İsabet - Ansiklopedik bilgi
İsabet

1. (isim) Hedefe varma, hedefi vurma
2. Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma
3. Öneri, düşünce veya söz yerinde olma
4. Yanılmama
5. Güzel rastlantı
6. (ünlem) "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü
İsabet - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 156. ayet:
Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah´a ait (kullar)ız ve şüphesiz O´na dönücüleriz."

Nahl (Arı) Suresi 34. ayet:
Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp-kuşatıverdi.

Kasas (Tarihi Vakalar) Suresi 47. ayet:
Kendi ellerinin öne sürdükleri dolayısıyla, onlara bir musibet isabet ettiğinde: "Rabbimiz, bize de bir elçi gönderseydin de böylece senin ayetlerine uysaydık ve mü´minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı (seni göndermezdik).

Lokman Suresi 17. ayet:
"Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma´rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.

Şura (Danışma) Suresi 30. ayet:
Size isabet eden her musibet, (ancak) ellerinizin kazandığı dolayısıyladır. (Allah,) Çoğunu da affeder.

Tegabun (Aldanış) Suresi 11. ayet:
Allah´ın izni olmaksızın hiç bir musibet (hiç kimseye) isabet etmez. Kim Allah´a iman ederse, onun kalbini hidayete yöneltir. Allah, her şeyi bilendir.

İsabet - Kitap Tanıtım
Ve Maç Bitti! 
Spora ve Hayata Dair İsabetli Yazılar

Çağlar Baştoklu
KARINCA YAYINLARI

ÇAĞLAR BAŞTOKLU bu kitapta bazen bir film, bazen eski bir şarkı sözü, bazen bir kitap, bazen de yaşadığı döneme damgasını vurmuş bir sporcu ile karşımıza çıkıyor.

Bir sporcunun gözünden 20. ve 21. yüzyıl sosyal yaşamından kesitler de bulacağınız bu kitapta, spor; toplumsal, sosyolojik, felsefi ve politik yönleriyle birlikte, tarihsel açıdan ele alınarak değerlendirilmeye çalışılıyor.

“…bir dönemde karşımıza Beyaz Gölge çıktı. Türkiye’nin yaşadığı sürecin tersine genç kuşaklar için yararlı ve unutulmaz bir örnek sunuyordu.

O dönem Türkiye’de yaşadıklarımıza sanki bizimle birlikte başkaldırmak istiyordu. 
Carver Lisesi çocukları ve koçunun serüvenleri milyonlarca izleyiciyi ekran başına kilitlemişti. Daha o günlerde ABD’de siyahlarla beyazlar arasındaki ayrımı yerle bir etmişti. Benim de uzun yıllar sürecek olan basketbol hayatıma ilk adımımı atmamı sağlamıştı.”
“…Artık Felicita şarkısını Sezen Cumhur ÖNAL’ın programı yerine, büyük alışveriş merkezlerinde eski 45’lik olarak satılan CD’lerden dinleyebiliyoruz.

İçimizde kapanmayan yaralar açan ayaz gecelerin sokak çocuğu Felicita Mehmet’in akıbeti hakkında ise hiçbir bilgi yok…”
“…23 Nisan 1948 günü Atina’da oynanan Yunanistan-Türkiye maçında Lefter’in attığı golle Türkiye galip geldi. Maç sonunda Yunan taraftarlarının hışmına uğrayan Lefter hain ilan edildi. Türkiye’de ise Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül olaylarını yaşadı
İsabet - Muhtelif yazılar
NE İSABET! 

Harun Reşid, bir av sırasında hedefini ıskalayınca, yanında bulunan Behlül Dana Hazretleri:

- İsabet oldu efendim, demiş. Büyük isabet oldu.

Ve Halifenin şaşkın bakışları arasında devam etmiş:

- Yani kuşun hayatı açısından isabet oldu.
İsabet - Özlü sözler
  • Bir milletin geleceği hakkında kehanette bulunmak isteyenler,o milletin gençlerine verilen terbiyeye baksalar, hükümlerinde yüzde yüz isabet ederler.
  • Hedefiniz ay olsun. Iskalasanız bile yıldıza isabet ettirebilesiniz. - W. Clement Stone
  • Hep isabet edene hiç tesadüf denir mi? - İ. Erdinç ŞUMNU
İsabet - Risale-i Nur Külliyatı
Gazve-i Uhud´da, ben Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın yanındaydım. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o gün kavsı kırılıncaya kadar küffâra oklar attı. Sonra bana okları veriyordu, "At" diyordu. Nasl´sız, yani okun uçmasına yardım eden kanatları olmayan okları verirdi ve bana emrederdi: "At!" Ben de atardım; kanatlı oklar gibi uçardı, küffârın cesedine yerleşirdi.
O halde iken, Katâde ibni Numan´ın gözüne bir ok isabet etmiş. Gözünü çıkarıp, gözünün hadakası yüzünün üstüne indi. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm mübarek, şifalı eliyle onun gözünü alıp, eski yuvasına yerleştirip, iki gözünden en güzeli olarak, hiçbir şey olmamış gibi şifa buldu.
Şu vakıa çok iştihar etmiş. Hattâ Katâde´nin bir hafîdi, Ömer ibni Abdi´l-Aziz´in yanına geldiği vakit, kendini şöyle tarif etmiş: "Ben öyle bir zâtın hafîdiyim ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm onun çıkmış gözünü yerine koyup birden şifa buldu; en güzel göz o olmuş" diye, nazım suretinde Haşiye Hazret-i Ömer´e söylemiş, onunla kendini tanıttırmış.
Hem nakl-i sahihle haber verilmiş ki: Meşhur Ebu Katâde´nin, yevm-i Zîkarad denilen gazvede, bir ok mübarek yüzüne isabet etmiş. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm mübarek eliyle meshetmiş. Ebu Katâde der ki: "Katiyen ve asla ne acısını ve ne de cerahatini görmedim." 

Mektubat | On Dokuzuncu Mektup 

Mukaddeme 
Peygamberin delil-i sıdkı, herbir hareket, herbir hâlidir. Evet, herbir hareketinde adem-i tereddüt ve muterizlere adem-i iltifat ve muarızlara adem-i mübalât ve muhalif olanlardan adem-i tahavvüfü, sıdkını ve ciddiyetini gösteriyor. Hem de evamirinde hakikatın ruhuna olan isabeti, hakkıyyetini gösterir. 
Elhasıl: Tahavvüf ve tereddüt ve telâş ve mübalât gibi hile ve adem-i vüsuku ve itminansızlığı imâ eden umurlardan müberrâ iken, bilâ perva ve kuvvet-i itminanla en hatarlı makamlarda olan hareketi ve nihayette olan isabeti ve iki âlemde semere verecek olan zîhayat kaideleri; harekâtıyla tesis ettiğine binaen, herbir fiil ve herbir tavrının iki taraftan, yani bidayet ve nihayetten ciddiyeti ve sıdkı, nazar-ı ehl-i dikkate arz-ı didar ediyor. Bahusus mecmu-u harekâtının imtizacından ciddiyet ve hakkıyet şule-i cevvale gibi; ve in´ikâsatından ve muvazenatından sıdk ve isabet, berk-i lâmi gibi tezahür ve tecellî ediyor. 

Muhakemat | Birinci Maksat