Hırsız - Hırsızlık yapmak - Ansiklopedik bilgi
Hırsız - Hırsızlık yapmak

Hırsız, (isim) Başkasının malını çalan kimse, uğru

Hırsızlık, (isim) Çalma, arakçılık
Hırsız - Hırsızlık yapmak - Ayet mealleri
Maide (Ziyafet) Suresi 38. ayet:
Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Allah´tan, "tekrarı önleyen kesin bir ceza" olmak üzere ellerini kesin. Allah üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Yusuf Suresi 70. ayet:
Erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi (şöyle) seslendi: "Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız."

Yusuf Suresi 73. ayet:
"Allah adına, hayret" dediler. "Siz de bilmişsiniz ki, biz (bu) yere bozgunculuk çıkarmak amacıyla gelmedik ve biz hırsız değiliz."

Yusuf Suresi 81. ayet:
"Dönün babanıza ve deyin ki: -Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz."

Hicr Suresi 18. ayet:
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.

Saffat (Saf Tutanlar) Suresi 10. ayet:
Ancak (sözü hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen "yakıcı bir alev" izler (ve yok eder).

Mümtehine (Sorgulanan) Suresi 12. ayet:
Ey Peygamber, mü´min kadınlar, Allah´a hiç bir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma´ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah´tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Hırsız - Hırsızlık yapmak - Kitap Tanıtım
Tövbekar Hırsız

Bülent Karacan
SAMANYOLU YAYINCILIK

Tövbekâr Hırsız, kahramanı Bülent Karacan’ın hayatından kesitler sunan gerçek bir macerayı konu ediniyor... 
Onun hikâyesi halen devam etmekte ve o, seçtiği yeni yolda geçmişinden getirdiği maddi manevi borçları ödeyebilmek için karşılaştığı her türlü zorluğa rağmen mücadelesini yılmadan sürdürmekte. 
Bu kitap hayatın kendisine sorduğu o zor sorunun en doğru cevabını arayan bir gencin içten yolculu-ğunu anlatmakta. Yaşanmış ve yaşanmaya devam eden bir hikâye ile karşı karşıyasınız... 
Fakat yaşananlar karşısında her zaman hayatın bize sorduğu o çetin soruları cevaplamak zorunda kalırız. 
Hayatımızın her anı, bu cevapları vermemiz için zorlar bizi. Herkes kendi cevabının peşinde-dir aslında. Kimimiz bu cevapları hemen yanı başımızda buluruz, kimimiz aylarca, yıllarca ve kilomet-relerce dolaşmak zorunda kalırız aradığımız cevapları bulmak için. 
Tövbekâr Hırsız da, sonunda sığınacağı en doğru yeri bulmuş ve verilecek en doğru cevabı vermiştir. 
Okuyacaklarınız kesinlikle yasadışı bir insanın maceraları değildir! 
Hırsız - Hırsızlık yapmak - Muhtelif yazılar
At Hırsızı

Abdullah-ı İlâhî anlatıyor: 
Bir hırsız geceleri at çalıp satardı. Ömrünü böyle hebâ ederdi. Bir defâsında da, bulunduğu şehrin en büyük âlimi ve evliyâsının atını çalmak için ahırına girmişti. Tam atı çözüp götüreceği sırada, ahırın duvarı yarılıp, içeriye bir nûr yayıldı. Bu nûr içinde, iki nûr yüzlü zât gözüktü. Hırsız bu hali görünce, kendini hemen at gübrelerinin arasına atıp gizlendi. Korku ve telaş içinde boğazına kadar gübre içine gömüldü. Bu sırada yarılan ahırın diğer duvarından daha parlak bir nûr gözüktü. Bu nûr arasında da, o zamânın kutbu, en büyük velîsi olan ev sâhibi çıktı. Öncekiler onu görünce hürmet göstererek selâm verdiler. 
Ev sâhibi diğerlerine niçin geldiklerini sorunca;
- Falan evliyâ arkadaşımız vefât etti. Onun yerine kimi tâyin edeceğiz? Size arz etmek istedik, dediler. 
Atların sâhibi olan zât; 
- Onun yerine, at hırsızını tayin ettik, dedi. 
Soran iki zât da evliyâ olup ricâl-ül-gayb denilen velîlerden idiler. At hırsızlığı yapmaya gelen kimsenin, gübreler arasına gömülüp saklandığını biliyorlardı. Hemen yanına varıp, onu gübreler arasından çıkardılar, gönlünü alıp, tebrik ederek kucakladılar. Atların sâhibi ve zamânın kutbu evliyâ zâtın da yanına gelip, elini öptüler. Sonra hep birlikte vefât eden arkadaşlarının cenâzesini kaldırmaya gittiler.
Abdullah-ı İlâhî, sohbetinde bulunanlara bunu anlattıktan sonra şöyle dedi: 
"Şimdi at hırsızlığı yapmaya giden kimse, nasıl bir çalışma yaptı da ricâl-ül-gayb denilen evliya arasına girdi? diye bir sûal hâtıra gelmesin. Çünkü o zavallının gübreler arasında mahcûbiyetinden ne kadar zorluk ve ne kadar pişmanlık çektiği bellidir. Kurtuluş yolu kalmadığını kesinlikle anlayınca, at çalmak üzere harama yönelişinden dolayı bütün kalbiyle pişmân olup, o zamana kadar yaptığı işlere öyle bir tövbe etti ki, işlediği kötü işlerden gönlü temizleniverdi. Allahü teâlâya yönelip riyâzet çeken kimseler, onun o anda yaptığı tövbeyi nice seneler yapamaz." 
Hırsız - Hırsızlık yapmak - Muhtelif yazılar
O mutlakâ bu kapıya gelecek

Bir gün Behlül-i Dânâ´nın evine hırsız girmiş, evde ne bulduysa götürmüştü.
Doğruca kalkıp kabristânlığa gitti ve kapısına oturdu. Bunun farkına varanlar başına toplanıp;
"Niçin hırsızın peşinden gitmedin de buraya geldin?" dediler. Onlara; 
"Yolunu şaşırmış o adamcağızı burada bekliyorum." diye cevap verdi.
Bu söze oradakiler kahkaha ile güldüler ve; 
"Hay Allah iyiliğini versin, o adamın burada işi ne?" dediler. 
Bunun üzerine Behlül hazretleri; 
"Siz hiç merak etmeyin o mutlakâ bu kapıya gelecek. Ecel onu buraya getirecektir." buyurdu.
Bu sözler üzerine herkes derin düşüncelere daldı.

Hırsız - Hırsızlık yapmak - Muhtelif yazılar
İki hırsız

Bugünümüzü çalan iki hırsız var;geçmişe ilişkin pişmanlıklarımız ve geleceğe ilişkin kaygılarımız.
Bu iki hırsız bugünümüzü alıp götürür.
Yaşamaya kıyamayıp geleceğe attığımız yaşantılarımız (bugünlerimiz) gün gelir, yaşanmadan geçmişte kalır içinde bulunduğumuz anı yeterince yaşamadığımız zaman, geleceği hakkıyla yaşama şansımız azalır.
Çünkü:
Her şeyi biriktirebilirsiniz ama zamanı biriktiremezsiniz, kendinizi de biriktiremezsiniz. Böyleyse yaşanmadan ertelenmiş günleri ileride yaşama ihtimalimiz yoktur.
Bugün ne varsa ileride tarih olacaktır; tarih olmadan onların kıymetini bilmekte fayda vardır. Geçmiş bu an artık yoktur; gelecek ise henüz yoktur.
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş sizi kontrol ediyor demektir.
Sürekli korkuyorsanız gelecek sizi kontrol ediyor demektir; eğer yasla ve korkuyla başa çıkmışsanız bugününüzü kontrol edebilir, geleceğinizi planlayabilirsiniz.
Hırsız - Hırsızlık yapmak - Özlü sözler
  • Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır: Zamanınızı ve neşenizi çalarlar. - GOETHE
  • Başkasının sırrına ermek isteyen hırsızdır. - Hz. ALİ (r.a.)
  • Beklemek hırsızdır, ömürden çalar. - Mithat Cevher
  • Bir memlekette ne kadar çok yasa ve nizam varsa, orada o kadar da çok hırsıza ve hayduta rastlanır. - Lao-Tse
  • Bir şeyin en iyi koruyucusu, en iyi bekçisi, o şeyin en iyi hırsızıdır da. - Platon / Devlet
  • Bu iki hırsız arasında kendimizi ifade ederiz: Düne ait üzüntülerle, Yarına ait korkularla - Fultan Cursler
  • Bugünümüzü çalan iki hırsız vardır; 1. Geçmişe duyduğumuz pişmanlık, 2. Geleceğe ilişkin kaygılarımız.
  • Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir. - Nicollo Machiavelli
  • En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır. - C.Flory
  • En usta hırsız hayattır. Çünkü senden sevdiklerini çalar, zamanını çalar. Hatta seni senden çalar ve sen farkında bile olmazsın.
  • Gece, geceleyin bekçinin uykusu, hırsızlara mumdur, ışıktır… Ne diye bir solukta onların mumlarını söndürmüyorsun? / Tembelliği bırak da yıldız gibi geceleri yol al; gökyüzüne binmişsin, yeryüzündekilerden ne korkarsın? - Hz.Mevlana
  • Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki; ha bir altın çalmışsın ha bir iğne. - Mevlana
  • İman bir hazine, iblis bir hırsız, akıl ise hazinedardır. Hazinedar giderse hırsız hazineyi çalar. - Hacı Bektaşi Veli
  • İnsanın kendi meşru ihtiyaçlarının çok ötesinde servet sahibi olması hırsızlıktır. - Gandhi
  • Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler; / Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyus dediler. / Künyeni almak için partiye ettim telefon,  / Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler. - Neyzen Tevfik
  • Malına sahip ol; hırsızı günaha sokma.
  • Şeytan bize vesvese vermez diyen yahudiye H.Z ALİ (r.a.) ´nin cevabı; "Boş eve hırsız girmez.!".
  • Tembellik iki çocuklu bir anadır. Kızının adı açlık, oğlunun adı hırsızlıktır. -Victor Hugo
  • Yiyip içtikten sonra Allah (c.c.) a hamd etmeyen adam hırsız gibidir. - Hudeyr b. Kerib (R.A.)
Hırsız - Hırsızlık yapmak - Risale-i Nur Külliyatı
İkinci mâden: Hem, bu bağdan çıkan mahsülâttan kim yese-hayvan olsun, insan olsun, inek olsun, sinek olsun, müşteri olsun, hırsız olsun-sana bir sadaka hükmüne geçer; fakat o şart ile ki, sen, Rezzâk-ı Hakiki nâmına ve izni dairesinde tasarruf etsen ve Onun malını Onun mahlûkatına veren bir tevzîât memuru nazarıyla kendine baksan.

Sözler | Yirmi Birinci Söz

Evet, binler lira kıymetinde elmasları çalabilen mahir bir hırsız, on kuruşluk bir cam parçasına hırsızlık etmekle, elmas çalmış gibi aynı cezaya kendini mahkûm etmek, dünyada hiçbir hırsızın, belki hiçbir zîşuurun kârı değildir. Böyle bir hırsız kurnaz olur, böyle nihayet derecede eblehâne hareket etmez. 
Ey efendiler! Haydi, vehminiz gibi, ben o hırsız gibi oldum. Ben Isparta nahiyelerinden perişan, bir köyde dokuz sene inzivada bulunan ve şimdi benimle beraber gayet hafif bir cezaya mahkûm olan safdil beş on bîçarelerin fikirlerini hükûmet aleyhine çevirmekle kendini ve gaye-i hayatı olan risalelerini tehlikeye atmaktan ise, eski zamanda olduğu gibi Ankara´da veya İstanbul´da büyük bir memuriyette oturup binler adamı takip ettiğim maksada çevirebilirdim. O vakit böyle zelilâne mahkûmiyet değil, belki mesleğime ve hizmetime münasip bir izzet ile dünyaya karışabilirdim. 

Şualar | On Dördüncü Şuâ