Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Ansiklopedik bilgi
Fark - Fark etmek - Farklı olmak

Fark
1. (isim) Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans
2. (mantık) Ayrım
3. (matematik) Çıkarma işleminin sonucu

Farklı, (sıfat) Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı
Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 6. ayet:
Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar. 

Yusuf Suresi 62. ayet:
Yardımcılarına dedi ki: "Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri dönerler."

İbrahim Suresi 21. ayet:
Onların tümü-toplanıp (kıyamette) Allah´ın huzuruna çıktılar da zayıflar (müstaz´aflar) büyüklük taslayanlara (müstekbirlere) dedi ki: "Şüphesiz, biz size tâbi idik; şimdi siz, bizden Allah´ın azabından herhangi bir şeyi önleyebiliyor musunuz?" Dediler ki: "Eğer Allah bize doğru yolu gösterseydi biz de sizlere doğru yolu gösterirdik. Şimdi yakınsak da, sabretsek de farketmez, bizim için kaçacak bir yer yoktur."

Şuara (Şairler) Suresi 136. ayet:
Dediler ki: "Bizim için farketmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da."

Neml (Karınca) Suresi 18. ayet:
Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp-geçmesin."

Neml (Karınca) Suresi 50. ayet:
Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk.
Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Kitap Tanıtım
Farkındalığın Mucizesi

Thich Nhat Hanh
KURALDIŞI YAYINLARI

Farkındalığın var olması yaşamın var olması anlamına gelir... Farkındalık bizi unutkanlıktan ve dağılmaktan kurtarır ve yaşamın her anını dolu dolu yaşamamızı sağlar.
Farkındalığı sağlamak için nasıl nefes alındığını bilmemiz gerekir, zira nefes almak dağılmayı önleyen doğal ve müthiş etkili bir araçtır. Nefes, yaşamı bilinçliliğe bağlayan, bedenimizle düşüncelerimizi birleştiren bîr köprüdür. Zihnimiz dağıldığında onu yeniden denetlemenin bir aracı olarak nefesi kullanabiliriz.
Zen ustası Thîch Nhat Hanh, farkındalığın mucizesinin tamamen uyanık ve şuurlu olma becerilerini geliştirmekten geçtiğini gösteriyor. Sade ve duru anlatımıyla ve hoş öyküler aracılığıyla bize pratik uygulamalar sunuyor. Bulaşık yıkamaktan mandalina yemeye kadar, her anın ve en basit eylemin daha büyük bir benlik anlayışına ve huzura yaklaşma fırsatı barındırdığını okura hatırlatıyor.
"Meditasyon uygulamasının bilgeliğine ve güzelliğine en iyi girişlerden biri."
New Age lournal

"Thich  Nhat  Hanh´ın  barış  için  düşünceleri, Thich Nhat Hanh uygulandıkları takdirde dünya kardeşliği ve insanlık için evrensel bir birlik abidesi oluşturacaktır."
Martin Luther King
Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Muhtelif yazılar
BİR FARK OLUŞTURMAK! 

Brooklyn köprüsünde, bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş.   
Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde "DOĞUŞTAN KÖR" yazılıymış. 
Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir REKLAMCI bunu görmüş. 
Tabelayı almış arkasına bir şeyler yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış. 
Ne olduysa olmuş..... Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes, başlamış dilencinin önündeki şapkaya, habire para atmaya.... 
Bir cümle yetmiş onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin şapkasının kısa sürede ağzına kadar parayla dolup taşmasına...
GÜZEL BİR BAHAR GÜNÜ... AMA BEN BAHARI GÖRMÜYORUM.

Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Muhtelif yazılar
ARADAKİ FARK 

Anadolu´nun yetiştirdiği en büyük velilerden biri olan Hacı Bayram (XV. y.yıl) Anadolu kökenli başka birçok bilgin ve erenin de üstadıdır. 
Bunlardan biri de Fatih´in hocalarından Akşemseddin idi. 
Akşemseddin Hacı Bayram´a bağlanışından kısa bir zaman sonra zekası, anlayışı, kavrayışı, en önemlisi de şeyhine tam teslimiyeti sayesinde icazet (diploma) aldı ve irşatla görevlendirildi. 
Akşemseddin´in bu başarısı Hacı Bayram´ın diğer müritleri arasında kıskançlığa sebep oldu. 
Bunlardan biri Hacı Bayram´a sordu: 
- Efendi Hazretleri, kırk yıldır talebeniz olanlar henüz halifeliğe (sizi temsile) layık görülmezken Akşemseddin´in kısa zamanda bu rütbeye ulaşmasının sebebi ne ola? 
Hacı Bayram, gerek maddi gerekse manevi hayatta yükselmenin veya yerinde saymanın sebebini açıklarcasına cevap verdi: 
- Bu köse (Akşemseddin) bizde ne gördü ve işittiyse hemen inandı ve teslim oldu. Sebep ve hikmetini sonra kendi kendine bulup öğrendi. Kırk yıldır hizmetimizde bulunanlar ise bizde gördüklerinin ve duyduklarının önce sebep ye hikmetini öğrenip sonra inandı ve teslim oldu. İşte aradaki fark budur. 

Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Muhtelif yazılar
Bugün birinin hayatında bir fark oluşturmaya çalışın

Okulun ilk gününde 5 nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak, bu imkansızdı, çünkü ön sırada, oturduğu yerde bir yana kaykılmış, ismi Teddy Stoddard olan küçük bir oğlan vardı.
Bayan Thompson bir yıl önce Teddy´yi izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak, Teddy tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, bayan Thompson onun kağıtlarını büyük kırmızı bir kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (X) yapmaktan ve kağıdının üstüne büyük "F" (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.
Bayan Thompson´un okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Teddy´nin kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı. 
Teddy´nin birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı, "Teddy gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli.
Onun etrafta olması çok eğlenceli ikinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı, "Teddy mükemmel bir örgenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evdeki yaşamı mücadele içinde geçiyor."
Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı, "Teddy´nin annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Teddy elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evdeki yaşamı yakında onu etkileyecek."
Teddy´nin dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı, "Teddy içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor."
Bayan Thompson problemi kavradı ve kendinden utandı.
Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kağıtlarla sarılmış Noel hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissetti, Teddy´nin ki hariç.
Teddy´nin hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kağıdı ile beceriksizce sarılmıştı. Bayan Thompson onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Thompson paketten taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesi çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı.
Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesini engelledi, bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. 
Teddy Stoddard o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı, "Bayan Thompson, bugün aynı annem gibi kokuyordunuz". Çocuklar gittikten sonra, bayan Thompson en az bir saat ağladı. 
O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Thompson Teddy´e özel dikkat gösterdi.
Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar, Teddy sınıftaki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiği yalanına rağmen, Teddy onun gözdelerinden biri idi.  
Bir sene sonra, Bayan Thompson kapısının altında Teddy´den bir not buldu, ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu. 
Altı yıl sonra Teddy´den bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı. 
Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Thompson´un tüm yaşamındaki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. 
Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama şimdi ismi biraz daha uzundu. Mektup söyle imzalanmıştı, Theodore F. Stoddard, MD. (tıp doktoru). 
Öykü burada bitmiyor. Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.
Teddy bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu.
Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Thompson´un damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.
Şüphesiz Bayan Thompson bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu ?
Taşları düşmüş olan o bileziği taktı. Dahası, Teddy´nin annesinin süründüğü parfümden sürdü.
Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Stoddard, Bayan Thompson´un kulağına şöyle fısıldadı, "Bana inandığınız için teşekkür ederim Bayan Thompson.
Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Bayan Thompson, gözlerinde yaşlarla fısıldadı, söyle dedi, "Teddy, yanlış şeylere sahiptin. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum".
(Bilmeyenler için, Teddy Stoddard, Des Moines´teki Stoddard Kanser Binası olan Iowa Methodist´te doktordur.)
Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Muhtelif yazılar
VAKTİNDEN ÖNCE BÜYÜMEK

Bir zamanlar bir bilge öğrencileriyle birlikte yolculuk yapıyordu. Yakındaki bir köyde çok zeki bir çocuğun yaşadığını öğrenince o köye gittiler. Bilge, çocukla konuşmak için yanına yaklaştı ve şakayla sordu:
- Eşitsizliklerden kurtulmak için bana yardım eder misin?
- Eşitsizliklerden neden kurtulayım ki? diye cevap verdi çocuk. " Dağları düzleştirecek olursak, kuşlar sığınacak yer bulamaz. Nehirleri ve denizlerin bütün çukurlarını ortadan kaldıracak balıklar ölür. Köyün delisi, reisiyle aynı yetkilere sahip olursa kimse ne yapacağını bilmez. Dünya yeterince büyük bırakalım farklılıklarıyla devam etsin."
 Bilgenin öğrencileri bu cevap karşısında hayran kalmışlardı. Köyden ayrılıp yollarına devam ederken birisi şöyle dedi:
- Keşke bütün çocuklar o çocuk gibi akıllı olsa!
- Hayatım boyunca, yaşıtları gibi oyun oynamak ve sıradan şeyler yapmak yerine dünya üzerine kafa yoran çocuklarla karşılaştım. Diye cevap verdi bilge. "Vaktinden önce büyüyen bu çocukların hiç birisi daha sonraki hayatlarında önemli şeyler yapmadılar. Çünkü çocukluğun masumiyetini ve sağlık işareti olan heyecanını yaşayamadılar." 
Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Muhtelif yazılar

Bilmem farkında mısınız?

O yıl New Yorkta kış, Nisanın sonuna kadar uzamıştı. Kör  olduğum  ve yalnız yaşadığım için çoğunlukla evde kalmayı yeğledim.
Sonunda bir gün soğuk hava gitti, bahar kendini gösterdi. Hava  coşkulu bir kokuyla dolmuştu. Arka bahçeye bakan pencerenin önünde  küçük,  neşeli bir kuş devamlı cıvıldıyor, sanki beni dışarıya çağırıyordu.
Nisan ayının değişken havasını bildiğimden kışlık mantoma sarıldım. Fakat havanın ılıklığını içimde hissedince, yün kaşkolümü, şapka ve  eldivenlerimi bıraktım. Üç çatallı bastonumu alıp neşeyle  sundurmaya  çıktım ve kaldırımın yolunu tuttum. Yüzümü güneşe doğru kaldırıp, onu selamlayan bir gülümseme  sundum.
Sessiz çıkmaz sokağımızda yürürken kapı komşum "Merhaba" diyerek  seslendi ve gideceğim yere götürmeyi teklif etti:
́Hayır, teşekkür ederim. Şu bacaklar bütün kış dinlendi. Eklemlerimin  harekete ihtiyacı var. Bu yüzden yürüyeceğim diye cevap verdim.
Köşeye vardığımda alışkanlıkla durdum. Birinin gelip yeşil ışık  yandığında beni karşıya geçirmesini bekledim. Nedense bu sefer, öncekilere göre daha uzun süre beklemiştim ve hâlâ hiç kimse teklifte bulunmamıştı.
Sabırla beklerken, eskiden hatırladığım bir melodiyi mırıldandım; çocukken öğrendiğim "Hoş geldin bahar.." şarkısıydı.
Birden güçlü bir erkek sesi konuştu:Sesinizden çok neşeli bir insan  olduğunuzu hissettim. Sizinle caddeyi birlikte geçme şerefini bağışlar mısınız bana?
Kibarlıkla iltifat görünce gülerek başımı salladım ve duyulabilir bir  sesle "Evet" dedim.
Kibarca koluma girdi ve birlikte kaldırımdan yola indik. Yavaşça yolun karşısına geçerken, konuşulabilecek en iyi konudan, havadan konuştuk.
Adımlarımızı birlikte atarken hangimiz rehber, hangimiz yardım alıyor, belli olmuyordu. Yolun karşısına varmamıza  az kala ışığın değiştiğini anlatırcasına kornalar sabırsızca çalınmaya başladı. Kaldırıma  çıkmak için birkaç çabuk adım daha attık.
Ona dönüp, bana eşlik ettiği için teşekkür etmek üzere ağzımı açmıştım ki, ben daha bir şey söylemeden o konuştu:
Bilmem farkında mısınız? Sizin gibi neşeli bir insanla karşıya geçmek benim gibi bir kör için ne kadar muhteşem bir şey...
O bahar gününü hiç unutmayacağım.
CHARLOTTE WECHLER

Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Özlü sözler
  • Gözlerin rengi, biçimi ne kadar farklı olursa olsun gözyaşlarının rengi aynıdır.
  • Tanrım, bana değiştirilebilen ve değişmesi gereken şeyleri değiştirme cesaret ve gücünü; değiştirilemeyecek şeyleri olduğu gibi kabul etme olgunluğunu ve ikisi arasındaki farkı anlayabilecek bilgeliği ver.
  • Delilik: aynı şeyi tekrar tekrar yapıp, farklı sonuçlar beklemektir. — Albert Einstein
  • Hayat hiç teşekkür etmeden alınır, gelişi güzel kullanılır, farkında olmadan yitirilir.
  • Amerika´yı keşfettiklerini düşünmek büyük hata. Sadece varlığını fark ettiler. - Oscar Wilde 
  • Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın. Farkınızda olduğum için var oldunuz, Vazgeçtiğim için artık yoksunuz.
  • İyi insan "aklından hiç kötülük geçmeyen saf insan" değildir. İyi insan kötülüğü fark edip, iyiyi tercih eden insandır.
  • Özgürlük, daima ve özellikle, farklı düşünenlerin özgürlüğüdür. (Rosa Luxemburg)

Fark - Fark etmek - Farklı olmak - Risale-i Nur Külliyatı
Ve şu bahtiyar ise, hakikati görür. Hakikat ise, güzeldir. Hakikatin hüsnünü derk etmekle, Hakikat Sahibinin kemâline hürmet eder, rahmetine müstehak olur. İşte, "Fenâlığı kendinden, iyiliği Allah´tan bil" olan hükm-ü Kur´ânînin sırrı zâhir oluyor.
Daha bunlar gibi sâir farkları muvâzene etsen, anlayacaksın ki, evvelkisinin nefs-i emmâresi ona bir mânevî Cehennem ihzâr etmiş. Ve ötekisinin hüsn-ü niyeti ve hüsn-ü zannı ve hüsn-ü hasleti ve hüsn-ü fikri onu büyük bir ihsan ve saadete ve parlak bir fazîlete ve feyze mazhar etmiş.

Sözler | Sekizinci Söz 

BİRİNCİ ESAS: Hikmet-i Kur´âniye ile hikmet-i fenniyenin farklarına şu gelecek hikâye-i temsiliye dürbünüyle bak:
Bir zaman hem dindar, hem gayet san´atkâr bir hâkim-i nâmdar istedi ki, Kur´ân-ı Hakîmi maânîsindeki kudsiyetine ve kelimâtındaki i´câza şâyeste bir yazı ile yazsın; o mu´ciznümâ kamete hârika bir libas giydirilsin. İşte o nakkaş zât, Kur´ân´ı pek acîb bir tarzda yazdı. Bütün kıymettar cevherleri yazısında istimâl etti. Hakâikının tenevvüüne işaret için, bâzı mücessem hurufâtını elmas ve zümrüt ile; ve bir kısmını lü´lü ve akîk ile; ve bir tâifesini pırlanta ve mercanla; ve bir nevini altın ve gümüş ile yazdı. Hem öyle bir tarzda süslendirip, münakkaş etti ki, okumayı bilen ve bilmeyen herkes, temâşâsından hayran olup, istihsan ederdi. Bâhusus, ehl-i hakikatin nazarına, o sûrî güzellik, mânâsındaki gayet parlak güzelliğin ve gayet şirin tezyinâtın işârâtı olduğundan, pek kıymettar bir antika olmuştur.

Sözler | On İkinci Söz