Şahit - Tanık - Ansiklopedik bilgi
Şahit - Tanık

Şahit, (isim, hukuk) Tanık

Tanık
1. (isim) Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit
2. (hukuk) Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit
Şahit - Tanık - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 23. ayet:
Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur´an)´den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah´tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.

Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 18. ayet:
Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O´ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O´ndan başka ilah yoktur.

Nisa (Kadınlar) Suresi 41. ayet:
Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların üzerine seni şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak?

Nisa (Kadınlar) Suresi 166. ayet:
Fakat Allah, sana indirdiğiyle şahidlik eder ki, O, bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahittirler. Şahid olarak Allah yeter.

Yusuf Suresi 26. ayet:
(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi." Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir.

Yusuf Suresi 81. ayet:
"Dönün babanıza ve deyin ki: -Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz."

Nur (Işık) Suresi 2. ayet:
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah´a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah´ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü´minlerden bir grup da şahit bulunsun.

Nur (Işık) Suresi 13. ayet:
Ona karşı dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

Nur (Işık) Suresi 24. ayet:
O gün, kendi dilleri, elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır.

YaSin Suresi 65. ayet:
Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 20. ayet:
Sonunda  oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir. 

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 21. ayet:
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "Her şeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O´na döndürülüyorsunuz."

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 22. ayet:
"Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah´ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."

Zuhruf (Gösteriş) Suresi 19. ayet:
Onlar, ki Rahmanın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. Kendileri yaratılışlarına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve (bundan dolayı) sorumlu tutulacaklar.

Buruc (Burçlar) Suresi 3. ayet:
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).

Meryem Suresi 78. ayet:
O, gayba mı tanık oldu, yoksa Rahman (olan Allah)ın katında(n) bir ahid mi aldı?
Şahit - Tanık - Kitap Tanıtım
Cilt: 1 Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi´yi Anlatıyor

Necmeddin Şahiner
NESİL YAYINLARI

"Kendilerini ziyaretim hayatımda inkılap yaptı. Üstadla mektuplaşmamız Mektubat´ın doğmasına sebep oldu."
-Em. Alb. Hulusi Yahyagil-

"İlk Meclis´te Bediüzzaman ne kadar haklıymış. Biz hocalar Üstad Bediüzzaman´ı desteklemedik ve yalnız bıraktık. Hiç kimseden çekinip korkmuyordu."
-Hasan Basri Çantay-

"Said Nursi´yi Şeyh Said isyanıyla karıştıranların kulakları çınlasın? Şeyh Said´e selam verenleri bile asarlarken, Said Nursi´ye dokunamamışlardı."
-Sinan Omur-
Şahit - Tanık - Muhtelif yazılar
O Resim şahit Olsun! - Şeyh Şamil

Şeyh Şamil esir olarak Petersburg’a geldiği ilk günlerde vakit girer girmez namazını eda etmek istedi. Rus yetkililer saray kilisesinde Şeyh Şamil’e namaz kılacak bir yer hazırlamak üzere derhal harekete geçtiler. Hıristiyanlara ve bilhassa en büyük din düşmanları tanıdıkları Ruslara ait bir mabedde Şamil’in namaz kılabileceğini bir türlü kabullenemeyen naipler hayretler içinde kalmışlar ve İmamlarının tavrını heyecanla takip etmeye koyulmuştular. 
Mabeyn hademeleri saray kilisesinin bir köşesine henüz yıkanıp ütülenmiş sakız gibi temiz ve beyaz keten yaygılar getirip sermişler ve Şamil için hususi bir yer hazırlamışlardı. 
Şeyh Şamil bu kilise köşesindeki beyaz örtülerin üzerinde hiç tereddüt etmeden kıbleye dönmüş ve namaza niyet etmişti. 
Halbuki Şeyh Şamil’in tam karşısına rastlayan duvarda büyük bir Meryem Ana tasviri asılı bulunuyordu. Bu resmi o beyaz örtülerden bir kısmı ile örtmek üzere adamlarının büyük bir telaş ve titizlik gösterdiklerini gören Şeyh Şamil: 
- Bırakın , ilişmeyin. Yarın huzuru ilahide o da şahit olsun ki, Şamil burada bile namazını geçirmemiştir, demiş ve büyük bir huzur içinde ibadetini ifa etmişti. 
Kaynak: Semerkand Dergisi, Eylül 2005
Şahit - Tanık - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, hergün, her zaman, herkes için bir âlem gider, taze bir âlemin kapısı kendine açılmasından, geçici herbir âlemini nurlandırmak için ihtiyaç ve iştiyakla Lâ ilâhe illâllah cümlesini bin defa tekrar ile o değişen perdelerin herbirisine Lâ ilâhe illâllah´ı lâmba yaptığı gibi, öyle de, o kesretli, geçici perdeleri ve o tazelenen seyyar kâinatları karanlıklandırmamak ve âyine-i hayatında in´ikâs eden suretlerini çirkinleştirmemek ve lehinde şahit olabilen o misafir vaziyetleri aleyhine çevirmemek için, o cinayetlerin cezalarını ve Padişah-ı Ezelînin şiddetli ve inatlarını kıran tehditlerini, Kur´ân´ı okumakla takdir etmek ve nefsinin tuğyanından kurtulmaya çalışmak hikmetiyle, Kur´ân gayet mânidar tekrar eder. Ve bu derece kuvvet ve şiddet ve tekrarla tehdidat-ı Kur´âniyeyi hakikatsız tevehhüm etmekten, şeytan bile kaçar. Onları dinlemeyen münkirlere Cehennem azabı ayn-ı adalettir, diye gösterir.

Sözler | Yirmi Beşinci Söz

Evet, insanda, herşeyde Sâni-i Ezelînin masnûu olduklarına mevcudatın adedince şahitler vardır.
Meselâ:
1. Kâinattır. Evet kâinatın ihtiva ettiği bütün zerrat ve mürekkebatın her birisi elli beş lisanla şehadet etmektedir.
2. Kur´ân´dır. Evet Kur´ân, bütün enbiya, evliya ve muvahhidînin kitaplarıyla, sahife-i kevn ve vücudda yaratılan icadî ve tekvinî âyetler Hâlıkın hallâkıyetine âdil şahitlerdir.
3. Mahlûkatın reisi ve resulü, bütün enbiya, evliya, melâikeyle birlikte herşeyin sânii Allah olduğuna ilân-ı şehadet ediyorlar.
4. İns ve cin taifeleri envâen ihtiyacat-ı fıtriyesiyle şahittirler.
5. Ulûhiyet ve hallâkıyetin Allah´a mahsus ve münhasır olduğuna Allah da şehadet ediyor.

Mesnevi-i Nuriye | Zeylü´z Zeyl