Arapça Dil Bilgisi - 4 İşaret Sıfatları
İşaret Sıfatları

Arapçada işaret sıfatları tek başına “bu, şu, o” şeklinde kullanılabileceği gibi, “Bu kalem senin.”, “Şu peynirden verir misin?”, “O problem çözüldü.” örnek cümlelerinde görüldüğü üzere işaret ettiği isimle birlikte de kullanılabilir.
İşaret ettiği isimle birlikte kullanıldığında, işaret edilen kelimeye “muşârun ileyh denir.
Muşârun ileyh olan sözcük ile işaret sıfatları hem i‘râb (merfû, mansûb, mecrûr olma bakımından) hem cinsiyet, hem sayı bakımından birbiriyle uyumlu olmak zorundadır.
Türkçede işaret sıfatı, işaret ettiği kelime ile birlikte kullanıldığında (bu adam, bu adamlar; şu çocuk, şu çocuklar; o resim, o resimler) şeklinde hep tekil kullanılırken, Arapçada işaret sıfatı her zaman işaret ettiği ismin yapısına uygun olarak (tekil, ikil veya çoğul biçiminde) kullanılır.
Unutulmaması gereken bir husus da şudur:
İşaret sıfatıyla birlikte kullanılan sözcük (muşârun ileyh), daima belirlidir.
Çünkü gösterilmek suretiyle diğerlerinden ayrılmakta, belirlenmiş olmaktadır:
“Bu adam Türkçe biliyor.” veya “Şu elma iyidir.”, “O kadınlar, bizim annelerimiz.” örneklerinde olduğu gibi.
İşaret sıfatları, işaret edilen varlığın uzaklığına göre, tıpkı Türkçedeki gibi, farklı farklıdır.
Ne var ki, Arapçada yaygın olarak “yakın” ve “uzak” için olanları kullanılır.
Bununla birlikte uzak için kullanılan işaret sıfatını hem “o”, “onlar”, hem de “şu”, “şunlar” biçiminde anlamlandırmak veya hem “o”, “onlar”, hem de “şu”, “şunlar” yerinde kullanmak mümkündür.

Yakın için İşaret Sıfatları

a. Tekil

ErilهذاBu
DişilهذِهِBu

هذا وَلَدٌBu, bir erkek çocuktur.
هذِهِ بنْتٌBu, bir kız çocuktur.
İkil dışındaki tüm işaret sıfatları mebnîdirler; yani son harekeleri cümle içindeki yerine göre değişiklik göstermez.
Dolayısıyla i‘râbları mahallen’dir: mahallen merfû veya mahallen mansûb ya da mahallen mecrûr biçiminde i‘râb edilirler; ref veya nasb ya da cer alâmeti aranmaz.
Yukarıdaki cümleleri i‘râb edecek olursak:
هذا وَلَدٌBu, bir erkek çocuktur.
Bu cümle, isim cümlesidir. Çünkü bir fiille değil, isimle başlamıştır.
هذا : Mubtedâ, mahallen merfû, ismu’l-işâra olduğu için mebnîdir, son harekesi değişmez.
ولدٌ : Haber, merfû, ref alâmeti sondaki damme.
هذِهِ بنْتٌBu, bir kız çocuktur.
Bu cümle, isim cümlesidir. Çünkü bir isimle başlamıştır.
هذه : Mubtedâ, mahallen merfû, ismu’l-işâra olduğu için mebnîdir, son harekesi değişmez.
بنتٌ : Haber, merfû, ref alâmeti sondaki damme.
Bu örnek cümleleri, aşağıdaki cümlelerle karşılaştıralım:
هذا الولدُ تلميذٌ Bu erkek çocuk, bir öğrencidir.
هذِهِ البنتُ تلميذةٌ Bu kız çocuk, bir öğrencidir.
Daha önce haber olarak kullanılmış olan ( ولد ) ve ( بنت ) kelimelerinin, yukarıdaki örneklerde “haber” olarak değil, mubtedâ olan işaret sıfatlarının “muşârun ileyh”leri olarak kullanıldığını, dolayısıyla belirli olduklarını görüyoruz.
Bu cümlelerde mubtedâların haberleri, ( تلميذ ) ve ( تلميذة ) sözcükleridir ve damme ile merfûdurlar.

b. İkil:

İkil olan işaret sıfatları, mebnî olan tekil ve çoğul işaret sıfatlarından farklı olarak mu‘reb’tirler, i‘râbları ikil kelimenin i‘râbının aynısıdır:
Yani elif ile merfû, ye ile mansûb ve mecrûr olurlar.
Merfû, mansûb ve mecrûr durumları itibariyle yakın için kullanılan ikil işaret sıfatlarını inceleyelim:
Eril هذَيْنِهذانِBu ikisi
(mansûb-mecrûr)(merfû)
DişilهاتَيْنِهاتانِBu ikisi
(mansûb-mecrûr)(merfû)

هذان وَلَدانِ.Bu ikisi erkek çocuktur.
هاتان بِنْتانِ.Bu ikisi kız çocuktur.
Bu cümlelerin i‘râbını yapalım:
هذان وَلَدانِ.Bu ikisi erkek çocuktur.
هذان : Mubtedâ, merfû, ref alâmeti elif, çünkü ikil.
ولدان : Haber, merfû, ref alâmeti elif, çünkü ikil.
هاتان بِنْتانِ.Bu ikisi kız çocuktur.
هاتان : Mubtedâ, merfû, ref alâmeti elif, çünkü ikil.
بنتان : Haber, merfû, ref alâmeti elif, çünkü ikil.
Şimdi bu cümlelerde haber olarak kullanılan sözcükleri işaret sıfatlarının muşârun ileyh’leri olarak kullanıp, onların öğrenci ( تلميذ ) olduklarını söylemek istersek nasıl söyleriz?
Şöyle olacaktır:
هذانِ الوَلَدانِ تِلْميذانِ Bu iki erkek çocuk, öğrencidir.
هاتانِ البِنْتانِ تِلْميذَتانِ Bu iki kız çocuk, öğrencidir.
Bu örneklerde muşârun ileyh haline getirebilmek için ilgili sözcükleri belirli kullandığımızı fark etmiş olmalısınız.
Şimdi ikil olan işaret sıfatlarının mansûb ve mecrûr durumlarına örnek verelim:
قَرَأْتُ هذينِ الكتابَيْنِ Bu iki kitabı okudum.
قرأتُ (okudum) : Mâzî fiil, fâ‘il bitişik zamir olan tâu’l-muteharrike ( ت )
هذين : Nesne (mef‘ûlun bih), mansûb, nasb alâmeti “ye”, çünkü ikil.
الكتابين : Muşârun ileyh, mansûb (çünkü işaret sıfatına uymak zorunda), nasb alâmeti “ye”, çünkü ikil.
ذهبتُ إلى هاتَيْنِ المدينَتَيْنِ Bu iki şehre gittim.
ذهبتُ ( gittim) : Mâzi fiil, fâ‘il bitişik zamir olan tâu’l-muteharrike ( ت )
إلى : Harf-i cer
هاتين : Mecrûr, cer alâmeti “ye”, çünkü ikil.
المدينتين : Muşârun ileyh, mecrûr (çünkü işaret sıfatına uymak zorunda), cer alâmeti “ye”, çünkü ikil.

c. Çoğul:

Çoğul işaret sıfatı, eril ve dişil için aynı olup mebnîdir, dolayısıyla i‘râbı mahallen’dir.
Eril هؤُلاءِBunlar
Dişil هؤُلاءِBunlar
Çoğul şekil هؤلاء (hâ’ulâi, bunlar) eril ve dişil için ortaktır.
هؤُلاءِ أَولادٌBunlar erkek çocuktur.
هؤُلاءِ بَناتٌBunlar kız çocuktur.
Şimdi çoğul işaret sıfatlarının i‘râb durumlarına örnek verelim:
عَرَفْتُ هؤُلاءِ الأَطْفالَ Bu çocukları tanıdım.
عَرَفْتُ (tanıdım) : Mâzî fiil, fâ‘il bitişik zamir olan tâu’l-muteharrike ( ت )
هؤُلاءِ : Nesne (mef‘ûlun bih), mahallen mansûb çünkü mebnî.
الأَطْفالَ : Muşârun ileyh mansûb (çünkü işaret sıfatına uymak zorunda), nasb alâmeti fetha.
رَأَيْتُ هؤُلاءِ الطبيباتِ Bu kadın doktorları gördüm.
رَأَيْتُ (gördüm) : Mâzî fiil, fâ‘il bitişik zamir olan tâu’l-muteharrike ( ت )
هؤُلاءِ : Nesne (mef‘ûlun bih), mahallen mansûb çünkü mebnî.
الطبيباتِ : Muşârun ileyh mansûb (çünkü işaret sıfatına uymak zorunda), nasb alâmeti kesra çünkü düzenli dişil çoğul.
هذا طِفْلBu bir çocuktur.
هذا شابّBu bir gençtir.
هذا رَجُلBu bir adamdır.

Uzak İçin İşaret Sıfatları

Uzak için kullanılan işaret sıfatlarının tekil ve çoğul biçimleri kullanılır, ikil formları pek kullanılmaz.
Tekil için eril ve dişil formu vardır, çoğul formu ise eril ve dişil için ortaktır.
Her üç işaret sıfatı mebnîdir, son harekeleri hep aynıdır, dolayısıyla i‘râbları mahallen’dir.

Tekil (Eril) ذلِكَŞu / O
Tekil (Dişil) تِلْكَŞu / O
Çoğul (Eril-dişil) أُولئِكَŞunlar / Onlar

ذلِكَ جَبَل.Şu bir dağdır.
تِلْكَ سَفينَة.Şu bir gemidir.
أُولئِكَ حُجّاج.Şunlar hacılardır.

Dikkat : Gayr-ı ‘âkil çoğullar tekil-dişil hükmünde olduğu için işaret sıfatları bu tür çoğullar için kullanılırken, tekil-dişile özgü yapısıyla kullanılırlar.

تِلْكَ زُهور.Şunlar çiçeklerdir.
هذِهِ كُتُب.Bunlar kitaplardır.
Bazı işaret isimleri de yer bildirmektedirler.
Yakında bulunan bir yer için هُنا (hunâ); uzakta bulunan bir yer için هُناكَ (hunâke) veya هُنالِكَ (hunâlike) kullanılır.
Yer bildiren işaret sıfatları da mebnîdirler, dolayısıyla onların i‘râbları da mahallen’dir.
Örneğin;
الطّالبُ هُناErkek öğrenci buradadır.
الطالِبَة هُناكKız öğrenci oradadır.
الطالِبَة هُنالِكKız öğrenci oradadır.

İŞARET SIFATLARI
Uzak İçin İşaret SıfatlarıYakın İçin İşaret Sıfatları
Çoğul
Eril ve Dişil:
Tekil Eril:Çoğul
Eril ve Dişil:
Ikil Eril:Tekil Eril:
أُولئِكَذلِكَهؤُلاءِهذانِ - هذَيْنِ هذا
Tekil Dişil:İkil DişilTekil Dişil
تِلْكَهاتانِ - هاتَيْنِهذِهِ








http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com