminin sıfatıdır, böyle biri müminin ta kendisidir" dedi.
itiraz ettiler: 
"Ya imam nasıl olur, mümin cenneti istemez mi, cehennemden korkmaz mı?.." diye. 
İmam tek tek açıkladı:
"Gerçek (bilinçli) mümin cenneti istemez, sahibini (Allah´ı) ister, 
cehennemden korkmaz, sahibinden korkar,
ölü eti dediğiniz balıktır,
görmediğine şahitlik eder, çünkü Allah´ı görmez ama kesin inanır, 
rükusuz secdesiz kıldığı namaz cenaze namazıdır, 
fitneyi sever, çünkü fitneden maksat mal ve evladdır, 
(Kur´an´da mal ve evladın müminler için fitne -imtihan- olduğu belirtilmiştir); hakkı istemez, çünkü haktan kasıt ölümdür, mümin de olsa ölümü temenni etmez."
Kafir - Özlü sözler
  • Gel, gel, ne olursan ol yine gel, ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel. - Mevlânâ Celâleddîn Rûmî
  • Bas müslümanın kuyruğuna gör kafirin kim olduğunu.
  • Bazı kimseler modern olmayı kafir olmak sayıyorlar. Asil kafirlik onların bu inanışıdır. 

Kafir - Risale-i Nur Külliyatı
Demek, Hazret-i Âdem´in Cennetten ihracı ayn-ı hikmet ve mahz-ı rahmet olduğu gibi, küffârın da Cehenneme ithalleri haktır ve adalettir. Onuncu Sözün Üçüncü İşaretinde denildiği gibi, çendan kâfir az bir ömürde bir günah işlemiş; fakat o günah içinde nihayetsiz bir cinayet var. Çünkü, küfür, bütün kâinatı tahkirdir, kıymetlerini tenzil etmektir ve bütün masnuatın vahdaniyete şehadetlerini tekziptir ve mevcudat aynalarında cilveleri görünen esmâ-i İlâhiyeyi tezyiftir. Onun için, mevcudatın hakkını kâfirden almak üzere, mevcudatın Sultanı olan Kahhâr-ı Zülcelâlin, kâfirleri ebedî Cehenneme atması ayn-ı hak ve adalettir. Çünkü nihayetsiz cinayet nihayetsiz azâbı ister.

Mektubat | On İkinci Mektup 

Lâkin âkıbetü´l-âkıbe, her dem yine hakkındır. Kuvvetin bir hakkı var, bir sırr-ı hilkati var. İkinci nokta şudur:
Her Müslim´in her vasfı Müslim olmak vacip iken, haricen her dem vâki´, sabit değildir.
Öyle de, her kâfirin her vasfı kâfir olmak, küfründen neşet etmek yine lâzım değildir.
Her fâsıkın her vasfı fâsık olmak, fıskından neşet etmek, öyle de, her dem sabit değildir.
Demek bir kâfirin Müslim olan bir vasfı, Müslim´deki lâmeşrû vasfına galip olur. Bilvâsıta, o kâfir dahi ona galiptir.
Hem, dünyada hayatın hakkı şâmil ve âmmdır. O rahmet-i âmmenin bir cilve-i mânidar, onun bir sırr-ı hikmeti var; küfür mâni değildir.

Sözler | Lemeât