Fal - Ansiklopedik bilgi
Fal

Fal, (isim) Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma, bakı

Fal - Ayet mealleri
Maide (Ziyafet) Suresi 3. ayet:
Ölü eti, kan, domuz eti, Allah tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır.) Bugün inkâra sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam ı seçip-beğendim. Kim  şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla  karşı karşıya kalırsa  -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Maide (Ziyafet) Suresi 90. ayet:
Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. 

Fal - Kitap Tanıtım
Büyü Sihir Fal İnsanlık Tarihinin Gizemli Dünyası

Dr. Sevim Asımgil
İPEK YAYIN-DAĞITIM

Büyü , sihir ve fal evrensel bir olgudur. Büyü, sihi fal, nazar, kehanet terimleri halk arasında çok, kullanılan kelimelerdendir. Fakat çoğu kimse tarafından bunların ne olduğu bilinmez.

Çağımızdaki bilimsel aşamalara karşın, hepsi de bütün milletlerde bir batıl inanç yada folklor unsuru olarak bakılsada varlığını sürdürmektedir. İşte bu önemli konulara, doğu ve batı kaynaklarına göre açıklama yapılmaya çalışılmıştır.

Dr. Sevim Asımgil
Fal - Muhtelif yazılar
Fala inanma, faldan geri kal

Hepimizin zaman zaman kafasını kurcalayan bir soruyu ele alalım. 
Falcıların dediklerinden bir kısmının isabet ettiğini ya bizzat görmüş, ya da duymuşuzdur.
Bu nasıl mümkün olabilmektedir?
1- Falcıların bildiği hususlardan bazıları maziye aittir. 
Vuku bulmuş bir hadi şeyi bilmenin gaybı bilmekle ilgisi yoktur. 
Falcıya bilgi veren şeytan taifesinin ömrü birkaç bin sene olduğundan, onlar için insan mazisini bilmek çok çok kolaydır.
2- İleride vuku bulacak bir hadiseye ait alametler daha insanın hissetme sınırına ulaşmadan, cinnilerin görüp anlayabileceği bir hale gelebilir. 
Çünkü onların kapalı yerlerden geçebilmek ve bir anda çok uzak mesafelere gidebilmek gibi harikulade bedeni kabiliyetleri vardır. 
Bu durumda onların yaptığı şey, dumana bakarak ateşin varlığına hükmetmek gibidir. 
Ancak henüz bu alametleri göremeyen insana, geleceğe ait bir husus kehanet yoluyla bilinmiş gibi gelir.
3- İslam alimleri, bilhassa ikinci bin yılın müceddidi İmam-ı Rabbani (K.S.) keşfi (insan da kalb gözünün açılmasını) ikiye ayırmıştır.
Zulmani keşif, nurani keşif. 
Birincisi,mahlukat alemindeki bir takım esrarın kişiye açılmasıdır ki, Allah (c.c) bunu dostlarına da, düşmanlarına da verebilir. 
Çünkü kendi yanında hiçbir kıymet ifade etmez. 
Aksine doğru itikat ve salih amelden mahrum kişilere iyi yolda oldukları zehabını verir ki, buna mekr-i ilahi denir. 
Kişi bunlarla avunur, ebedi saadeti kaybeder.
Bugün muharref din mensubu rahiplerin, hatta spiritizma ve parapsikoloji erbabının kullandığı, nadir bazı medyumların olağanüstü halleri bu sınıfa girer.
Keşfin ikinci kısmı, yani nurani olanı ise, Allah (c.c) dostlarına bir ikramıdır. 
İman hakikatlerine ve Kuran ın hikmetlerine yöneliktir ki İlahi dostluktan nasibini alamayanlara zerresi dahi ulaşmaz.
Fal - Risale-i Nur Külliyatı
Gelecek yaza kadar, muvakkaten o kapıyı ihtiyarımızla çalmayacağız. Fakat o hurufa ait beyanat ne derece hak olduğunu, Mevlânâ Câmî´nin Divanıyla kardeşlerimle tefe´ül ettik. Dedik: "Yâ Câmî! Bu hurufat-ı Kur´âniyeye dair beyan ettiğimiz nüktelere ne dersin?" Bir Fatiha okuyup falı açtık. İşte başta fal şu geldi: 

Barla Lâhikası | Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi