Adalet - Ansiklopedik bilgi
Adalet

1. (isim) Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe
2. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme
3. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları
4. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk
Adalet - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 21. ayet:
Allah´ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele.

Nisa (Kadınlar) Suresi 58. ayet:
Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.

Nisa (Kadınlar) Suresi 135. ayet:
Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

Maide (Ziyafet) Suresi 8. ayet:
Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah´tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.

Hud Suresi 85. ayet:
"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp- eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Rahman (Merhametli) Suresi 9. ayet:
Tartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.

Adalet - Hadisler
Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim bir hadd cürmü işler de, cezası dünyada verilirse, Allah´ın adaleti kuluna âhirette ikinci sefer ceza vermeye müsaade etmez. Kim de bir hadd cürmü işlemiş, Allah da onun günahını örtmüş ve affetmiş ise, Allah´ın keremi affettiği şeyden dolayı ona dönüp ceza vermeye müsaade etmez." 
[Tirmizî, İmân 11, (2628).]

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Nefsim kudret elinde olan Zat-ı Zülcelal´e yemin ederim! Meryem oğlu İsa´nın, aranıza (bu şeriatle hükmedecek) adaletli bir hakim olarak ineceği, istavrozları kırıp, hınzırları öldüreceği, cizyeyi (Ehl-i Kitap´tan)  kaldıracağı vakit yakındır. O zaman, mal öylesine artar ki, kimse onu kabul etmez; tek bir secde, dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlı olur."

Sonra Ebu Hureyre der ki: "Dilerseniz şu ayeti okuyun. (Mealen): "Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölümünden önce O´nun (İsa´nın) hak peygamber olduğuna iman etmesin. Kıyamet gününde  ise İsa onlar aleyhine şahitlik edecektir" (Nisa 159). 
[Buhârî, Büyû 102, Mezalim 31, Enbiya 49; Müslim, İman 242, (155); Ebu Davud, Melahim 14, (4324); Tirmizî, Fiten 54, (2234).]
Adalet - Kitap Tanıtım
Adalet Psikolojisi

Yasemin Işıktaç
İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

Bir toplumda suçla mücadelede, suç takibinden caydırıcılığa kadar uygulanan değişik yöntemler adalet sisteminin temelini oluşturan önemli faktörler olarak bilinir. Ancak, Durkheim’ın da yıllarca önce üstüne basarak söylediği gibi, suçun toplumsal hayattan bütünüyle kaldırılması mümkün olmadığı gibi bunun uygun bir yöntemi de yoktur. Suçu, bir toplumsal vakıa olarak günlük yaşamı katlanılmaz hale sokmayacak oranda düşürmek, o toplumda yerleşik adalet sisteminin yerine getirmesi gereken temel işlev olmalıdır. İşte bir disiplinlerarası çalışma alanı olan adalet psikolojisi, araştırmacılara bu anlamda, temel disiplinlere ve başka bilim dallarına da hakim olma sorumluluğu yükler. Adalet Psikolojisi, suç profillerini ortaya koyarken, bunların artış ve düşüş oranları ile kendi içindeki değişimlerini tespit eder ve hukuksal açıdan ne tür önlemlere ihtiyaç duyulması gerektiğine işaret ederek hukuku politikalarının yeniden düzenlenmesini sağlar. Ne var ki, “hukuka aykırılık” üzerinde çalışıp, bunun bir bütüncül açıklamasını yaparken, mekandan kültüre, biyolojiden psikolojiye, ekonomiden siyasete kadar birçok faktörü değerlendirmeli, kişinin yaş grubunu ve çevresel etkileşimlerini göz önünde bulundurmalıdır. Bu nedenle, adalet psikolohisi “normal olmayan” davranış biçimlerine odaklanan bir disiplin olarak ceza politikalarının belirlenmesi için de temel veriler sunar.
Adalet - Kitap Tanıtım
Adalet Öyküleri

Selim Gündüzalp
ZAFER YAYINLARI

SULTAN GAZNELİ MAHMUD devri idi. Günlerden birgün, çarşı pazarı dolaşan Sultan, elindeki sopanın ucuna astığı bir kâğıda "Adalet İstiyorum!" yazmış, sokak sokak dolaşan ihtiyar bir kadın gördü. 
Ancak o sırada başkaca işlerle meşgul olduğundan, bu garip manzaraya pek ehemmiyet vermedi.
"Acaba bu kadına nasıl bir haksızlık edilmişti ki, ortalıklarda böyle dolaşıyor?" diye sormadı.
O gece rüyasında bir kuyuya düştüğünü gördü. Her ne kadar çabaladı ise de, o kuyudan çıkamadı. Kan, ter ve korku içinde:
"Çıkarın beni bu kuyudan! Buradan çıkmam için, bana yardım edecek kimse yok mu?" diye bağırıp duruyordu.
Derken, gündüzleyin gördüğü o ihtiyar kadın kuyunun başına geldi ve Sultan´a:
"Ben seni kurtarırım! Ama şu sopamın ucuna tutunman gerek" dedi.
Sultan Mahmut, sabah olur olmaz, o kadını buldurttu. Derdi ne idi sorup öğrendi. Uğradığı zulmü telafi etmek için elinden geleni yaptı. 
Ve o rüyayı hiçbir zaman unutmadı. Adaletten asla ayrılmamaya büyük özen gösterdi.
Bu dizideki öyküler, aslında bir insanlık mirasıdır. 
Doğu´da Batı´da, geçmişte veya günümüzde yaşamış insanların bazen bizzat kendi hayatlarından, bazen de düşünce ve hayal dünyalarından çıkıp gelen bu öyküler, insanların dünyalarına dair paha biçilmez bir tecrübe ve deneyimler manzumesidir. 
Keyifle okuyacak, faydalanacak ve çok seveceksiniz..
Adalet - Muhtelif yazılar
ADALET VE TEVAZU  

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz´e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.´e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.
Adalet - Muhtelif yazılar
Hâlin ne olur? 

Behlül bir gün Hârûn Reşîd´in taht odasını boş buldu ve çıkıp tahta oturuverdi.
Bunu gören askerler onu kamçı ile dövmeye başladılar. 
Askerler vurdukça o; "Vah Hârûn Reşîd. Vah Hârûn Reşîd!" diyordu. 
O esnâda halîfe geldi ve manzara karşısında donup kaldı. 
Askerleri uzaklaştırdıktan sonra; "Ey Behlül! Bu ne hâl?" diye sordu. 
Behlül; "Senin için ağlıyorum. Burada tahtı boş bulup bir an oturdum. Bu kadar kırbaç yedim.
Sen ise senelerdir bu tahtın üzerinde oturuyorsun. Hâlin ne olur diye düşündüm." 
Hârûn Reşîd; "Peki ne yapmam lâzım?" dedi. 
Behlül; "Mâdem ki bu yükün altına girdin. Zulme meyletme. Adâlet üzere ol. Böylece tahtında otur." buyurdu. 

Adalet - Muhtelif yazılar
GÖREV ŞUURU 

Osmanlıların ilk Şeyhülislamı Molla Fenari (1350-1431) Şeyhülislam olmadan önce Bursa kadısı idi.
Onun kadılığı sırasında bir adam pazardan bir at satın aldı. Fakat alış-verişin hemen arkasından atın hasta olduğunu farketti.
Geri vermesi gerekiyordu, ama satın aldığı adamı zorluk çıkartır, atın hastalığını kabul etmez diye önce kadıya gidip resmi kanaldan işi sağlama bağlamak istedi. 
Mahkemeye gittiğinde kadıyı (Molla Fenari) yerinde bulamadı. İşini ertesi güne bıraktı.
Fakat at o gece öldü. Adam ertesi gün olanları kadıya anlattı, mağdur olduğunu, ne yapması gerektiğini sordu.
Molla Fenari "Senin zararını ben ödeyeceğim" dedi. 
Adam hayretle kadıya baktı, 
"Niçin siz ödeyeceksiniz, konuyla hiçbir ilginiz ve suçunuz yok ki..." dedi. 
Molla Fenari, 
"Evet öyle görünüyor ama aslında benim de suçum büyük. 
Eğer sen dün makamıma geldiğinde ben yerimde olsaydım, olaya müdahale eder, atı geri verdirir, paranı iade ettirirdim. 
At da sahibinin elinde ölmüş olurdu. Bu imkân şimdi yok olmuştur. 
Senin zararına benim makamımda bulunmamam sebep olduğu için zararını ben ödeyeceğim" dedi ve ödedi. 
Adalet - Özlü sözler
  • Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir.    EMİLE ZOLA
  • Adalet devletin amacıdır. Sivil toplumun amacıdır. Adalet için daima mücadele edilecektir.    Alexander Hamilton
  • Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenlerin zalimliğidir.    Hz.Ali (r.a.)
  • Adalet ilkin devletten gelmelidir. Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.    Aristo
  • Adalet kadar büyük, tanrısal bir şey yoktur.    Addison
  • Adalet mülkün temelidir.    Hz. Ömer (r.a.)
  • Adalet nedir? – Ağaçları sulamak.    Mevlana
  • Adalet nedir? – Ağaçları sulamak. Zulüm nedir? – Dikene su vermek.    Mevlana
  • Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.    Mevlana
  • Adalet nerede hesap sorarsa, merhamet orada haklarını kaybeder.    Georges Duhamel
  • Adalet olmadan bilgi, ilim değil kurnazlıktır.    Eflatun
  • Adalet olmadan düzen olmaz.    ALBERT CAMUS
  • Adalet önce devletten gelir.    Aristoteles
  • Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere ergeç ulaşır.    MIREBAU
  • Adalet ve eşitliği gözetmek siyasetlerin en iyisidir.    Hz. Ali (r.a.)
  • Adalet, evrenin ruhudur.    ÖMER HAYYAM
  • Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir.    Hz.Ali (r.a.)
  • Adalet, insanın kendi üzerine düşeni yapması, en iyi ve en uygun olduğu işi yapması, herkese hak ettiğini vermesidir. Peki o zaman; bir insan bilgeliğe, kendisine ilişkin bilgiye sahip oldukça, nasıl olur da, kendisine ait, kendisinin bir parçası olan şeyi, en uygun olan işi yapabilir? Bütüne, başkalarına ilişkin bilgiye sahip oldukça, nasıl olur da, başkasının hakkını verebilir, bütünün adaletine katkıda bulunabilir?    Sokrates
  • Adalet, önce devletten gelir.    ARİSTO
  • Adalet, ulusların sürekli yiyeceğidir.    CHATEUBRIAND
  • Adalet…Onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermek.    Ulpianus
  • Adaleti aklın yardımı olmadan kullanmak imkansızdır.    Sigmund Freud
  • Adaleti seven bir insan için her yer emindir.    EPIKTETOS
  • Adaleti, aklın yardımı olmadan kullanmak imkânsızdır.    FREUDE
  • Adaletin aklını kaybettiği yerde felsefe susar.    Denis Diderot
  • Adaletin bulunmadığı bir ülkede herkez suçludur.    Düverger
  • Adaletin gecikmesi, adaletsizliktir.    LANDOR
  • Adaletin hakim olduğu yerde, silahın yeri yoktur.    J. Amyot
  • Adaletin hedef ve gayesi eşitliği sağlamaktır.    İhering
  • Adaletin kılıcı ile vuran kol, ne kadar zayıf olursa olsun, gene kuvvetlidir.    John Webster
  • Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olmaları gerekir.    Pascal
  • Adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır.    Ulpinnus
  • Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.    MONTAIGNE
  • Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız.    Gandhi
  • Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemeliyiz.    HERAKLEITOS
  • Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir.    Eflatun
  • Adaletsizliğin en uç noktası, adaletsizliğin adil sayılmasıdır.    Eflatun
  • Adaletsizlik hükme acılık, geciktirme de tatsızlık verir.    Bacon
  • Adil ol, kudretin sürekli olsun.    Hz. Ali (r.a.)
  • Adil olmayan ulus hür de olamaz.    E. J. SİEYES
  • Adil olun. Her işte, her konuda, her fırsatta ve herkese karşı adil olun.    Sakıp Sabancı
  • Ahlakın olmadığı yerde kanun bir şey yapamaz.    Napoleon
  • Aşırı adalet, aşarı adaletsizliktir.    Çiçero
  • Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da o gerçekleri o kadar az görmeye başlar.     HEYWOOD BRAUN
  • Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir.    MONTESQUIEU
  • Bir toplumda yasalar bir kişinin isteğine göre hazırlanırsa o toplumda insanlık ve adalet bulamazsınız.    Oscar Wilde
  • Bir yerdeki haksızlık, adalet için her yerde tehlikedir.    Martin Luther King
  • Cömertlik, adaletin çiçeğidir.    Hawthorne
  • Çok büyük adaletsizliklere rastlıyoruz. İnanıyoruz ki bir mahkeme-i kübra var. yoksa haklı olan hakkına nasıl kavuşacak.    Semih YAŞAR
  • Devletin hazinesi adalettir.    Konfiçyus
  • En mükemmel adalet vicdandır.    Victor Hugo
  • Geç kalan adalet, adaletsizliktir.    W. Savage Landor
  • Gerçek adalet, gerçekçi suçluları da mutlu eder.    Eyyüp Sabri OSMANOĞLU
  • Hakiki adalet hayırsever değildir, hakiki hayırseverlik adil değildir.    GEORGES DUHAMEL
  • Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman iyidir.    Gandhi
  • Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.    Sokrates
  • Her iki tarafı da dinlemeden karar veren, kararı doğru olsa dahi, doğru hareket etmiş olmaz.    SENECA
  • Herhangi bir yerdeki adaletsizlik her yerdeki adalete tehdittir. - Martin Luther King Jr
  • Hiçbir fazilet adalet kadar büyük olamaz.     J. ADDISON
  • Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku geçerli olmaya başlar.     MAURICE DUEVERGER
  • İnsancıl olmadıkça adil olamazsın.    VAUVENARGUES
  • İnsanın en büyüğü, en yüksek mevkide iken tevazu gösteren, kudret sahibi iken affeden ve kuvvetli olduğu vakit adaletle hareket edendir.    A B Mervan
  • İnsanların çoğunda adalet sevgisi, adaletsizlik korkusu yüzünden vardır.    LAROCHEFOUCAULD
  • insanların yaptığı kanunlar ancak bu kadar adaletsizlik meydana getirebilir.    Semih YAŞAR
  • İnsanlığın En Güzel Görevi Adalet Dağıtmasıdır.    Voltaire
  • İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmak.    V. Hugo
  • Kılıcın yapamadığını adalet yapar.    Kanuni Sultan Süleyman
  • Kötülüğü adaletle, iyiliği de iyilikle karşıla.    LAO-TSE
  • Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.    Pascal
  • Kuvvetsiz adalet ve adaletsiz kuvvet iki büyük felakettir.    Joseph Joubert
  • Memleketler kılıçla alınır, lakin adaletle muhafaza edilir.    Timurlenk
  • Mutluluk şansı olmasaydı, adaletin hali ne olurdu?    ALBERT CAMUS
  • Örnek insanlar adaleti anlar.     Konfüçyüs
  • Silahlı adalet, en kötü adaletsizliğe bedeldir.    Alain
  • Suçludan öç almak adalet, onu bağışlamaksa fazilettir.    Câmi
  • Suçlunun beraat ettiği yerde hakim hüküm giyer.    Publilius Syrus
  • Şeref ve doğruluk adaletin temelidir.    Çiçero
  • Tanrı adaleti, onu sevene verir.    Amenemope
  • Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.    Aristoteles
Adalet - Risale-i Nur Külliyatı
Haşiye: Evet, adâlet iki şıktır: Biri müsbet, diğeri menfîdir. Müsbet ise, hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adâletin bu dünyada bedâhet derecesinde ihâtası vardır. Çünkü, "Üçüncü Hakikat"te ispat edildiği gibi, herşeyin istidad lisâniyle ve ihtiyac-ı fıtrî lisâniyle ve ıztırâr lisâniyle Fâtır-ı Zülcelâlden istediği bütün matlubâtını ve vücud ve hayatına lâzım olan bütün hukukunu, mahsus mîzanlarla, muayyen ölçülerle bilmüşâhede veriyor. Demek, adâletin şu kısmı, vücud ve hayat derecesinde katî vardır.
İkinci kısım menfîdir ki, haksızları terbiye etmektir. Yani, haksızların hakkını, tâzib ve tecziye ile veriyor. Şu şık ise, çendan tamamıyla şu dünyada tezâhür etmiyor, fakat o hakikatin vücudunu ihsâs edecek bir sûrette hadsiz işârât ve emârât vardır. Ezcümle, Kavm-i Ad ve Semûd´dan tut, tâ şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar, gelen sille-i te´dib ve tâziyâne-i tâzib, gayet âlî bir adâletin hükümran olduğunu hads-i katî ile gösteriyor.

Sözler | Onuncu Söz 

Ve keza görüyoruz ki, Sâni-i Sermedî, Sultan-ı Ebedî, şu inhidama meyyal menzillerde ve zevale mahkûm meydanlarda öyle bir hikmet-i bâhirenin ve bir inayet-i zahirenin ve bir adalet-i âliyenin ve bir merhamet-i câmianın âsârını izhar ediyor ki, kalbi paslanmamış, gözü kör olmamış bir insan, aynelyakîn ile anlar ki, o hikmetten daha ekmel bir hikmet olamaz. Ve o âsârı görünen inayetten daha ecmel bir inayet kabil değil. Ve o emârâtı görünen adaletten daha ecell bir adalet yoktur. Ve o semeratı görünen merhametten daha eşmel bir merhamet tasavvur edilemez. Öyleyse, o Sultanın memleketinde daimî mekânlar, sâbit meskenler, daimî ve mukim sakinler bulunmazsa, şu görünen hikmet, inayet, merhamet ve adaletin, kalb ve fikir sahiplerince inkârları lâzım gelir. Ve aynı zamanda o ef´al-i hakîme sahibinin-hâşa!-sefih, zâlim olmasını istilzam eder. Bu ise, hakikati zıddına kalb eden bir muhaldir.

Mesnevi-i Nuriye | Lâsiyyemâlar