Edep - Edepsizlik - Ansiklopedik bilgi
Edep - Edepsizlik

Edep
1. (isim) Toplum töresine uygun davranma
2. İyi ahlak, incelik, terbiye

Edep - Edepsizlik - Ayet mealleri
Kalem Suresi 4. ayet:
Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.

Edep - Edepsizlik - Bağlantılar
Edep

Edep - Haya - İffet

Edep Nedir? Edepli Olmak Ne Demektir?

Hak Dostlarının Örnek Ahlâkından -15- Edep ve Nezâket
Edep - Edepsizlik - Hadisler
Aişe (Allah Ondan razı olsun)´den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"On şey yaratılış gereği yapılacak işlerdendir. Bıyıkları kısaltmak, sakal bırakmak, misvak kullanmak, buruna su çekerek burun temizliği yapmak, tırnakları kesmek, kir birikme ihtimali olan eklem yerleri ve kıvrıntıları temizlemek, edep yerleri ve koltuk altı kıllarını gidermek, abdest bozduktan sonra edep yerlerini su ile yıkamaktır."
Ravi onuncuyu unuttum fakat onun da ağızı su ile çalkalayarak yıkamak olması muhtemeldir" dedi.
[Müslim, Taharet, 56]

Aişe (Allah Ondan razı olsun)’nın şöyle dediği rivayet olunmuştur: 
Bir gün beraberinde iki kız çocuğu olduğu halde bir kadın gelmiş birşeyler istiyordu.
Yanımda da tek hurmadan başka bir şey yoktu. Onu kadına verdim. Kendisi hiç tatmadan çocukları arasında bölüştürüp kalkıp gitti. 
Bu sırada peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) yanımıza geldi. Olup bitenleri haber verince şöyle buyurdu: 
"Her kime Allah kız çocuklarından verir de o da onlara iyi davranarak islami bir terbiye ile yetiştirirse o kız çocukları o kimse için cehenneme karşı perde olurlar." 
[Buhari, Zekat 10, Müslim, Birr 147]
Edep - Edepsizlik - Kitap Tanıtım
Edep Mektebinden Hatıralar

Haluk Sena Arı
NESİL YAYINLARI

Bu kitap, "Koskoca bir imparatorluğun çöküşünü görmüş, düşman işgalini yaşamış, Yemen çöllerinde esir düşmüş, Balkan harbinde bir kolunu bacağını kaybetmiş, Çanakkale’de iki yüz elli bin şehit vermiş, ama muzaffer olarak İzmir’e yürümüş ve bütün bu fedakarlıklarıyla hiç öğünmeyen, yaptıklarını olağan gören" insanların hikayesi... 
Haluk Sena Arı yazdığı bu eserle, çocukluk yıllarını aralarında geçirdiği Osmanlı terbiyesiyle yetişmiş son şahsiyetlerin davranış biçimlerini, bıraktıkları hoş sedaları bizlere yansıtıyor. 
Hayatın omurgası olan edebin, geleneksel Türk ailesinde, mimarimizde, geleneksel sanatlarımızda, esnaflıkta nasıl bir hakimiyete sahip olduğunu anlatıyor. "Edep Mektebinden Hatıralar", yitirilmiş bir zamanın güzelliklerini yeniden elde etmek isteyenler için bulunmaz bir eser...
Edep - Edepsizlik - Kitap Tanıtım
Edep Ya Hu / Allah Dostlarının Örnek Ahlakı - 1. Cilt

Siraceddin Önlüer
SEMERKAND  YAYINCILIK

Eskiden camilerimizde, tekkelerimizde, evlerimizde bir levha yer alır, her girene bir çağrı yapardı: Edep Ya Hu!

Güzel ahlakı bizzat yaşayarak bizler için mükemmel örnekler olan Allah dostlarının ifadelerine ve hayatlarına dikkat çeken, yoğun bir emeğin ürünü olan eser, o çok kıymetli kadim çağrıyı yineliyor: "Edeb yâ hu!"

Güzel ahlak nedir?
Kimler güzel ahlak sahibidir?
Kötülük yapana karşı nasıl davranmak gerekir?
Ayıp örtmenin ölçüsü nedir?
Cömertlik nasıl mümkündür?
İyi zanda bulunmak ne demektir?
ve daha bir çok sorunun cevabını, örneklerle cevaplayan, güvenilir bilgiyle tasavufi neşveyi buluşturan bir eser.
Edep - Edepsizlik - Muhtelif yazılar
Ağızdaki Taşın Hikmeti

Birgün hazret-i Ebû Bekr (r.a.), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se´âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, bazan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se´âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr (r.a.) Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:
- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susup, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.
Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn (s.a.v.) buyurdu ki:
- Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la´înin olduğu yerde, ben durmam.
Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a.) ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat´î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi. 
Kaynak: Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin

Edep - Edepsizlik - Muhtelif yazılar
BENDE ÖYLE YAPTIM
 
 Bilginlerden birine edepsiz adamın biri saldırır ve tekme atar. Bilgin karşılık vermez. Görenler:

"Niçin mukabele etmedin? " diye sorarlar. Bilgin şu cevabı verir:

- Sizi bir hayvan tekmelese ne yaparsınız? Hiç değil mi? İşte ben de öyle yaptım.
Edep - Edepsizlik - Özlü sözler
  • Ahlakın en mükemmeli, edebin en üstünü, Din´de edeptir. Dinde yücelmek, Allah´ın emirlerine itaat edip, peygamberimizin edeplerini bilmek ve uymak ile mümkündür. - İmam Gazali
  • Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz. Hz. Ali (r.a.)
  • Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim Edebi olmayan kimse Allah’ın lütfundan mahrumdur. - Mevlâna
  • Ayıp ve kabahatten korkmayan ile düşüp kalkmak,kıyamet gününde insana utanç verir. - İmam Şafii (r.a.)
  • Ben edebi edepsizlerden öğrendim. - Lokman Hekim
  • Beni Rabb’im edeplendirdi ve te´dibimi de (edeplenmemi de) en güzel yaptı - Muhammed bin Abdullah
  • Bi-edeb ra edeb kerden edeb est (Edepsize edeple karşılık vermek edeptendir) - Pers Atasözü
  • Bir gün akıl kalbe sorar: iman nedir? Kalp eğilir ve aklın kulağına şöyle fısıldar; iman, edeptir.
  • Bir kadın edepten daha güzel elbise giymemiştir. Bir erkek edepten daha güzel bir servet edinmemiştir. - İmam-ı Gazali
  • Çağımızda edep ile edepsizliğin sınırları o kadar uzaklaştı ki, edep ile edepsiz kelime arasında bir çok kelimeye yer açılmış oldu. - Semih Yaşar
  • Çocuğunuzun yedi yıl oyun oynamasına müsade ediniz ve yedi yıl ona yaşam edebini ögretiniz. - Hz. Ali (r.a.)
  • Diyojen, yolda kendisini sevmeyen biriyle karşılaşır: Adam:"Ben edepsizlere yol vermem ,der. Diyojen de "ben veririm" der ve yoldan çekilir.
  • Dünya gecesinin aydınlatacak şemâların en güzeli ve parlağı: Edeptir. - Mevlana Celâleddin-i Rûmî (K.S.)
  • Eddibu’n-nefse eyyühe’l-ahbabu (nefsinizi edepli kılın ey dostlar) , Turuku’d-dini kulluha edebu´ (dinin tüm yolları edeptir) - İslam Atasözü
  • Edeb hudûda, sınırlara riâyet etmek onu taşmamaktır. En büyük edeb ise ilâhi hudûdu muhâfazadır, gözetmektir. - Abdülhakim Arvâsi
  • Edeb, had tanımaktır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Edebi en iyi edepsizden öğrenirsiniz.
  • Edebi kaybeden kimse kötülükten zevk alır. Eflatun (Telhisü Nevamis-i Eflatun´dan syf.47 Kanun ve ilkelerin ruhuna uymayanlara ihtarından )
  • Edebi olmayan bir şahıs, ruhsuz bir cesede benzer. - Şeyh Ahmed Haznevi
  • Edebim elvermez edepsizlik edene en güzel cevap susmak edebi elden gidene. - Yunus Emre
  • Edebin ne kadar önemli olduğunu bilseydiniz. Allah´tan rızık yerine edep isterdiniz. - Hz. Ali (r.a.)
  • Edep , devlet başkanları ve benzeri kişilerin tabiatına yerleşince bunu neticesi olarak iyilikler çoğalır, bunlar iyi olarak görülüp beğenilir. Böylece halkata bunların gerçek olduğuna inanır ve iyiliklerin kabulünde birleşir. İşte istenen istikamet budur.Telhis-u Nevamis-ul Eflatun
  • Edep bilenler başkadır, / Canı ruhu yanmış aşıklar başka. / Aşk şeriatı bütün dinlerden ayrıdır. / Aşıkların şeriatı da Allah´tır; mezhebi de. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana) (Mesnevi, cilt II, sayfa 133)
  • Edep bir taç imiş nuru hüdadan giy o tacı emin ol her türlü kaza ve beladan. - Şeyh Abdulkadiri Geylani
  • Edep döküntüleri altın döküntülerinden daha hayırlıdır. - Hz. Osman (r.a.)
  • Edep ehli ilimden hali olmaz, edepsiz ilim okuyan âlim olmaz. - Yunus Emre
  • Edep elbisesi mümin olanın üzerine giyip bir daha üzerinden asla çıkarmayacağı en güzel elbisedir. Efendimiz (s.a.v.) aynaya baktığı zamanlarda söylediği: Allah´ım yaradılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir.
  • Edep hoştur edep hoştur ilahi, edepsizlik hor eder padişahı. 
  • Edep ihlas ve kulluk ile azgın nefsi uslandırmaktır. - Sehl B. Abdullah
  • Edep ile giren lütuf ile çıkar.
  • Edep insan için güzel elbise menzilesindedir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Edep insanın kemalidir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Edep nedir diye sorarsan, bil ki edep; her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Edep öyle birkaç günde belli olmaz, İnsan öldüğü ana kadar edep göstermelidir. 
  • Edep Ya Hu! - Türk atasözleri
  • Edep, aklın suretidir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Edep, aklın tercümanıdır Bunun manası şudur: Herkes aklı kadar edepli olur Edebi kıt, ahlâkı bozuk olana hakiki manada akıllı denmez. - Seriy es-Sakatî ks
  • Edep, aklın tercümanıdır. Herkes edebi kadar akıllı. Aklı kadar şerefli.  Şerefi kadar kıymetlidir.
  • Edep, bir insanda iyi ve güzel huyların tamamının meydana geldiğinin görülmesidir. - İmam Kuşeyri
  • Edep, dinin gerçeklerini bilmedeki ince anlayış, dünyanın geçici ve aldatıcı zevklerine aldanmadan Allah´ ı hatırlatan bilgiler edinmek için yapılan eğitimdir. - Hasan Basri
  • Edep, en iyi mirastır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Edep, ilimden önce gelir. Hz. Ömer (r.a.)
  • Edep, konuştuğun zaman dilini korumak, yalnız kaldığın zaman kalbini korumak, dışarıya çıktığın zaman gözünü korumaktır.
  • Edep, sadece insana özel özelliktir. Bu özelliği olmadığı takdirde hayvanlardan ne farkı kalır. - Semih Yaşar
  • Edep, tecrübe ile (yani bizzat yaşanarak) kazanılır. - İmam Maverdi (r.a.)
  • Edeple gelen hürmetle gider.
  • Edepli edebinden susar. Edepsizde onu ben susturdum zanneder.
  • Edepsiz olan kimsenin ayıpları çok olur. - Hz. Ali (r.a.)
  • Edepsizliğin başladığı yerde, edebiyat biter. - Mehmet Akif Ersoy 
  • Eğer adem oğlunun edebi yoksa adem değildir. İnsan ile hayvan arasındaki fark edeptir. Göz gezdir ve Allah´ın kelamına "Kur´an´a" ayet ayet tamamına bak, Kur´anın anlamı edeptir." "Eğer şeytanı ayaklarınızın altında görmek istiyorsanız gözünüzü açın ve biliniz ki şeytanın katili edeptir. - Mevlana
  • Ehli diller arasında aradım, kıldım talep. / Her hüner makbul imiş, illa edep illa edep! - Yunus Emre
  • El-fazlu bi’l-edeb, la bil asli ve’n-neseb (erdem edeptedir, soy sopta değil) - İslam Atasözü
  • Elif gibi doğru konuş yalan söylemesin dilin / Dal gibi edepli ol göstersin bunu lisan-ı halin. 
  • En güzel edep, güzel ahlaktır. - Hz. Ali (r.a.)
  • En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir. - Nietzsche
  • Erkeğin tesettürü göz kapaklarıdır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Eskiden gazete yazarları edebiyatçıydı, edep gitti, şimdikiler biatçı.
  • Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana) 
  • Ey Rabbim! beni her ne cezâ ile cezâlandırırsan cezâlandır, yalnız hicab (utanma) zilleti ile cezâlandırma. - İmam Kuşeyri
  • Gezdim Halep ile Şamı, Eyledim ilmi talep, Meğer ilim bir hiç imiş, İllâ edep illâ edep. - Yunus Emre
  • Gönül adamı ömrünü boşa harcamaz, yüreğini ucuza satmaz, edep tacını başından almaz. Gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir. Haklı olduğunda kavga vermesini bilir. Kavgayı sadece bileğiyle değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını bilir. - Şeyh Edebali ( Osman Gazi´ye nasihatından )
  • Güzeli güzel yapan edeptir. Edep ise güzeli sevmeye sebeptir. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Güzellik dilin altında gizlidir. Sükût, incelik, edep ve zerafet insanı her gittiği yerde sultan yapar. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Her kim edepten mahrum kaldı, cümle hayırlardan mahrum kaldı. - İbn Atâ
  • Her şey çok olunca ucuzlar; edep bunun aksinedir, o çoğaldıkça değeri artar.- Ş. Tebrizi
  • Hiçbir süs edep kadar güzel değildir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Himayen altındakilere iyilik yapmak istersen, onlara terbiye ve edep öğret. - Hz. Ali (r.a.)
  • İlim meclisine girdim,kıldım talep, İlim tâ gerilerde kaldı,illâ edep illâ edep. - Ziya Paşa
  • İlim ve bilginin yüceliği edep ile anlaşılır. Davranışlar, ilim ve irfan ile kabul görür ve insan, güzel edep ve ahlakı ile dünya ve ukba muradına ulaşır. - İmam Suhreverdi
  • İnsan arabaya benzetildiğinde bilgisi, motoru; edebi ve ahlakı da direksiyonudur. Motor ne kadar güçlü olsa da, direksiyon olmayınca o bir işe yaramıyor. O yüzden edep ve ahlakın bu toplumun fertlerine öğretilmesi gerekiyor Sebahattin Zaim
  • İnsana aklı kazandıracak şey edeptir.
  • İnsana, fâidesiz çok bilgiden ziyâde, edep ve yüksek terbiye lâzımdır. - A.İbni Mübârek (r.a.)
  • İnsanın ilim ve edebi,en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz. - Mevlana Celâledin-i Rûmî (K.S.)
  • İnsanla hayvan arasındaki fark, edeptir. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana) 
  • Kendinden utanmayı bilseydi kişioğlu, gizli kalmış değil, fakat herkesin içinde açıkça işlenmiş nice suç işlenmemiş olurdu. - La Bruyere
  • Kim demiş Avrupalılar medeni, / Ne edep ne haya çırılçıplak teni, / Medeniyet dediğin soymaksa bedeni, / Desene hayvanlar sizden daha medeni.
  • Kişi kendisini ve sevdiklerini ateşten korumak istiyor ise edebi öğrensin, edebi öğretsin. - İbnul Kayyim El Cevzi
  • Korku nedir, utanma nedir bilen bir adam için daima bir kurtuluş yolu vardır. - Sophokles
  • Marifet ehlinin ilk makamı edeptir. - Hacı Bektaş-i Veli
  • Men lem yüeddibhü’l-ebevan (Ailesinde edeplenmeyenleri), Yüeddibhü’l-melevan.(zaman ve koşullar edeplendirir) - İslam Atasözü
  • Muallimim diyen olmak gerektir imanlı; edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı. Bu dördü olmadan olmaz: vazife, çünkü büyük.  - Mehmet Akif Ersoy
  • Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren, / Bırak kardeşim tahsili; / Git önce edep, haya öğren. - Mehmet Akif Ersoy
  • Niyazın olmadığı yerde edepsizlik başlar.
  • Oruçsuzluk başka, edepsizlik başka. Herkesin oruç tuttuğu yerde açıktan oruç yemek edepsizliktir, kazmalıktır, magandalıktır. - Senai Demirci
  • Rahat olmak lazım fakat duyarsız değil. Açık sözlü olmak lazım fakat edepsiz değil.
  • Şeref, akıl ve edep iledir. Soy sop ile değildir. Soyluluğun en ilerisi, güzel edep ve sağlam terbiyedir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. - Muhammed bin Abdullah
  • Şerefin sebebi, sanma neseptir; Eşrefin eşekten farkı edeptir. - Cengiz Numanoğlu
  • Terbiyesizden edep beklemek dehşettir. Geçme katırın önünden seni teper çünkü aslı eşektir.
  • Utancı giden kimsenin kalbi ölür. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Utanmak insan ruhunda asıldır. İnsanı insan olarak muhafaza eden de budur. - Nasır-ı Hüsrev
  • Vardım ilim meclisine, eyledim ilmi talep, ilim sonra gelir dediler, illa edep illa edep. - Yunus Emre
Edep - Edepsizlik - Risale-i Nur Külliyatı
İkinci gürûh ise, akılları bozulmuş, kalbleri sönmüş olduklarından, saraya girdikleri vakit, nefislerine mağlûp olup lezzetli taamlardan başka hiçbir şeye iltifat etmediler; bütün o mehâsinden gözlerini kapadılar ve o üstadın irşâdâtından ve şâkirdlerinin ikazâtından kulaklarını tıkadılar. Hayvan gibi yiyerek uykuya daldılar; içilmeyen, fakat bâzı şeyler için ihzâr edilen iksirlerden içtiler, sarhoş olup, öyle bağırdılar, karıştırdılar, seyirci misafirleri çok rahatsız ettiler, sâni-i zîşânın düsturlarına karşı edepsizlikte bulundular. Saray sahibinin askerleri de onları tutup, öyle edepsizlere lâyık bir hapse attılar.

Sözler | On Birinci Söz

SUAL: Herşeyi bilen ve gören ve hiçbir şey Ondan gizlenemeyen Allâmü´l-Guyûba karşı edep nasıl olur? Sebeb-i hacâlet olan hâletler Ondan gizlenemez. Edebin bir nev´i tesettürdür, mucib-i istikrah hâlâtı setretmektir. Allâmü´l-Guyûba karşı tesettür olamaz.
Elcevap: Evvelâ, Sâni-i Zülcelâl nasıl ki kemâl-i ehemmiyetle san´atını güzel göstermek istiyor ve müstekreh şeyleri perdeler altına alıyor ve nimetlerine, o nimetleri süslendirmek cihetiyle nazar-ı dikkati celb ediyor. Öyle de, mahlûkatını ve ibâdını sair zîşuurlara güzel göstermek istiyor. Çirkin vaziyetlerde görünmeleri, Cemîl ve Müzeyyin ve Lâtîf ve Hakîm gibi isimlerine karşı bir nevi isyan ve hilâf-ı edep oluyor. İşte, Sünnet-i Seniyyedeki edep, o Sâni-i Zülcelâlin esmâlarının hudutları içinde bir mahz-ı edep vaziyetini takınmaktır.
Saniyen: Nasıl ki bir tabip, doktorluk noktasında, bir nâmahremin en nâmahrem uzvuna bakar ve zaruret olduğu vakit ona gösterilir, hilâf-ı edep denilmez. Belki, edeb-i tıp öyle iktiza eder denilir. Fakat o tabip, recüliyet ünvanıyla yahut vâiz ismiyle yahut hoca sıfatıyla o nâmahremlere bakamaz, ona gösterilmesini edep fetvâ veremez. Ve o cihette ona göstermek hayâsızlıktır. Öyle de, Sâni-i Zülcelâlin çok esmâsı var; herbir ismin ayrı bir cilvesi var. Meselâ, Gaffâr ismi günahların vücudunu ve Settâr ismi kusûrâtın bulunmasını iktiza ettikleri gibi, Cemîl ismi de çirkinliği görmek istemez. Lâtîf, Kerîm, Hakîm, Rahîm gibi esmâ-i cemâliye ve kemâliye, mevcudatın güzel bir surette ve mümkün vaziyetlerin en iyisinde bulunmalarını iktiza ederler. Ve o esmâ-i cemâliye ve kemâliye ise, melâike ve ruhanî ve cin ve insin nazarında güzelliklerini, mevcudatın güzel vaziyetleriyle ve hüsn-ü edepleriyle göstermek isterler. İşte, Sünnet-i Seniyyedeki âdâb, bu ulvî âdâbın işaretidir ve düsturlarıdır ve numuneleridir.

Lemalar | On Birinci Lem´a