Peygamber - Resul - Nebi - Ansiklopedik bilgi
Peygamber - Resul - Nebi 

Peygamber, (isim, din b.) İnsanlara Tanrı´nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi

Resul
1. (isim, din b.) Kendisine kitap indirilmiş peygamber
2. Haberci

Nebi, (isim, din b.) Kendisine kitap indirilmemiş peygamber

Peygamber - Resul - Nebi - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 164. ayet:
Andolsun ki Allah, mü´minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.

Araf (Orta Yer) Suresi 94. ayet:
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun halkı yalvarıp-yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.

Tahrim (Yasaklama) Suresi 1. ayet:
Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah´ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Tahrim (Yasaklama) Suresi 9. ayet:
Ey Peygamber, kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı "sert ve caydırıcı" davran. Onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir o.

Bakara (Sığır) Suresi 279. ayet:
Şayet böyle yapmazsanız, Allah´a ve Resulüne karşı savaş açtığınızı bilin. Eğer tevbe ederseniz, artık sermayeleriniz sizindir. (Böylece) Ne zulmetmiş olursunuz, ne zulme uğratılmış olursunuz.

Saff (Saf Tutmak) Suresi 11. ayet:
Allah´a ve O´nun Resulü´ne iman edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Gafir (Bağışlayan) Suresi 83. ayet:
Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, onlar, yanlarında olan ilimden dolayı sevinip-böbürlendiler de, kendisini alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşatıverdi.

Hac Suresi 52. ayet:
Biz senden önce hiç bir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki, o bir dilekte bulunduğu zaman, şeytan, onun dilediğine (bir kuşku veya sapma unsuru) katıp bırakmış olmasın. Ama Allah, şeytanın katıp-bırakmalarını giderir, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırıp-pekiştirir. Allah, gerçekten bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Peygamber - Resul - Nebi - Kitap Tanıtım
Rasul´ün Güldüğü Anlar

Ebu Muhammed Humeys
ELEST YAYINLARI

Hz. Peygamber´in mütebessim çehresi, kaba saba, asık yüzlü ve vahşi tabiatlı insanların yanısıra, eğlence ortamlarında ağız dolusu gülenlere de güzel bir örnekti. Allah Rasulü sert ve kaba bir çehreyle gezmediği gibi, kahkahalarla güldüğü de görülmemiştir. Çünkü aşırı gülmek kalbi öldürür uyarısını yapan da O´dur. Ve O, hiç kimseyi alaycı ifadelerle küçük düşürüp gülmemiştir. 
Peygamber - Resul - Nebi - Muhtelif yazılar
Ne Diye Bindin 

Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy´e geçerken yanına biri yaklaşıp: 
- Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik. 
Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: 
- Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya.

Peygamber - Resul - Nebi - Muhtelif yazılar
PEYGAMBERE BAĞLILIK 

Mekke´nin fethinden sonra İslâm´ı kabul edenler arasında Hz. Ebû Bekir´in babası Ebû Kuhâfe de bulunuyordu. Yaşı sekseni aşmış, âmâ bir kişi olan Ebû Kuhâfe, Hz. Peygamber´in huzurunda hidayete ermekte geç kalmışlığını telâfi edercesine aşkla kelimei şehadet getiriyordu. 
Bu esnada sevinmesi gereken "Sıddıyk" (yürekten tasdik edip, sorgusuz sualsiz bağlanan) lakaplı Ebû Bekir ağlıyordu.
Fakat bu ağlayış bir sevinç ağlayışı değil üzüntü ağlayışıydı. Bu, meclisteki herkesin hayretine sebep olmuştu. Sordular: 
- Ey Ebû Bekir, neden sevinilecek bir günde gözyaşı döküyorsun? Cevap verdi:  
- Allah´ın Resulünün en büyük arzusu amcası Ebû Talibin müslüman olmasıydı. Fakat bu dileği bir türlü gerçekleşmedi. Ben isterdim ki şu anda benim babamın yerinde şehadet getiren Ebû Talib olsun, babamın Müslüman olmasından dolayı benim gönlüm hoşnud olacağına, amcasının Müslüman olmasından dolayı Allah Rasûlünün gönlü hoşnud olsun. İşte bu olmadığı için ağlıyorum. 
Peygamber - Resul - Nebi - Muhtelif yazılar
O NE YAPARSA DOĞRUDUR 

Peygamberimiz (s.a.v) azadlı kölesi Zeyd bin Hârise´yi çok severdi. Oğlu Üsame´yi de. Babayı da oğulu da gerektiğinde kollardı. 
Hz. Ömer bir gün ganimet malı dağıtıyordu. Oğlu Abdullah´a üç verirse Üsame´ye dört veriyordu. Abdullah bunun sebebini öğrenmek istedi: 
- Ben Üsame´nin katılıp da benim katılmadığım tek gaza (savaş, cihad) hatırlamıyorum. Neye dayanarak ona benden fazla veriyorsun? 
Hz. Ömer şöyle açıklamada bulundu: 
- Hz. Peygamber onun babasını senin babandan, Üsame´yi de senden çok sever ve kollardı. O´nun her işinde muhakkak bir hikmet vardır. Ben O´nun sevdiğini kendi sevdiğime tercih ederim. 
Peygamber - Resul - Nebi - Risale-i Nur Külliyatı
Ne kadar Nebi hakkına hürmet ve ne kadar ezvacın hukukuna merhamet var. Şu mühim tahşidat, yalnız hürmet-i Nebinin âzametini ve iki zaîfenin şekvalarının ehemmiyetini ve haklarının riayetini, rahîmâne ifade etmek içindir.

Sözler | On Beşinci Söz 

İmam-ı Rabbânî, hem delile, hem keşfe istinaden demiş ki: "Hindistan´da çok nebîler gelmiştir. Fakat bazılarının ya hiç ümmeti olmamış; veyahut mahdut birkaç adama münhasır kaldığı için iştihar bulmamışlar, veyahut nebî ismi verilmemiş."
İşte, İmamın bu düsturuna binaen, ecdad-ı Nebîden bu nevi nebîlerin bulunması mümkün...

Mektubat | Yirmi Sekizinci Mektup