Hz. Adem (a.s.) - Ansiklopedik bilgi
HZ. ADEM  (A.S.)

Adem Aleyhisselamın yaratıldığı ve Cennet'e konulduğu gün, Cuma günü idi.
Adem Aleyhisselam, yüz yıldan sonra Hz. Havva'ya yaklaştı.
İlk batında Kabil ve kız kardeşi Lubud (Lübüz) ikiz olarak doğdu.
İkinci batında Habil ile kız kardeşi İklima doğdu.
Adem Aleyhisselamın; Hz. Havva'dan her batında biri erkek, diğeri kız olarak yirmi batında ikiz kırk çocuğu doğdu.
Habil, davar sahibi idi.
Kabil çifçi idi.
Kabil; kendisiyle birlikte doğan kızın elinden tutarak Nevz dağından inip Yemen topraklarından Aden'e gitti.
Adem Aleyhisselam, çocuklarına, Peygamber olarak gönderildi ve Kendisine, yirmi bir Sahife indirildi.
Cebrail Aleyhisselam, Adem Aleyhisselama yazı yazmayı öğrettiği için, Adem Aleyhisselam, inen sahifeleri kendi el yazısı ile yazdı.

Adem Aleyhisselam; Nevz dağında, oğulları ve oğullarının oğulları, kırk bine doluncaya kadar yaşadı.
Adem Aleyhisselamın vefat ettiği gün, cuma günü idi.
Ömrü de bin yıldı.
Adem Aleyhisselam; Cennet'ten  Cuma günü çıkarılıp yer yüzüne indirildi.
Adem Aleyhisselam: Hindistan'da Nevz veya Bevz dağına, Hz. Havva'da Cidde'ye indirilmiştir.
Adem Aleyhisselama örs, çekiç, kerpeten ve külünk gibi bazı aletlerle, kızıl tüylü bir öküz de verildi.
Adem Aleyhisselam, çiftçi oldu. 
Adem Aleyhisselama, demircilik sanatı da öğretildi.
Adem Aleyhisselam; Cennet'te, ikindi ile güneşin batışı arasındaki zaman kadar kalmıştı ki, bu süre, dünya günlerinden 130 yıla eşitti.
Adem Aleyhisselamın tevbesi de bir Cuma günü kabul buyrulmuştur.
O zaman (Kabil kendisi ile aynı batında doğan kız kardeşi ile evlenmek istediğinde) Habil yirmi yaşında, Kabil de yirmi beş yaşındaydı.

Kaynak : Peygamberler Tarihi - M. Asım Köksal
Hz. Adem (a.s.) - Ayet mealleri
Bakara suresi 31. ayet:
Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi.
Hz. Adem (a.s.) - Hadisler
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
- Allah Teâlâ Âdem sallallahu aleyhi ve sellem’i yaratınca ona: 
– Git şu oturmakta olan meleklere selâm ver ve senin selâmına nasıl karşılık vereceklerini de güzelce dinle; çünkü senin ve senin çocuklarının selâmı o olacaktır, buyurdu. 
Âdem aleyhi’s-selâm meleklere:
– es-Selâmü aleyküm, dedi. 
Melekler:
– es-Selâmü aleyke ve rahmetullâh, karşılığını verdiler. Onun selâmına “ve rahmetu’l-lâh”ı ilâve ettiler.
(Buhârî, Enbiyâ 1; İsti’zân 1; Müslim, Cennet 28)
Hz. Adem (a.s.) - Kitap Tanıtım
Yaratılışın Ağacının İlk Meyvesi Hazret- i Adem

Süleyman Kösmene

YENİ ASYA NEŞRİYAT

İnsanlığın atası ve ilk peygamber Hazret-i Adem´in yaratılış ve hayatını konu alan bir çalışma. 
Kur´an ayetlerine dayanarak, Risale-i Nur yaklaşımıyla, yaratılışın hikmetleri ve bazı "ilk"ler. Konularla bağlantılı ilginç soyut çalışmalarla bezeli, yer yer resimli...
Hz. Adem (a.s.) - Muhtelif yazılar
ADEM (a.s.) VE İSA (a.s.)
Kuran’da 3- Ali İmran Suresi 59. ayette Hz. Adem ile Hz. İsa arasında bir benzetme yapılır. 
Kuran’da hiçbir Peygamber hakkında bu tarz bir benzetme yapılmamıştır. 
Peki, bu Peygamberlerin ismi Kuran’da kaçar kez geçer? 
Tam 25’er kez, birbirine eşit olarak. 
İki Peygamber arasında benzetme yapan ayet şöyledir:
Şüphesiz ki; Allah’ın katında İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir. O’nu topraktan yarattı. Sonra ona “Ol” dedi ve O da oldu. (Ali İmran Suresi 59. ayet)
Bazı insanlar Hz. İsa (a.s.)’nın babasız olarak yaratılmasından dolayı onu oğul-tanrı ilan etmişlerdir. 
Bazılarıysa Allah’ın her şeye gücünün yettiğini unutup, Hz. İsa’nın nasıl olup da babasız yaratıldığını sorgulamaktadırlar. 
Allah ise Hz. Adem’i hem babasız, hem anasız yaratmasını örnek verip, onun durumunu Hz. İsa’ya benzetmekte, böylelikle Hz. İsa’ya bu özelliğinden dolayı tanrılık yakıştırması yapanların mantıksızlığını bu açıdan da göstermektedir.
Allah, Adem (a.s.) - İsa (a.s.) arasında bu benzetmeyi yaparken sayısal mucize ile de bunu desteklemiş ve ikisinin ismini aynı sayıda, 25’er kez Kur'an boyunca tekrarlamıştır. 
Matematiksel mucize bu kadarla da kalmaz. 
Hz. İsa ve Hz. Adem arasındaki bağlantıyı kuran ayet Ali İmran suresi 59. ayettir. 
Bu ayet her iki ismin aynı anda geçtikleri tek ayettir. 
Bu ayet her iki ismin de Kuran’ın başından itibaren 7. defa tekrarlandıkları ayettir. 
Aynı zamanda Kuran’ın sonundan sayarsak bu ayet her iki ismin de 19. tekrarlanışına denk düşmektedir. 
(Bu da 19 mucizesi ile Kelime Uyumlarının Matematiksel Mucizesi’nin içiçe geçişine örneklerden biridir.)
Aynı zamanda her iki kelimenin 19. tekrarlanışı da ilginç bir şekilde 19. sure olan Meryem Suresi’ndedir. 
Her iki isim birer kez Meryem Suresi’nde geçer ve bu geçişleri de her iki ismin 19. geçişidir.
Her iki ismin 19. Meryem Suresi’ndeki geçişlerinin arasındaki ayet sayısı da ilginçtir. 
İsa kelimesi Meryem Suresi 34. ayette, Adem kelimesi ise Meryem Suresi 58. ayette geçer. 
34. ayetten itibaren saymaya başlarsak, 58. ayet 25. ayet olur. 
25 ise, daha önce dediğimiz gibi İsa ve Adem isimlerinin Kuran’daki geçiş adedidir.
Bir ilginç noktayı daha belirtmek istiyoruz. Bu surede (Meryem) Hz. İsa’dan bahsedilen ayette Hz. Meryem’in de ismi geçer. 
Bu ayetin numarası 34’tür. Kuran boyunca Hz. Meryem’in tekrarlanma sayısı kaçtır dersiniz? O da tam 34’tür. Ayet şöyledir:
- İşte Meryem oğlu İsa budur! Hakkında kuşkuya düştükleri şeyin gerçeği bu sözdür. (Meryem Suresi)
Kaynak : www.mucizeler.com 
Hz. Adem (a.s.) - Risale-i Nur Külliyatı
Elhâsıl: Sâir enbiyâ Aleyhimüsselâmın mu´cizâtları, birer havârik-ı san´ata işaret ediyor ve Hazret-i Âdem Aleyhisselâmın mu´cizesi ise, esâsât-ı san´at ile beraber, ulûm ve fünûnun, havârik ve kemâlâtının fihristesini bir sûret-i icmâlîde işaret ediyor ve teşvik ediyor.
Ammâ, mu´cize-i kübrâ-i Ahmediye (a.s.m.) olan Kur´ân-ı Mu´cizü´l-Beyân ise, tâlim-i Esmânın hakikatine mufassalan mazhariyetini, hak ve hakikat olan ulûm ve fünûnun doğru hedeflerini ve dünyevî, uhrevî kemâlâtı ve saâdâtı vâzıhan gösteriyor; hem pek çok azîm teşvîkâtla, beşeri onlara sevk ediyor.

Sözler | Yirminci Söz

İşte şu âyet, evvelâ "Hazret-i Âdem´in hilâfet meselesinde melâikelere rüçhâniyetine medâr ilmi olduğu" olan bir hâdise-i cüz´iyeyi zikreder. Sonra, o hâdisede melâikelerin Hazret-i Adem´e karşı ilim noktasında hâdise-i mağlûbiyetlerini zikreder. Sonra bu iki hâdiseyi iki ism-i küllî ile icmâl ediyor-yani  [Sen her şeyi hakkıyla bilen, her işi hikmetle yapansın. (Bakara Sûresi: 32.)]. Yani, "Alîm ve Hakîm Sen olduğun için Âdem´i tâlim ettin; bize gâlip oldu. Hakîm olduğun için, bize istidadımıza göre veriyorsun, onun istidadına göre rüçhâniyet veriyorsun.

Sözler | Yirmi Beşinci Söz