Yalan - Yalan söylemek - Ansiklopedik bilgi
Yalan 

1. (isim) Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır
2. Yalancı kimse
3. (sıfat) Uydurma
Yalan - Yalan söylemek - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 10. ayet:
Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azab vardır.

Bakara (Sığır) Suresi 39. ayet:
"İnkâr edip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise; onlar, ateşin halkıdırlar ve orada süresiz kalacaklardır."

Rahman (Merhametli) Suresi 73. ayet:
Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Mutaffifin (Kandıranlar) Suresi 17. ayet:
Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.

İnşikak (Yarılma) Suresi 22. ayet:
Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.

Buruc (Burçlar) Suresi 19. ayet:
Hayır; inkâr edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.

Şems (Güneş) Suresi 11. ayet:
Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;

Şems (Güneş) Suresi 14. ayet:
Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla "onları yerle bir etti, kırıp geçirdi"; orasını da dümdüz etti.

Leyl (Gece) Suresi 9. ayet:
Ve en güzel olanı yalan sayarsa,

Leyl (Gece) Suresi 16. ayet:
Ki o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Tin (İncir) Suresi 7. ayet:
Öyleyse bundan sonra, hangi şey sana dini yalanlatabilir?

Alak (Asılıp Tutunan) Suresi 13. ayet:
Gördün mü? Ya (bu engellemek isteyen) yalanlıyor ve yüz çeviriyor ise. 

Alak (Asılıp Tutunan) Suresi 16. ayet:
O yalancı, günahkar olan alnından.

Maun (Yardımlaşma) Suresi 1. ayet:
Dini yalanlayanı gördün mü?

Yalan - Yalan söylemek - Kitap Tanıtım
Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?
Paul Ekman 

Bestseller özelliğini kaybetmeyen kitapları; sosyal hayat, iş yaşamı ve siyasete getirdiği şeffaflık anlayışı, sevilen dizilere bile konu olmuş yaşamıyla Paul Ekman, yaşayan bir dahi ve 20. yüzyılın en başarılı bilim adamlarından biri olarak kabul ediliyor. Paul Ekman, Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın? kitabıyla artık Türkçe´de.
Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?´da duygularımızla, gerçek düşüncelerimizle yüzleşeceğiz. Kendimizi nasıl ifade ettiğimizi, kimi zaman nasıl yanlış anlaşıldığımızı ve gerçekleri nasıl sakladığımızı göreceğiz. Vücut dilimizi, ses tonumuzu, mimiklerimizi takip ederken, kendimizi yeniden tanıyacağız. Aslında gerçek bütün yüzümüzden okunuyor. Gerçeği okuyabilenlerden olabilmek için, bugün FBI, CIA ve ATF gibi hükümet kurumlarının, avukatların, yargıçların ve polislerin, ayrıca Pixar ve Industrial Light and Magic gibi animasyon stüdyolarının da dahil olmak üzere çeşitli şirketlerin duygusal ifadeler konusunda sıklıkla kullandığı Yüz Hareketi Kodlama Sistemi´ni öğreneceğiz. Yüz ifadelerinden duyguları ve düşünceleri tanıyabileceğiz, okuyabileceğiz.
"İnsanlar mutlu olmak isterler. Pek çoğumuz bir tiyatronun güvenli sınırları ya da bir romanın arka ve ön kapakları dışında korku, kızgınlık, mutsuzluk ve ıstırap gibi duyguları deneyimlemek istemeyiz. Yine de bu duygular olmadan da yaşayamayız. Buradaki mesele, bu duygularla nasıl daha iyi bir hayat sürdüreceğimizdir. Kişinin duygusal yaşamının gelişimi konusunda son kırk yılda öğrendiğim ve yararlı olduğuna inandığım her şeyi bu kitaba dahil ettim. Yazdıklarımı çoğunlukla kendi deneylerimle ya da duygular üzerine çalışan diğer bilim insanlarının deneyleriyle destekledim. Uzmanlığım ağırlıklı olarak duyguların yüzdeki ifadelerinin okunması ve ölçülmesi üzerine gelişti. Bu konuda, oldukça donanımlı bir biçimde, karşılaştığım yabancıların, dostların ve aile fertlerinin yüzlerindeki neredeyse herkesin gözünden kaçan incelikleri görebilir hale geldim; böylelikle çok fazla bilgi topladım. Anlattığım şeylerin pek çoğu, yüzdeki ifade biçimleri konusunda yapmış olduğum kültürler-arası çalışmalardan etkilendi. Bu çalışmalardan elde ettiğim kanıtlar genel olarak psikoloji disiplinine, özel olarak ise duygulara bakış açımı mutlak anlamda değiştirdiler. "     
Paul Ekman 
Yalan - Yalan söylemek - Muhtelif yazılar
İMAM-I ÂZAM VE KADILIK 

Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir. Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu. 
Abbasi Halifesi Me´mun İmam-ı Azam´ı Kufe´ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı. İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi. 
- Ben kadılık yapamam, dedi. 
Halife de herkes de kabul ederdi ki ondan iyi kadılık yapacak bulunamazdı. Bu nedenle Halife sert çıktı: 
- Yalan söylüyorsun, sen kadılık yaparsın! 
İmam-ı Azam akan suları durduracak şu cevabı verdi: 
- Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam, çünkü yalancıdan kadı olmaz. Eğer "yapamam" dediğim zaman doğru söylüyorsam, sözümün gereği olarak kadılık yapamam. O halde her iki halde de kadılık yapamam. 
Yalan - Yalan söylemek - Muhtelif yazılar
İYİLİK İÇİN SÖYLENEN YALAN 

Vaktiyle bir padişah, ellerindeki esirlerden birini, diğer esirleri kışkırtıyor, isyana teşvik ediyor, diye cezalandırmak istedi.
Bu tür suçların cezası da idamdı. Esir bunu bildiği için,
"Ölümden öte yol yoktur" felsefesiyle, kendi dilinde padişaha sövüp saydı, iyice içini döktü.
Padişah esirin dilinden anlayan bir vezire,
"Neler söylüyor bu adam?" diye sordu.
Vezir, temiz yaratılışlı, iyilik yanlısı biriydi.
Esirin küfürler savurduğunu değil de 
"Ben bir hata ettim bir padişah olarak sana yakışan ise affetmektir.
Allah da bağışlamayı ve bağışlayanları sever, diyor" dedi.
Vezirin bu sözleri üzerine padişah merhamete geldi ve esiri affetti.
Fakat esirin dilinden anlayan kötü yürekli bir başka vezir müdahale etti: 
- Padişahım, bu esir söylenenlerin tam tersine size en ağır küfürleri savurdu, ağzına geleni söyledi dedi.
Padişah yerinde bir soyluluk gösterisinde bulundu. Kötü yürekli vezire hitap ederek,
"Önceki vezirimin söylediği yalan, senin söylediğin doğrudan daha çok hoşuma gitti. Senin gammazlığına itibar etmiyorum" dedi ve af kararını geri almadı.
Yalan - Yalan söylemek - Muhtelif yazılar
YALAN DÜNYA
 
Kenan Rıfai, oturduğu köşe minderinden pencereye doğru baktıktan sonra, etrafındakilere:
-İşte size bir yalan... Falanca geçiyor! demiş. Odada bulunanlar, hemen ayağa kalkıp pencereden dışarı bakmışlar.
Kenan Rıfai, bunun üzerine gülümseyerek:
-Size, bir yalan dediğim halde yine eğilip baktınız! İşte dünya da böyledir!... Yalan olduğunu bile bile her cevrine (çilesine) katlanıyoruz!
Yalan - Yalan söylemek - Muhtelif yazılar
ZAHMET OLUR
 
Konyalı Hacı Veyiszade şaka bile olsa yalan söylemezmiş. 
Dostları bir gün karar verirler küçükte olsa bir yalan söyleteceklerdir ona ve evine ziyarete giderler. 
Sohbet başlar kısa bir süre sonra Hacı Veyiszade ayağa kalkar,  
- Ben size bir çay demleyeyim. 
Dostları için fırsat doğmuştur; 
- Aman hocam derler, zahmet olur. 
Akıllarınca o da "Hayır zahmet olmaz." diyecek, böylece küçük de olsa bir yalan söylemiş olacaktır.
Veyiszade hemen cevap verir:
- Olur ama ben yine demleyeyim.
Yalan - Yalan söylemek - Muhtelif yazılar
Tuzlu kahve 

Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika bir şeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı... "Ben artık gideyim" demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı. "Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi. "Kahveme koymak için." Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı.

Kız, merakla "Garip bir ağız tadınız var." dedi.. Delikanlı anlattı: "Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum... Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki..." Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri... Kız da konuşmaya başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi...

O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu... Tatlı ve sıcak. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii... Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu... Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü... 40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. "Ölümümden sonra aç" diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında: "Sevgilim, bir tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.

İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki, şeker diyecekken "Tuz" çıktı ağzımdan. Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok... İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, her şeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da..." Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında bir gün biri, kadına "Tuzlu kahve nasıl bir şey?" diye soracak oldu..

Gözleri nemlendi kadının... Çok tatlı!.. dedi.
Yalan - Yalan söylemek - Muhtelif yazılar

Yalan
Tohumdur.
Bire kırk verir.
Verdiği kırkın her biri
bir tohumdur ki
O da bire kırk verir.
***
Bilgi de tohumdur.
Bire yüz verir.
Verdiği yüzün her biri
Bir tohumdur ki;
sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.
***
Zeka
Sudur.
Tohumları yeşertir.
Yalanı da bilgiyi de.
***
Yetenek
Topraktır.
Ne ekersen onu biçersin.
Ekmezsen üzerinde ayrık otları biter.
***
Emek
Güneştir.
Tohuma da, suya da,toprağa da hayat verir..
***
Kader
Çadırındaki kilim gibidir.
İpliğini Ulu Manitu verir
Sen dokursun.
Deseni sendendir,
renkleri Tanrı´dan.
***
Şans
Doğal gübredir.
Ne zaman nereye düşeceği belli olmaz.
Kilimine düşerse kirletir. Desenini değiştirir.
Oysa toprağına düşerse besler.
Bu kitabe okuyana ilham,
yazana derman,
dağıtana şans getirir.
               Kızılderili Kitabesi´nden

Yalan - Yalan söylemek - Özlü sözler
  • Abartma, dürüst insanların yalanıdır.     Maistre
  • Affetmek fazîlettir. Kararlı olmak metâ’dır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zâyi olmaktır. Doğruluk emânet, yalancılık hıyânettir. İnsâf rahatlık, şer küstahlıktır. Emânete hıyânet etmemek, îmândandır, güler yüzlülük ihsândandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanâat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır. Hased yıpratır, nefret çökertir. - Hz. Ali (r.a.)
  •  Aldanma cahilin kuru lafına; kültürsüz insanın külü yalandır..Hükmetse dunyanın her tarafına; arzusu hedefi yolu yalandır. - Aşık Veysel Şatıroğlu
  • Annem yalan söyledi. Dadım yalan söyledi. Öğretmenim yalan söyledi. Bana söylenenlerin tam tersi bir dünyada ne yapılabileceğini nerden bilebilirim ki? - G.Bernard
  • Asıl ikiyüzlü, kendi yanılgısını kavrayamaz hale gelip, içtenlikle yalan söyleyendir. - Andre Gide
  • Aslını gizleyemez insan, giydiği kaftanlarla. Bilmez ama kendini kandırır; söylediği yalanlarla. - Mehmet Akif Ersoy
  • Az yalan söylenemez, yalan söyleyen her yalanı söyler. - VICTOR HUGO
  • Bana yalan söylediğine üzülmedim, bundan sonra sana inanamayacağıma üzüldüm. - Friedrich Nietzsche
  • Bana yalanlar söylese yetinecektim. Ama yalan söyledi. - Özdemir Asaf
  • Belki de yalancı arkadaşlarına bir teşekkür borçlusun, Sana gerçek dostalarının kıymetini hatırlattıkları için. - V.Hugo
  • Bir hayat kırıldığı zaman yeniden biraraya getirilemez, yalancıktan onarılır,kırık parçalar üzerine zamk sürülebilir;ama kırığın yapıştırıldığı nokta her zaman gözönünde kalır.
  • Bir mezar taşıdır insandan yarına kalan; onu da başkası yaptırır, gerisi yalan.
  • Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer. - KENYA atasözü
  • Birgün bensizlik çalar kapını. Benli dünleri düşünür, avunursun. Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun! - Nazım Hikmet
  • Bu dünya için sıradan bir yalan olabilirsin. Ama belki de birisi için, onu hayata bağlayan tek gerçeksin. - Tolstoy
  • Büyük yalancılar, büyük sihirbazlardır. - Adolf-Hitler
  • Büyük yalanların merkezinde yaşayan insanlar, bir süre sonra kendilerini de koca bir yalan olarak görmeye başlarlar.
  • Çok yalan söyleyenin ettiği yemin de çok olur.     ALFIERI
  • Denir ya aşk iki kişilik, yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan! Çünkü aşk acısı hep tek kişilik. - Cemal Süreyya
  • Dilsiz ol, yalancı olma.    Hz.Ali (r.a.)
  • Doğru her zaman yüce, yalancı her zaman aşağı ve cücedir.    Hz.Ali (r.a.)
  • Doğru pabucunu giymeden, yalan dünyayı dolaşır.    Mark Twain
  • Doğru söylediğin zaman kimse inanmayacak. İşte, yalan söylemenin cezası budur. - Talmud
  • Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir. - Sadi-i Şirazî
  • Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir.    Hz.Ebubekir (r.a.)
  • Dünyanın, bir boğanın boynuzları üzerinde durmadığını biliyoruz ve yine biliyoruz ki, Dünya yalanların boynuzu üzerinde durmaktadır!    Mehmet Murat İldan
  • Dünyayı olduğu gibi kabul et.Gülümsemeleri ve sıkıntılarıyla sevgisi, dostluğu, yalanı ve gerçeğiyle; yarının nefsine bağlı planlarıyla, gençliğin düşleri gibi gelip geçen umutlarıyla. - Charles Swain
  • Eğer yalan söylemeyi bilmiyorsan, sana yalan söylendiğini de bilemezsin.
  • En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım. İnandığımı sandılar; bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım.
  • En büyük yalancı kimdir? En çok kendinden bahseden.
  • Ey dost aynaya iyi bak; bir güzelin ihtiyarlığındaki çirkinliğini düşün. Bir binanın harabeye nasıl dönüştüğünü hatırla. Aynadaki yalana güvenme. Aynada gördüğün fani güzelliklerin aldatıcılığını unutma. - Hz. Mevlana
  • Ey oğlum ! Yalandan çok sakın. Çünkü dinini bozar ve insanlar yanında şerefini düşürür. Bununla birlikte hayanı, değerini ve makamını kaybedersin.     Lokman Hekim
  • Gercek sevgi ihanetin en tatlı en zevk verici güzelliği kadar ihtişamlıdır. Gercek olmayan sevgi yalanın ve hiyanetin insanda bıraktığı burukluk kadar tatsız, karıştırılmış küllerden kalkan toz bulutu kadar gizemlidir.
  • Gerçeği anlatmak bir kaç saniyeden fazla sürmez ki... Ama yalan dolanırda dolanır.
  • Gerçek daha ayakkabılarını bile giyemeden yalan dünyanın yarısını dolaşır. - Mark Twain
  • Göz yumulan yalanlar, bir gün vicdan olup yüreklere saplanır.
  • Güle sormuşlar: - Neden dikenlisin ? - Beni yalandan değil gerçekten seven tutabilsin diye.
  • Güler yüzle söylenen bir yalanı bir anda yuttuğumuz halde acı gerçeği ancak damla damla yutarız. 
  • Gün gelir ve anlar ki insan; yaşadığı herşey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızık kalır. - Cengiz Aytmatov
  • Günah işlemenin birçok araçları vardır, fakat yalan bunların hepsine uyan bir saptır.    Oliver Wendell Holmes
  • Hayatına girerken farklı sandığın kişinin, aslında diğerleri gibi olduğunu terkedilince anlarsın. Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler, Biri daha iyi oynar oyununu. Hepsi bu! Can Yücel
  • Hayatınıza "onsuz yaşayamam" dediğiniz biri girip çıkmıştır mutlaka. Ne kadar büyük yalancıymışız meğer, hepimiz yaşıyoruz hala. - SUNAY AKIN
  • Hep bir gideni olduğu için, her aşkın bir "kalanı", ve hep bir biteni olduğu için, her aşkın bir "yalanı" vardır. - Victor Hugo
  • Herkesin yalan olduğunu bildiği bir yalan hala yalan mıdır?
  • Herşeyden öte, kendine yalan söyleme. - Fyodor Dostoyevski
  • Hiç kimse yalanı sürekli sürdürecek kadar zeki değildir. Ve hiç kimse bu yalanlara sonsuza kadar inanacak kadar aptal değildir. - Huxley
  • Hoşumuza giden yalanları avuç dolusu yutarız da, acı gerçekleri yudum yudum içeriz. - DIDEROT
  • İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır. Nifakın temeli ise yalandır. - Hasan ı Basri Hazretleri
  • İnanılmayacak şeylere inanıyorum demek yalan söylemektir.     VOLTAIRE
  • İnsan, dünyaya kendini gerçekleştirmek için gelir. Yalan! İnsan, dünyaya haddini bilmek için gönderilir. - Oğuz İNAN
  • İnsanı hayvandan ayıran şey; yalandır.
  • İnsanın kendi vatanı için yalan söylemesi bir vatanseverlik sanatıdır. Buna diplomasi denilir. (Ambrose Bierce)
  • İnsanlar, yalan söylemek zorunda kaldıkları kimselerden nefret ederler.     Victor Hugo
  • İnsanları yalan söylediklerinde dinlemeyi severim. Çünkü; Olmak istedikleri ama olamadıkları insanları anlatırlar. - Tolstoy
  • İşciler haklarını yalanlarla alırsa demektir ki işyeri yalancı.     Mihail Bakunin
  • Kadınlar duyduklarına aşık olur, erkeklerse gördüklerine. O yüzden kadınlar makyaj yapar, erkekler ise yalan söyler.
  • Kadınlar, gururlarını kurtaran yalanlardan hoşlanırlar.    G.F.ATHERTON
  • Kalp katılığı, çok yalan ve hasetten meydana gelir.    Hz.Ebubekir (r.a.)
  • Kendi kendine inanmayan her zaman yalan söyler.    Friedrich Nietzsche
  • Konuşmaların büyük kısmı nasıl yalan söyleneceğini bilmekten oluşacaktır. - Desiderius Erasmus
  • Ne garip değil mi? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız. - Dostoyevsky
  • Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul. - Özdemir Asaf
  • Oğulcağızım; sakın yalanı diline alma! O serçe gibi tatlıdır. Bir daha ağzından çıkaramazsın. - Lokman Hekim
  • Öfke yalan söylemez. - Marcus Aurelius
  • Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen. - Buddha
  • Özür, yalandan daha korkunç, daha kötüdür; üstü örtülmüş bir yalandır çünkü.  ALEXANDER POPE
  • Sadece seni seviyorum diyen bir erkek, "sadece mağazaları gezeceğim, birşey almayacağım" diyen bir kadın kadar yalan söylemiştir. 
  • Sahteliğin de doğruluk gibi tek bir yüzü olsa her şey daha kolay olurdu. O durumda yalancı ne söylediyse, tam tersini doğru kabul ederdik. Oysa gerçeğin zıttının, yüz binlerce yüzü ve sonsuz bir alanı vardır. - Montaigne
  • Sana güvenmekte zorluk çekmemin tek sebebi, yalan söylemenin benim için ne kadar kolay hale geldiğini bilmem. - Charles Bukowski
  • Sanat doğruyu yalan gibi, siyaset de yalanı doğru gibi gösterir.
  • Sanat gerçeği bize farkettiren bir yalandır. - Pablo Picasso
  • Sanat, gerçekleri tanımamıza yardımcı olan bir yalandır.    Pablo Picasso
  • Sen yalan içinde yaşıyorsun, ben hakikatte iddiası, bir insanın ötekine söyleyebileceği en acımasız sözdür. - Lev Tolstoy
  • Söylediğin her yalandan sonra "keşke hep çocuk kalsaydım" deme. Çünkü söylediğin her yalanda yeterince küçüldün zaten gözümde. - Sunay Akın
  • Tahta diye küçümsenen Pinokyo´nun bile yalan söylerken burnu uzuyordu. Ya şimdi ki insanların; yüzü bile kızarmıyor. - P. Coelho
  • Tam unuttum dersin, karşına çıkar tebessüm eder ve yine bağlar seni kendine. Yine inanırsın; yalan olduğunu bilsen bile.
  • Tüm değerlerin celladı olan yalanı çıkaran bir ağzın, diğer insani değerleri kendine sakız yapması en büyük ikiyüzlülüktür.
  • Tüm hayvanlar arasında, tek yalan söyleyen insandır. - Mark Twain
  • Üç türlü yalan vardır; basit yalan, kuyruklu yalan ve istatistik. - BENJAMIN DISRAELI
  • Yalan  doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar. Güneş yalnızda olsa etrafına ışık saçar. Unutma doğruların kaderidir yalnızlık, kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.
  • Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyaların bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum. Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile… Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filan.    Peyami Safa
  • Yalan büyür ve büyür, yüzündeki burun kadar bariz olana kadar. - Carlo Collodi
  • Yalan geçici, doğru ebedidir.    ( Mary Baker Eddy )
  • Yalan iki kişinin eseridir: Biri söyler, diğeri inanır.     Homer Simpson
  • Yalan kadar insanı alçaltan bir şey yoktur. - Çehov 
  • Yalan korkaklığın tortusudur.
  • Yalan ne kadar büyükse, inananı da o kadar çok olur.    Adolf Hitler
  • Yalan söylemeye kalkanın önce kendini inandırması gerekir.    GOETHE
  • Yalan söyleyen herkes mutlaka nefsinin alçaklığını ortaya atmıştır.
  • Yalan söyleyip birini gülümsetmektense, gerçeği söyleyip birini ağlatmak daha iyidir. - Paulo Coelho
  • Yalan ve yanlış olan davalar daima parlak görünür; zira fuhuşun felsefesini yapmak, namusun müdafasını yapmaktan daha kolaydır.
  • Yalan zekâ işidir. Dürüstlük ise cesaret. Eğer zekân yetmiyorsa yalan söylemeye, cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene. - Victor Hugo
  • Yalan, dört nala gider; gerçek, adım adım yürür fakat, gene de vaktinde yetişir. NORVEÇ atasözü
  • Yalan, güven ve emniyeti, huzur ve itimadı yok eder.    ŞAFİİ
  • Yalana borçlu olduğumuz mutluluk gerçek mutluluk değildir. - Heinrich Heine
  • Yalancı, bacaları karartan is gibi, insanın içini de karartır.    Aleksandr Puşkin
  • Yalancı; Allah´a karşı kafa tutan, fakat insanlardan korkan bir serseridir. - FRANCIS BACON
  • Yalancılık; meslek dalı olarak ilan edilmeli artık, çünkü çok fazla ustası var. - Balzac
  • Yalancının cezası, kendisine inanılmaması değil, onun kimseye inanmamasıdır. BERNARD SHAW
  • Yalandan kim ölmüş ki! Ya krizden, ya kazadan, ya kanserden, ya da ecelden ölünüyor... Yoksa bu da mı yalan?
  • Yalanı söküp atmadan gerçeği dikmeye çalışma tutmaz. - CENAP ŞAHABETTİN 
  • Yalanın dostu, gerçeğin de düşmanı çoktur.    ( De Girardin )
  • Yalanın faydası bir defa içindir, gerçeğin faydası ise sonsuz ve olumsuz.    Denis Diderot
  • Yalanlara inanırsın ve sonunda kendin hariç kimseye güvenmemeyi öğrenirsin. - Marilyn Monroe
  • Yanlış anlayanlar tarafından söylenen bir doğrudan daha kötü hiç bir yalan yoktur.     William James
  • Yarım hakikat çok kere muazzam bir yalandır.    Benjamin Franklin
  • Yazı ile insan daha iyi yalan söyleyebilir.    Bernard Shaw
  • Yeterince büyük bir yalan söyleyip yeterince sık tekrarlarsanız inanılır. - Adolf-Hitler
  • Yıkmak düzeltmekten, yalan söylemek ispatlamaktan daha kolaydır.     Arthur Schopenhauer
  • Zenginliğin en iyisi akıl zenginliğidir. En büyük fakirlik de ahmaklıktır. En büyük yalnızlık kendini beğenmektir. En büyük şeref güzel ahlaktır. Hz. Hasan, Babacığım bu dört tanesi. Bana diğer dördünü öğret. dediğinde ise Hz. Ali şöyle buyurur: Ahmakla arkadaş olmaktan sakın. Sana faydalı olmak isterken zararı dokunur. Yalancı ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir. Cimri ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o kendisine en çok ihtiyaç duyduğun anda senden uzaklaşır. Fasıkla, kötü kimse ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o, çok değersiz bir şeye seni satar. - HZ ALİ (r.a.)

Yalan - Yalan söylemek - Risale-i Nur Külliyatı
Çünkü şu meselenin ortası yoktur. Zîrâ, farz-ı muhâl olarak, Kur´ân kelâmullah olmazsa, Arştan zemine düşer gibi sukut eder, ortada kalmaz. Mecmâ-ı hakâik iken menba-ı hurâfât olur. Ve o hârika fermanı gösteren zât (hâşâ, sümme hâşâ) eğer Resûlullah olmazsa, âlâ-yı illiyyînden esfel-i sâfilîne sukut etmek ve menba-ı kemâlât derecesinden mâden-i desâis makamına düşmek lâzım gelir; ortada kalmaz. Zîrâ, Allah nâmına iftira eden, yalan söyleyen, en ednâ bir dereceye düşer. Bir sineği dâimî bir sûrette tavus görmek ve tavusun büyük evsâfını onda her vakit müşâhede etmek ne kadar muhâl ise, şu mesele de öyle muhâldir. Fıtraten akılsız, sarhoş bir divâne lâzım ki buna ihtimâl versin.

Sözler | On Beşinci Söz

DOKUZUNCU REŞHA
Arkadaş! Aklı başında olan bir adam münazaralı dâvâlarda yalan söyleyemez. Çünkü, bilâhare yalanının açığa çıkıp mahcup olmasından korkar. Ve keza, bir insan yalan söylediği takdirde pervasız, lâübâli bir tarzda söyleyemez. Ve keza, serbest, heyecanlı söylenmesine girişemez velev âdi bir mesele, küçük bir cemaat içinde, küçük bir vazifede bulunan küçük bir şahıs olsun. Acaba büyük bir vazifeyle vazifedar, pek büyük bir meselede, pek büyük bir şeref ve haysiyet sahibi, pek büyük bir cemaat içinde, pek şedit hasımların karşısında iddia ettiği bir dâvâda yalan ve hilâf-ı hakikat söyleyebilir mi?

Mesnevi-i Nuriye | Reşhalar