Cevap - Cevap vermek - Ansiklopedik bilgi
Cevap - Cevap vermek

Cevap, (isim) Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt

Cevap vermek
1. Karşılık olarak bildirmek veya söylemek
2. Gereksinimi karşılamak
3. İyi sonuç vermek, iyi sonuç alınmak
Cevap - Cevap vermek - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 186. ayet:
Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.

Maide (Ziyafet) Suresi 109. ayet:
Allah, elçileri toplayacağı gün, şöyle diyecek: "Size verilen cevap nedir?" Onlar da: "Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen´sin Sen."

Enfal (Ganimetler) Suresi 9. ayet:
Siz Rabbinizden yardım taleb ediyordunuz, O da: "Şüphesiz ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediciyim" diye cevap vermişti.

İbrahim Suresi 44. ayet
Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp-korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler, sizler değil miydiniz?

Kehf (Mağara) Suresi 52. ayet:
(Kafirlere) "Benim ortaklarım sandığınız şeyleri çağırın" diyeceği gün; işte onları çağırmışlardır, ama onlar, kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarında bir uçurum koyduk.

TaHa Suresi 89. ayet:
Onun kendilerine bir sözle cevap vermediğini ve onlara bir zarar veya fayda sağlamaya gücü olmadığını görmüyorlar mı?

Enbiya (Peygamberler) Suresi 76. ayet:
Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık. 

Kasas (Tarihi Vakalar) Suresi 64. ayet:
Denir ki: "Ortaklarınızı çağırın." Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu.

Fatır (Yaratan) Suresi 14. ayet:
Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan Allah gibi sana (hiç kimse) haber vermez.

Duhan (Duman) Suresi 23. ayet:
(Allah da:) "Öyleyse, kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, muhakkak takip edileceksiniz." (diye duasını kabul edip cevap verdi).

Cevap - Cevap vermek - Kitap Tanıtım
Cevaplar Kitabı 
Yazar: Carol Bolt
Çevirmen : Erol Erduran - Ömer Erduran

Üzerinde çok düşünüp bir türlü karar veremediğiniz şeyler mi var? 
Bazı sorularınızın yanıtlarını bulmakta zorlanıyor musunuz? 
O zaman, Cevaplar Kitabı’nı elinize alıp sorunuzu zihninizde canlandırın. 
Zamanın doğru olduğunu hissettiğiniz anda parmağınızla kitabı bir sayfasından açın. 
Karşınıza çıkan yanıt size yol gösterecektir. 
BU KİTAPTA TÜM SORULARINIZIN CEVABINI BULABİLİRSİNİZ.
Cevap - Cevap vermek - Muhtelif yazılar
Ne cevap vereceksin? 

Bir zaman Bağdât´ta fiyatlar çok yükselmişti. 
Hayat pahalılığı çekilmez bir hâl aldı. Muhammed bin İsmâil bin Ebî Fudayl gelerek; 
"Ey Behlül! Müslümanların ve bütün insanların hattâ hayvanların rahatlaması için Allahü teâlâya duâ etmez misin?" dedi. 
O şöyle cevap verdi: "Allahü teâlâya yemin ederim ki, ben bu işe karışmam. 
Eğer bir buğday tânesi bir dinar olsa, bize emrettiği gibi Allahü teâlâya ibâdet etsek, O bize vâdettiği gibi rızkımızı verir." 
Sonra ellerini birbirine vurarak;
"Ey dünyâyı ve süslerini toplayan, gözleri uykudan lezzet almayan kimse, nefsinle uğraşıp âhirete bir tedârik yapmadın, kıyâmet gününde Allahü teâlâya ne cevap vereceksin?" dedi. 

Cevap - Cevap vermek - Muhtelif yazılar
OLAY:  Bir piliç, bir yolda karşıdan karşıya geçer.

SORU:  Piliç karşıdan karşıya niçin geçer?

YANITLAR:
RENE DESCARTES:    Yolun öbür tarafına geçmek için.
EFLATUN:    İyiliği için. Gerçek, öteki taraftadır.
ARISTOTELES:    Karşıdan karşıya geçmek pilicin doğasıdır.
KARL MARX:    Tarihsel olarak kaçınılmazdı.
HIPOKRATES:    Pankreasının aşırı salgısı yüzünden.
MARTIN LUTHER KING JR.:    Tüm piliçlerin nedenini açıklamak zorunda kalmadan özgürce karşıdan karşıya geçtikleri bir dünya düşlüyorum.
RICHARD M. NIXON:    Piliç karşıdan karşıya geçmedi, tekrar ediyorum, piliç asla yolun karşısına geçmedi.
BUDA:    Bu soruyu sormak, sizin kendi piliç doğanızı inkâr etmektir.
GALILEI:    Oysa piliç karşıdan karşıya geçiyor...
CHARLES DE GAULLE:    Piliç belki yolun karşısına geçti, ama otoyolun karşısına henüz geçmedi.
EINSTEIN:    Pilicin yolun karşısına geçmesi ya da yolun pilicin ayakları altında yer değiştirmesi, tümüyle sizin gösterdiğiniz referansa bağlıdır.
BILL CLINTON:    Anayasa üzerine yemin ederim ki bu piliçle aramda hiç bir şey geçmemiştir.
GEORGE W. BUSH:    Pilicin bu yolda BM kararlarına rağmen cezalandırılmadan karşıdan karşıya geçmesi, demokrasiye, özgürlüğe ve adalete kafa tutmaktır. Bu durum, o yolu bizim çoktan bombalamış olmamız gerektiğini göstermektedir.
SÜLEYMAN DEMİREL:    Piliç geçmişse geçmiş, geçmemişse geçmemiştir.
TANSU ÇİLLER:    Bu memleket için karşıdan karşıya geçen piliç de bizimdir, üstünden geçen traktör de bizimdir.
R. TAYYİP ERDOĞAN:    Ben tavuklu sandviç de satmıştım.
ABDULLAH GÜL:    Hayır, bana böyle bir bilgi verilmedi. Ama karşıdan karşıya geçtiyse hükümet gereğini yapar.
A.Necdet SEZER:    Karşıya geçtiği nokta kamusal alansa, başörtülü geçemez
    
Türkiye erkeği:    Piliç sarışın mı? Esmer mi?
Cevap - Cevap vermek - Muhtelif yazılar
Cevap ne? 

New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın  aptal  görünüşlü bir hanım  yan yana oturuyorlar. 
Avukat hem hanımla   yakınlaşmak hem de hoşça  vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul  görünce oyunu anlatıyor: 

- Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
- Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın  tek söz   söylemeden  çantasından  5 dolar  çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma  sırası sarışına  gelmiş:
- Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca  düşünmüş... Yanıtı bulamamış ...
Cüzdanından  50 dolar  çıkarıp  kadına uzatmış . Kadın parayı  kibarca alıp çantasına  koyarken avukat merakla sormuş:
- Cevap ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış. 
Cevap - Cevap vermek - Muhtelif yazılar
Hazır Cevaplar - 1 

Fransa Kralı III Napolyon´un, Paris´te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa ile konuşması esnasında bir ara alaylı bir şekilde: 
- Sen kendini Yavuz Sultan Selim´in elçisi mi zannediyorsun? 
demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa şu cevabı verir: 
- Öyle olsaydım, siz Fransa´da imparator olarak bulunamazdınız.
Cevap - Cevap vermek - Özlü sözler
  • Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir. O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. Halil CİBRAN
  • Aydınlatan cevaplar değil, sorulardır.  - Eugene Ionesco
  • Bazen öyle konuşacaksın ki karşndaki cevap veremeyecek. Bazen de öyle bi susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek. - Marquez
  • Bazen sorular karmaşık ve cevaplar basittir. - Dr. Seuss
  • Bilgisayarlar yararsızdır.Size sadece cevaplar verebilirler. - Pablo Picasso
  • Bir insanı neden sevdiğiniz sorusuna cevap bulamıyorsanız, onu gerçekten seviyorsunuz demektir. - P. Auster
  • Bir insanın zekası, vereceği cevaplardan değil, asıl soracağı sorulardan anlaşılır. - De Levis   
  • Cevap vermen gereken tek kişi, her sabah aynaya baktığında gördüğün kişidir. - R. Sharma
  • Dinlemeden cevap vermek, anlamadan karşı çıkmak ve bilmediği şey hakkında hüküm vermek cahilin sıfatlarındandır.
  • Eğer biri sana cevap vermek istemediğin bir soru sorarsa gülümse ve "neden bilmek istiyorsun?" de.
  • Gönülden “ahh” edenin her ahına icabet edilmiştir, ilahî dergaha yükselen hiçbir ses cevapsız kalmamıştır; elverir ki o ses gönlün sesi olsun.
  • Görmezden gelin, ses etmeyin, cevap vermeyin. Sessizlik herkesi mahveder. - Charles Darwin
  • Hayaller, yarının sorularına bugünün cevaplarıdır. - Edgar Cayce
  • Hepimiz soruları duymak istediğimiz cevaplara göre değiştiririz.
  • Hz. Ali (r.a.)´ın "Ya Allah ve ahiret yoksa ?" sorusuna verdiği cevap: Eğer (Allah) yoksa inanmakla benim kaybedeceğim bir şey yok ama eğer varsa sizin kaybedeceğiniz çok şey var. - Hz. Ali (r.a.)
  • İnsanı verdiği cevaplarla değil, sorduğu sorularla yargılayın. - Voltaire
  • Kayseriliye sormuşlar: 2 kere 2 kaç eder? Cevaplamış : - Alıyormuyuz, satıyormuyuz?
  • Mutlu iken söz verme, üzgün isen cevap verme, öfkeliysende sakın karar verme, yoksa üzende sen Olursun üzülende. 
  • Neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan, ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum. - Cemal Süreya
  • Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle, eziyeti bağışlamakla, yalanı doğruyla cevapla.
  • Para tek cevap değildir, ama fark yaratır. - Barack Obama
  • Sanatçının görevi soru sormaktır, cevaplamak değil.  - Anton Chekhov
  • Sessizlik bazen en iyi cevaptır.  - Dalai Lama
  • Sevinçli anında kimseye vaatte bulunma. Öfkeli anında kimseye cevap verme. - Çin Atasözü 
  • Sınavlarda akıllıların cevaplayamayacağı soruları aptallar sorar.
  • Soru da bilgiden doğar, cevap da. - Hz. Mevlana
  • Susma dayanılması çok güç bir hazır cevaptır.
  • Susmak kabullenmek değildir. Anlayabilene cevaptır.
  • Üstad Necip Fazıl´a sorarlar sevgimi? nefret mi? diye. Nefret diye cevap verir ve ekler çünkü onun sahtesi olmaz.
  • Yanlış soruları sorarsan, doğru cevapları bulamazsın.
Cevap - Cevap vermek - Risale-i Nur Külliyatı
Bak, bu işler içinde, görünüyor ki, o misilsiz zâtın pek büyük bir şefkati vardır. Çünkü, her musîbetzedenin imdadına koşturuyor, her suâle ve matlûba cevap veriyor. Hattâ, bak, en ednâ bir hâceti, en ednâ bir raiyyetten görse, şefkatle kazâ ediyor. Bir çobanın bir koyununun bir ayağı incinse, ya merhem, ya baytar gönderiyor.

Sözler | Onuncu Söz

Hem, istidad lisâniyle, ihtiyac-ı fıtrî lisâniyle, ıztırâr lisâniyle suâl edilen ve istenilen her şeye dâimî cevap vermek, nihayet derecede bir adl ve hikmeti gösteriyor.
Şimdi, hiç mümkün müdür ki, böyle en küçük bir mahlûkun, en küçük bir hâcâtının imdadına koşan bir adâlet ve hikmet, insan gibi en büyük bir mahlûkun bekâ gibi en büyük bir hâcetini mühmel bıraksın, en büyük istimdâdını ve en büyük suâlini cevapsız bıraksın; Rubûbiyetin haşmetini, ibâdının hukukunu muhâfaza etmekle, muhâfaza etmesin? Halbuki, şu fânî dünyada kısa bir hayat geçiren insan, öyle bir adâletin hakikatine mazhar olamaz ve olamıyor.

Sözler | Onuncu Söz