Çöp - Kir - Pislik - Ansiklopedik bilgi
Çöp - Kir - Pislik

Çöp
1. (isim) Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası
2. Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi, gübür

Kir
1. (isim) Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik
2. Utanılacak durum, leke, şaibe

Pislik
1. (isim) Kir
2. Dışkı, necaset
3. Pis olma durumu
4. Kötü, zararlı davranış veya iş
5. Kötü durum
6. Başkalarına zarar veren kimse
Çöp - Kir - Pislik - Ayet mealleri
Hadid (Demir) Suresi 20. ayet:
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, "(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama", bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir "çoğalma-tutkusu"´dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah´tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir. 

Hac Suresi 29. ayet:
Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atik´i tavaf etsinler.

Ahzab (Gruplar) Suresi 33. ayet:
Evlerinizde vakarla-oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah´a ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.

Maide (Ziyafet) Suresi 90. ayet:
Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. 

Enam (Davar) Suresi 125. ayet:
Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam´a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir.

Enfal (Ganimetler) Suresi 11. ayet:
Hani kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın pisliklerini gidermek, kalblerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu.

Tevbe (Tövbe) Suresi 28. ayet:
Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktirler; öyleyse bu yıllarından sonra artık Mescid-i Haram´a yaklaşmasınlar. Eğer ihtiyaç içinde kalmaktan korkarsanız, Allah dilerse sizi kendi fazlından zengin kılar. Şüphesiz Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Yunus Suresi 100. ayet:
Allah´ın izni olmaksızın, hiç kimse için iman etme (imkanı) yoktur. O, akıl erdiremeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik kılar.

Hac Suresi 30. ayet:
İşte böyle; kim Allah´ın haram kıldıklarını (gözetip hükümlerini) yüceltirse, Rabbinin katında kendisi için hayırlıdır. Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının, yalan söz söylemekten de kaçının.

Müdessir (Gizlenen) Suresi 5. ayet:
Pislikten kaçınıp-uzaklaş.

Çöp - Kir - Pislik - Kitap Tanıtım
Çöp Ekonomisi ya da Atık Dedikleri

İsmail Kılınç
EPOS YAYINLARI

Çöp, bugünkü dünyamızda yeni ve dev bir ekonomik sektör oluşturmuştur. 
İçerdiği ekonomik değer nedeniyle büyük kârlılıklar yaratan çöp, artık atık olarak adlandırılmaktadır. 
Atık ve geri dönüşüm kavramları günlük hayatımızın vazgeçilmez kavramları arasına dâhil olmuştur. 
Attığımız her adımda bir “geri kazanım” ve “geri dönüşüm” reklâmına/afişine rastlamak mümkündür. Bu afişler bizi, yani sıradan çöp üreticilerini geri dönüşüme katkı yaparak “sulak alanları, ormanları ve hattâ bir ağacı kurtarmaya”
çağırmaktadır. Oysa, sanayi çöpleriyle kıyaslandığında, evsel çöplerin – sıradan çöp üreticilerinin– dünyayı kirletme oranı milyarda bir bile değildir. 

Sıradan insanlara çağrı yapanlar ise kâr ve rekabetle beslenen büyük sanayi kuruluşlarının kurduğu ya da desteklediği vakıflar/kuruluşlardır. Yani aslında, hem evlerindeki tüketim çılgınlığı hem de işletmelerinin faaliyetleri nedeniyle dünyayı en çok kirletenlerdir. 

Geri dönüşüm/kazanım adına konuşanlar ve kampanyalar düzenleyenler aslında ucuz hammadde, dolayısıyla yüksek kâr peşindedirler. 
Çünkü, “kârlı geri dönüşüm sektörü”ndeki en makbul maddeler kâğıt, cam, plastik, metaller vb. gibi zahmetsizce yeniden satılabilecek olan ürüne dönüştürülebilen maddelerdir. 

Geri dönüşümden en çok bahsedenler, bugün dev ve kârlı bir sektöre dönüşmüş olan “ÇÖP EKONOMİSİ”ni de yaratmışlardır.
Zamanımızda 4X4 “jeep”inden indikten hemen sonra, yüzsüzce çevrenin ve doğanın kirletilmesinden, geri dönüşümden, yeşil teknolojiden, sürdürülebilir bir ekolojiden bahsedenlere sıkça rastlıyoruz. 

Sürdürülebilir ekoloji denilen “şey” ise mevcut kâr oranlarının sürdürülmesinden ve korunmasından başka bir şey değildir.
Bu kitap, “atık ve geri dönüşüm kavramları günlük hayatımıza ne nasıl ve ne zaman dâhil oldu? Bu kavramlar ne işe yarıyor? 
Peki, geri dönüşüm kazanım süreçleri gezegenimizin örtüsü olan doğal hayata ya da yoksullara yararlı olabilecek mi?” Sorularına cevap arıyor.
Çöp - Kir - Pislik - Muhtelif yazılar
Çöpe atıldık 

Halîfe Hârûn Reşîd bir gün Behlül-i Dânâ ile sohbet ederken;
"Ey Behlül! Sana sarayımda bir oda ve hizmetçiler vereyim. Yeter ki bu eski elbiselerden kurtul. Yenilerini giy. İnsanlar arasına karış." dedi. 
Bunun üzerine hazret-i Behlül; 
"Müsâde ederseniz bir danışayım." dedi.
Halîfe; "Kime danışacaksın, kimsen yok ki?" diye cevap verdi. Behlül de; 
"Ben danışacağım yeri biliyorum." dedi ve oradan ayrıldı. 
Hârûn Reşîd arkasından adamlar salıp danışacağı yeri öğrenmek istedi. 
Behlül gide gide şehir dışında bir mezbeleliğe gitti. Başını eğip bir şeyler dinlermiş gibi yaptı. 
Bir şeyler söylendi. Daha sonra oradan ayrıldı. Saraya yöneldi. 
Sultanın adamları ondan önce saraya dönüp hâdiseyi halîfeye bildirmişlerdi.
Behlül huzûra girince, halîfe Hârûn Reşîd ona;
"Ey Behlül! Söyle bakalım vereceğin cevâbı." dedi. 
Behlül; "Danıştım efendim. Lâkin insanlar arasına karışmam mümkün değil." dedi. Halîfe heybetle;
"Ey Behlül! Sen gidip çöplere danışmışsın, haberim oldu." dedi. Behlül de; 
"Doğru söylüyorsun ben de onlara danıştım. Onlar bana cevap verdiler ve; 
Ey Behlül! Biz de vaktiyle en güzel ve nefis yiyecekler idik. Bütün güzellikler bizde idi. Sevgi ve itibarımız çoktu. Ne zaman ki insanlar arasına karıştık. İşte bu hâle geldik. Çöpe atıldık. Sen de sakın insanların arasına karışma." dediler. 
Bu sözlerdeki ince mânâları anlayan Hârûn Reşîd: "Haklısın." deyip düşüncelere daldı.
Çöp - Kir - Pislik - Özlü sözler
  • Berrak bir gönülden kirli su akmaz.Güzel bir ruhtan kötü söz çıkmaz.Hayatta her şey ters gidiyorsa bilki sen ters yöne girmişsin. - Şems-i Tebrizi
  • Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır. Hz. Mevlana
  • Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma; ilk önce senin ellerin kirlenecek. - Tolstoy
  • Camdaki kir ve lekeye takılan,camın ötesini göremez. - Hz. Mevlana
  • Cömertlik sadece verdiklerinizle değil verdiğinizin değeri ile anlaşılır. Çöpe atacağını vermek cömertlik sayılmaz. Verdiğin kıymetinden anlaşılmalı. Verdiğinden pişmanlık duyma, yeterince dağıtamadığından pişman ol. Hz. Mevlana
  • Doğa ve tabiat öyle büyük öyle geniş kalpli ki... Otu çöpü de aynı yerde gülü bülbülüde.
  • Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil, kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir. - Şems-i Tebrizi Hazretleri
  • Hayatta bir gayesi olmayan insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler, ancak suyun akışına kapılırlar.
  • İçteki kiri su Değil, ancak gözyaşı temizler. - Hz. Mevlana 
  • İnsan iftirayı ancak önem vermemekle yenebilir.iftira edileni değil, edeni kirletir. 
  • İnsan kirli bir ırmaktır. Kirli bir ırmağı içine alabilmesi ve bozulmadan kalabilmesi için deniz olabilmeli kişi.
  • Kadın vardır, çerden çöpten aş eder; kadın vardır, pişmiş aşı taş eder.
  • Kimseyi değiştiremezsin hayatta, ve kimse içinde değişmemelisin, kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir.
  • Leş insana göre kötüdür,pisliktir. Köpeğe helvadır,şekerdir. - Hz.Mevlana
  • Olumsuzlukları hoş görmek ne iyidir. Zira bütün ırmaklara su veren deniz bile her çöpü başının üstünde taşır, ama deniz bu kereminden dolayı eksilmez. Zaten sevgi ve hoşgörü insanlıktır. - Hz. Mevlana
  • Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
  • Sizden öncekiler hakkında suizan etmezseniz, arkadan gelenlerin zihinlerini ve dillerini kirletmezsiniz.
  • Temiz elleri olan insanların da kirli düşünceleri vardır.
  • Uzun zaman önce asla bir domuzla güreşmemeyi öğrendim. Hem sen kirleniyorsun, hem de domuzun hoşuna gidiyor. - George Bernard Shaw
  • Yalnızca gerçek dostlarınız size yüzünüzün ne zaman kirli olduğunu söylerler.
  • Yaşamda bir amacı olmayan insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler, ancak suyun akışına kapılırlar. Seneca
  • Zar atmanın bir tek güzel yolu vardır: Zarı çöp tenekesine atmak. - Chatfield
Çöp - Kir - Pislik - Risale-i Nur Külliyatı
Hele mübarek Sûre-i Rahmân, şu zamanın efkâr-ı bâtıla ve firavun-meşrep kafalara yıldırım-misâl saika ile, pek sarih bir surette, her işi Rahmânü´r-Rahîmin diye ispat ve otuz bir defa bir cümle tekrarla, çör-çöpten ibaret olan tabiiyun ve maddiyun tahassungâhlarını, o kudsî harflerinin remziyle zîr ü zeber ediyor. Zaten, Üstadım, çok yerlerde beyan buyurduğunuz gibi, bu kâinat kitabını açan Kadîr-i Zülcelâl ve Hakîm-i Zülkemal, o kitabı kapayıncaya kadar, o kitabın sayfa, satır, harf ve noktalarını hakkıyla izah edecek ve hikmetini gösterecek bir müfessir, bir muarrifi ve o muarrifin verese-i hakikîsini rahmeti muktezasıyla eksik etmeyecek. 

Barla Lâhikası | Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Kısmı ve Üçüncü Zeylinin Nihayetid 

İşte bu iki zat, benim itikadımca, on senelik bir takvâ ile elde edilecek bir kazanç kadar bir kâr buldular. Eğer ikisi, bir kısım gençler gibi sıhhat ve gençliğine güvenip gaflet ve sefahete atılsaydılar, ölüm de onları tarassut edip tam günahlarının pislikleri içinde yakalasaydı, o nurlar definesi yerine, kabirlerini akrepler ve yılanlar yuvası yapacaklardı.
Madem hastalıkların böyle menfaati var. Ondan şekvâ değil, tevekkül, sabır ile, belki şükredip rahmet-i İlâhiyeye itimad etmektir.

Lemalar | Yirmi Beşinci Lem´a