Takva - Ansiklopedik bilgi
Takva

1. (isim, din b.) Allah´tan korkma
2. Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getirme, züht
Takva - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 66. ayet:
Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara "ibret verici bir ceza", takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.

Nur (Işık) Suresi 34. ayet:
Andolsun, size açıklayıcı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden bir örnek ve takva sahipleri için bir öğüt indirdik.

Şuara (Şairler) Suresi 90. ayet:
(O gün) Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır.

Muhammed Suresi 17. ayet:
Hidayeti bulmuş olanlara gelince; (Allah,) hidayetlerini arttırmış ve takvalarını vermiştir.

Hucurat (Odalar) Suresi 3. ayet:
Şüphesiz, Allah´ın Resûlü´nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.

Alak (Asılıp Tutunan) Suresi 12. ayet:
Ya da takvayı emrettiyse.

Takva - Kitap Tanıtım
İmaj ve Takva

Fatma Barbarosoğlu
TİMAŞ YAYINLARI

"Kamusal Alanda Başörtülüler" adlı ropörtaj kitabıyla geniş kitlelerin ilgisini çeken sosyolog Dr. Fatma Karabıyık Barbarosoğlu "İmaj ve Takva" isimli son kitabında Müslümanların kamusal alandaki değişen tutum ve davranışlarını tahlil ediyor.
Barbarosoğlu, 1997´den ve 2001´e kadar yaşanan zaman diliminde, İslamcıların alternatif kamu arayışı esnasında, kamusal alanı takvaya uygun olarak dönüştürme girişimlerinden vazgeçişlerini; hakim kamuya eklemlenme ve  imaja sığınma sürecini yakın plan fotoğlar eşliğinde tahlil ediyor. Tahliller; ateşi içinden umut çıkarmaya uğraşan bir kalbin mesuliyet taşıyan bakışı olarak dikkat cekici ve tarihi bir öneme sahip. Bu önem Barbarosoğlu´nun bir kadın olarak "kadın bakış açısı" içinde hapis olmama dirayetinden de kaynaklanıyor aynı zamanda. "Sözü yormadan" meselesine tümüyle vakıf bir kalemin, berrak ifadesi olarak İmaj ve Takva hem imaj hem takva  dieyenler kadar, daima takva diyenlerin de vazgeçemiyecekleri bir kitap.
Takva - Kitap Tanıtım
Nasıl Takva Sahibi Oabilirim

Ahmed Bin Said
POLEN YAYINLARI
Takva - Muhtelif yazılar
TAKVA NE DEMEK?

Ebu Hureyre "takva"nın ne olduğunu soranlara:
- "Siz hiç dikenli yoldan geçtiniz mi?" dedi. Onlar da "Evet geçtik" dediler.
Bunun üzerine: "O halde oradan geçerken ne yaptınız?" diye sordu. Onlar:
- Dikenlerden sakındık, dediler.
- İşte takva da, günah ve hatalardan sakınmaktır, cevabını verdi.

Takva - Özlü sözler
  • Amelde takva, amelden daha zordur. - Darani
  • Bir insanın takva sahibi olduğu, yaptığı nafile ibadetlerden değil, muamelatının temiz, kazancının helal olup olmadığından anlaşılır. - Mahmut Sami Efendi
  • Hiçbir kimse, dünyada ve ahirette kendisini utandıracak şeylerden uzak bulunmadıkça takva makamına ulaşamaz. - Ömer bin Abdülaziz
  • İnsan kendi ile haram arasında dağ gibi engeller görmedikçe takvaya ulaşamaz. - Süfyan bin Uyeyne
  • Kul, kalbindeki düşüncelerin hepsini bir tabak içersine kor ve bunu çarşıda dolaştırır da içinde kendisini utandıracak birşey bulamazsa, takva makamına ermiş olur. - Ömer bin Abdülaziz
  • Takva oldukça dikenli bir yoldur. Onda yürüyen kuvvetli bir sabra muhtaç olur. Ebu Hureyre (r.a.)
  • Ulaşamadığına tevekkül, ulaştığına razı, kaybettiğine sabır gösteren kişi takva ehlindendir. - İmam Gazali

Takva - Risale-i Nur Külliyatı
İşte ey nefs-i serkeş! Bil ki, o iki yolcu, biri mutî-i kanun-u İlâhî, birisi de âsi ve hevâya tâbi insanlardır. O yol ise, hayat yoludur ki, âlem-i ervâhtan gelip, kabirden geçer, âhirete gider. O çanta ve silâh ise ibâdet ve takvâdır. İbâdetin, çendan, zahirî bir ağırlığı var. Fakat, mânâsında öyle bir rahatlık ve hafiflik var ki, tarif edilmez.

Sözler | Üçüncü Söz

Risale-i Nur´un hakikî ve sadık şakirtlerinin mâbeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i âmâl-i uhreviye kanunuyla ve samimi ve halis tesanüd sırrıyla herbir halis, hakikî şakirt, bir dille değil, belki kardeşleri adedince dillerle ibadet edip istiğfar eder. Bin taraftan hücum eden günahlara, binler dille mukabele eder. Bazı melâikenin kırk bin dille zikrettikleri gibi, halis, hakikî, müttakî bir şakirt dahi kırk bin kardeşinin dilleriyle ibadet eder, necata müstehak ve inşaallah ehl-i saadet olur. Risale-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takvâ ve içtinab-ı kebâir derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahip olur. Elbette, bu büyük kazancı kaçırmamak için, takvâda, ihlasta, sadakatte çalışmak gerektir.

Sikke-i Tasdik-i Gaybi | Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve Bir Kısım Güzel Mektuplar