Arapça Dil Bilgisi - 27

Arapçada Sayılar

MUFRED SAYILAR (1-10)

Arapçada 1-10 arasındaki sayılar mufred sayılardır.

012345678910
۰۱۲۳٤٥٦٧٨٩۱۰
صِفْرواحِداثْنَانثَلاَثةأرْبَعَةخَمْسَةستَّةسَبْعَةثَمَانِيَةتِسْعَةعَشَرة

Mufred sayılardan 1 ve 2 sayılarının kullanılışıyla 3’ten 10’a kadarki (10 dahil) sayıların kullanılış biçimleri arasında i‘râb, erillik ve dişillik (muzekkerlik-muenneslik) gibi yönlerden farklılıklar bulunmaktadır.
Bundan dolayı mufred sayılar iki kısımda ele alınır.
1 ve 2 Sayıları
1 ve 2 sayılarının özellikleri şunlardır:
1. Önce sayılan kullanılır, sonra sayı.
2. Sayı, sayılanın sıfatı konumundadır; bu yüzden cinsiyet, sayı, belirlilik–belirsizlik ve i‘râb bakımından sayılana uymak zorundadır.

3-10 Arasındaki Sayılar
3-10 arasındaki sayıların özellikleri şöyle sıralanabilir:
1. Türkçede olduğu gibi önce sayı gelir, sonra sayılan.
2. Sayılar, kendilerinden sonra kullanılan sayılanın daima muzâfı konumundadırlar.
Bu bakımdan son harekeleri cümlede hangi öge durumunda olduklarına bağlı olarak değişkenlik gösterir.
Sayılanları (temyizleri) muzâfun ileyh (tamlayan) konumunda oldukları için daima mecrûrdurlar.
3. Sayılanlar çoğul ve belirsiz kullanılır.
4. Sayının cinsiyeti, sayılanın cinsiyetinin zıttıdır.
Kendisinden sonra kullanılan kelimenin tekil durumdaki cinsiyeti göz önünde bulundurularak sayı eril veya dişil olarak kullanılır.
Sayılanın tekil formu eril ise, sayı dişil olarak; sayılanın tekil formu dişil ise sayı eril olarak kullanılır.



D İ K K A T
10 عشر sayısı yazıyla yazıldığında ( ش ) harfinin hakeresi, eğer sayılan eril olursa fethalı, sayılan dişil olursa sükûn olur.
Örnek:
خرجَتْ من الصفِّ عشْر طالِباتٍ وعَشَرة طلابٍOn kız ve on erkek öğrenci sınıftan çıktı.

SIRA SAYILARI (العدد الترتيبي)
Bu kısımda 1-10 arasındaki mufred sıra sayıları ele alınmaktadır.
Hem eril ve dişil yapılarıyla hem de niteledikleri isimlerle (mevsûflarıyla) birlikte mufred sıra sayıları örneklerle aşağıda verilmiştir:

birinci erkek öğrenciالطَّالبُ الأَوَّلُ
birinci kız öğrenciالطَّالبةُ الأُولَ
ikinci erkek öğrenciالطَّالبُ الثَّاني
ikinci kız öğrenciالطَّالبةُ الثَّانِيَةُ
üçüncü erkek öğrenciالطَّالبُ الثَّالِثُ
üçüncü kız öğrenciالطَّالبةُ الثَّالِثَةُ
dördüncü erkek öğrenciالطَّالبُ الرَّابِعُ
dördüncü kız öğrenciالطَّالبةُ الرَّابِعَةُ
beşinci erkek öğrenciالطَّالبُ الخامِسُ
beşinci kız öğrenciالطَّالبةُ الخامِسَةُ
altıncı erkek öğrenciالطَّالبُ السَّادِسُ
altıncı kız öğrenciالطَّالبةُ السَّادِسَةُ
yedinci erkek öğrenciالطَّالبُ السَّابِعُ
yedinci kız öğrenciالطَّالبةُ السَّابِعَةُ
sekizinci erkek öğrenciالطَّالبُ الثَّامِنُ
sekizinci kız öğrenciالطَّالبةُ الثَّامِنَةُ
dokuzuncu erkek öğrenciالطَّالبُ التَّاسِعُ
dokuzuncu kız öğrenciالطَّالبةُ التَّاسِعَةُ
.۱٠onuncu erkek öğrenciالطَّالبُ العَاشِرُ
.۱٠onuncu kız öğrenciالطَّالبةُ العَاشِرَةُ



Sıra sayıları, 1-10 arasındaki sayıların ( فَاعِل ) yapısına aktarılmasıyla elde edilir.
Ancak ( واحِد ) sayısı “saat bir”, “saat bir buçuk” gibi sadece saati söylerken kullanılır, “birinci” demek için kullanılmaz.
(واحِد ) ve onun dişili ( واحِدة ) kelimelerinin yerine sıra sayısı olarak “birinci” anlamında eriller için ( الأول ) , dişiller için ( الأولى ) sözcükleri kullanılır.
Sıra sayıları, varlıkların sırasını belirten sıfat konumundadırlar ve dolayısıyla niteledikleri kelimeye cinsiyet, sayı, belirlilik ve i‘râb bakımından uyarlar.

1. سأشاهِدُ البرنامجَ الأوّلَ في القناةِ الثانيةِ مساءً.Bu akşam ikinci kanaldaki birinci programı izleyeceğim.
2. صَعِدْتُ إلى الطابِقِ الخامِسِ بالمِصْعَدِ.Beşinci kata asansörle çıktım.
3. سأسافِرُ إلى إزميرَ في اليومِ العاشِرِ مِنَ الشَّهْرِ الثَّالِثِ.Üçüncü ayın onunda İzmir’e gideceğim.

Arapçada Saatler
Arapçada saatler sıra sayılarından türetilmiştir.
( الساعة ) kelimesi dişil olduğu için sıra sayılarının dişilleri saatler için kullanılmıştır. Ancak “saat bir” kavramı için ( الأولى ) yerine “bir” sayısının yine Arapça asıl sayısı ( الواحدة ) kullanılmaktadır.



Saatlerin kullanımıyla ilgili bilinmesi gereken temel hususlar şunlardır:
1. Arapçada saatleri ifade ederken “geçiyor/geçe” anlamı tam saatle küsurat arasına konan ( وَ ) atıf harfiyle sağlanırken “var/kala” anlamı ise ( إلاَّ ) istisnâ edatıyla sağlanır.
2. Yirmi dörtlük saat diliminin Arapçada kullanılmadığı görülür.
Aşağıdaki örnekte verildiği üzere “yirmi bir” ifadesi on ikilik saat diliminde olduğu üzere “dokuz” sayısıyla ifade edilir.
Vaktin akşam ya da sabah olduğunu belirginleştirmek için ise “sabah” ( صَباحاً ), “akşam” ( مَسَاءً ), “öğleyin” , ( ظُهراً ) “öğleden sonra” ( بَعْد الظُّهْر ), “öğleden önce” ( قبل الظهر ), “gece” ( ليْلاً ) vb. zarflardan yararlanılmaktadır.
Örnekler:

21:15Saat akşam dokuzu çeyrek geçiyor.السَّاعةُ التَّاسِعَةُ والرُّبُعُ مَساءً
20:30Saat akşam sekiz buçuk.السَّاعة الثَّامنةُ والنِّصفُ مَساءً
08:30Saat sabah sekiz buçuk.السَّاعة الثَّامنةُ والنِّصفُ صَباحاً

4. Arapçada saatlerle ilgili çoğu dilde bulunduğu gibi önemli iki soru tipi vardır:
1. كَم السَّاعَةُ؟ Saat kaç?
الساعة الخامسةُSaat beş.
2. في أيِّ ساعةٍ؟ Saat kaçta?
في الساعة الخامسَةِSaat beşte.

5. Saat ifadelerinde her zaman ( الساعة ) kavramı bulunmayabilir.
6. Saatlerin sayılarını oluşturan kısım, dilbilgisi açısından mufred sıra sayılarında olduğu gibi (الساعة ) kelimesinin sıfatı hükmünde olup mu‘rebdir.

Murekkeb Sayılar [11-19]

11-19 arasındaki sayılar murekkeb sayılar olarak adlandırılır.
12 sayısının 2'si hariç olmak üzere diğerlerinin tümünde birler ve onlar basamağındakiler “fetha” ile mebnîdir, cümle içinde hangi konumda olurlarsa olsunlar, hep fetha ile harekelenirler.
12 sayısının ise sadece birler basamağı (12’nin 2’si) ikil olduğu için mu‘rebdir, ref durumunda elif ( ا ) ile merfû; nasb veya cer durumunda ye ( ي ) ile mansûb veya mecrûr olur.
12 sayısında da onlar basamağı “fetha” ile mebnîdir.
Diğer önemli bir husus, murekkeb sayılarda sayılan sözcük (temyîz) daima tekil ve mansûb olarak kullanılır.
Sayı ile sayılan arasında cinsiyet uyumuna gelince, bu uyum sadece 11 ve 12 sayısında vardır, 13-19 grubu sayılarda onlar basamağı ile sayılan arasında uyum vardır ve birler basamağındaki sayılar cinsiyet bakımından sayılanın zıddıdır, dolayısıyla onlar basamağı da birler basamağı ile cinsiyet bakımından tezat oluşturur.

Murekkeb sayıların ve sayılanlarınının (temyîzlerinin) başlıca özelllikleri

1. Bu sayıların hem birler hem onlar basamağı fetha üzeri mebnî olup cümlede hangi ögeyi üstlenmiş olursa olsun değişiklik olmaz.
Ancak 12 sayısının birinci kısmını oluşturan 2 sayısı ise mu‘rebdir ve ikil (musenna) kelimelerin i‘râbında olduğu gibi ( ا) harfiyle merfû, ( ي) harfiyle mansûb ve mecrûr olur.
Sayıların temyîzi ise mufred-mansûb olur.
2. Erillik- dişilik açısından mufred sayılar kısmında bahsedildiği gibi birler basamağının 1 ve 2 sayısı sayılanla uyumlu ve 3-9 arasındaki sayılar zıt olurken onlar basamağının 10 sayısı sayılanla uyumlu olur.
Örnekler:

1. ﴿فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا﴾Bunun üzerine oradan 12 kaynak (birden) fışkırmıştı. (Bakara Sûresi, 60)

Yukarıdaki cümlede “ اثْنَتَا ” sayısı fâildir ve ( ا ) harfiyle merfû olmuştur.
Sayılan mansûb ve cinsiyet bakımından sayıyla uyumlu olup dişildir.
2. ﴿إِنِّ رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ﴾Ben (rüyamda) 11 yıldız, güneş ve ayı gördüm. (Yusuf Sûresi, 4)

Yukarıdaki cümlede “ أَحَدَ عَشَرَ ” sayısı mef‘ûlun bihdir, mahallen mansûbdur çünkü fetha üzerine mebnîdir.
Sayılan mansûb ve sayıyla uyumlu olup erildir.
3. يعَملُ أحدَ عَشَرَ طبيباً في المُسْتَشْفىHastanede 11 doktor çalışıyor.
Yukarıdaki cümlede “ أَحَدَ عَشَرَ ” sayısı fâildir, mahallen merfûdur çünkü fetha üzerine mebnîdir.
Sayılan sayıyla uyumlu olup erildir.
4. تعَملُ إحْدَى عَشْرَةَ مُمَرِّضَةً في المستشفىHastanede 11 hemşire çalışıyor.

Yukarıdaki cümlede sayısı “ إحْدى عَشْرَةَ ” fâildir, mahallen merfûdur çünkü fetha üzerine mebnîdir.
(Fetha harekesi ( إحْدى ) kelimesi üzerinde elif-i maksûreden dolayı görünemedi.
Bu durumda “mazereti sebebiyle görünemeyen takdirî bir fetha ile mebnîdir” denir).
Sayılan sayıyla uyumlu olup dişildir.
5. جاءَ خَمْسَةَ عَشَرَ طبيباً إلى المُسْتَشْفىHastaneye 15 doktor geldi.

Yukarıdaki cümlede “ خَمْسَةَ عَشَرَ ” sayısı fâildir, mahallen merfûdur çünkü fetha üzerine mebnîdir.
6. رَأَيْتُ خَمْسَةَ عَشَرَ طبيباً في المُسْتَشْفىHastanede 15 doktor çalışıyor.

Yukarıdaki cümlede “ خَمْسَةَ عَشَرَ ” sayısı mef‘ûl olup mahallen mansûbdur, çünkü fetha üzerine mebnîdir.
Burada murekkeb sayının fethalı olması mef‘ûl olmasından değil, murekkeb sayı olmasından dolayıdır, bu nedenle sayı fethalı da olsa, biz “mef‘ûlun bih, mahallen mansûb, zira fetha ile mebnîdir, çünkü murekkeb sayıdır” diyoruz.
7. تَكَلَّمْتُ مع خَمْسَةَ عَشَرَ طبيباً في المستشفىHastanede 15 doktor ile konuştum.

Yukarıdaki cümlede “ خَمْسَةَ عَشَرَ ” sayısı ( مع ) ’dan sonra geldiği için mahallen mecrûrdur, zira murekkeb sayı olduğu için fetha üzerine mebnîdir.

Matûf (Atıflı) Sayılar [21-99]

21-99 arasındaki sayılar atıflı (matûf ) sayılardır.
“Atıflı sayı” kavramı, onlar basamağındaki bir sayının, birler basamağına vâv ( و ) harfiyle bağlanıp (atfedilip), atfedildiği sayıyla aynı i‘râba tabi olmasını ifade eder.
Atıflı sayılarda sayılan (temyîz), daima tekil ve mansûbdur. Sayılan ile cinsiyet uyumu bağlamında birler basamağındaki 1 ve 2 sayısı, sayılan ile cinsiyet bakımından uyum içindedir.
Ancak birler basamağındaki 3-9 grubu sayılar, sayılan ile cinsiyet bakımından tezat oluşturur.
Atıflı sayılar mu’rebdirler.
Hem birler basamağındakiler, hem de onlar basamağındakiler mu’rebdir.
Birler basamağındakiler hareke ile i‘râb edilirken (yani damme ile merfû, fetha ile mansûb, kesra ile mecrûr olurken), onlar basamağındakiler harf ile i‘râb edilir (yani vâv ile merfû, yâ’ ile mansûb ve mecrûr olur).

Atıflı sayıların ve sayılanlarının (temyîzlerinin) özellikleri:

1. Atıflı sayıların kendisi mu‘reb olup sayılanları (temyîzleri), 11-19 arasındaki sayıların temyîzinde olduğu gibi mufred- mansûb olur.
2. Erillik- dişilik açısından bu sayıların birler basamağının 1 ve 2 sayısı sayılanla uyumlu ve 3-9 arasındaki sayılar zıt olur ve onlar basamağında bulunan onarlı sayıların yapısında farklılık bulunmaz.
Örnekler:

1. وصلْتُ إلى الصَّالة قَبْلَ مَوْعِدِ الاجْتِماعِ بَِمْسٍ وعِشْرينَ دَقيقَةًSalona toplantı saatinden 25 dakika önce ulaştım.

Yukarıdaki cümlede “ خَمْسٍ وعِشرين ” sayısı بِ cer harfiyle mecrûr olmuştur.
Birler başamağındaki “beş” sayısının, sayılanın cinsiyetinden farklı olarak eril kullanılmış olduğunu ve tekil-mansûb halde bulunduğunu fark ediniz.
2. يعملُ اثنانِ وثلاثون مُهَندساً في المصَنعِFabrikada 32 mühendis çalışmaktadır.

" اثنان وثلاثون " sayısı özne (fâil)dir ve birler basamağında bulanan اثنان sayısı elif ( ا ) ile onlar basamağındaki ثلاثون sayısı vâv ( و ) ile merfûdur.
Sayılan mansûbdur ve cinsiyet bakımından sayıyla uyumlu olup erildir.
3. صحَّحْتُ خَْساً وسَبْعينَ صَفْحةً مِن هذا الكِتابBu kitabın 75 sayfasını düzelttim.

" خمساً وسبعين " sayısı mef ’ûlun bih olduğu için mansûbtur.
Sayılanın (temyîzin) ise mansûb ve cinsiyet bakımından sayının birler basamağıyla zıt olduğu görülmektedir.

D İ K K A T
20, 30, 40, 50, 60, 70, 80, 90 sayıları onarlı (‘ukûd)/( العُقود ) sayılardır.
Bu sayılar, ister tekil kullanılsın ister atıflı bir sayının parçası olsun yapı bakımından bunların eril ve dişil kullanımlarında farklılık yoktur.
İ‘rab açısından bakıldığında bu sayılar mu‘rebdir.
Düzenli eril çoğul (cem‘i muzekker sâlim) isimler gibi ( و ) harfiyle merfu, ( ي ) harfiyle mansûb ve mecrûr olurlar.

Örnekler:
1. في الصفِّ أَرْبعون طالباًSınıfta 40 öğrenci vardır.

"أربعون" sayısı isim cümlesinin mubteda konumunda olduğu için ( و ) ile merfûdur. Sayılanı (temyîzi) ise mansûbdur.
Onarlı sayıların yapılarında eril-dişil ayrımı bulunmadığından bu sayılarla bunların sayılanları (temyîzleri) arasında cinsiyet bakımından uyum veya zıtlıktan bahsedilemez.
2. رأيتُ في المتحفِ خَمْسةً وثَلاثينَ سائحاًMüzede 35 turist gördüm.

" خمسةً وثلاثين " sayısı mef‘ûlun bih olduğu için mansûbdur.
Bu sayının birler basamağındaki خمسةً sayısı fetha ile mansûb olurken bu sayıya atfedilen ثلاثين sayısı onarlı sayılardan olup ( ي ) ile mansûb olmuştur.
Sayılan mansûbdur ve cinsiyeti eril olduğu için birler basamağı dişil olarak kullanılmıştır.
3. صحَّحْتُ خمساً وسَبْعينَ صفحةً من هذا الكِتابBu kitabın 75 sayfasını düzelttim.

"خمساً وسبعين" sayısı mef‘ûlun bih (nesne) olduğu için mansûbdur ve sayılanın cinsiyetiyle zıtlık oluşturarak eril kullanılmıştır. Sayılanın (temyîzin) da mansûb olduğu görülmektedir.
D İ K K A T
نَيِّف sözcüğünün 1-3 arasındaki sayıya delalet ettiği ve onarlı sayıların küsüratı için kullanıldığı bilinmelidir.
Onarlı sayıların yanısıra 10, 100, 1000 sayılarıyla da kullanılmaktadır.
Ayrıca sayılanın eril ya da dişil olmasından dolayı sözcüğün yapısında değişiklik olmadığı da unutulmamalıdır.

Örnekler

لَهُ نَيِّفٌ وثلاثون قلماًOtuz küsür kalemi var.
قرأتُ نَيِّفاً وعِشرينَ قِصَّة لهذا الكاتبِBu yazarın yirmi küsür hikâyesini okudum.
عددُ صَفحاتِ هذا الكِتاب ألفٌ ونَيِّفٌBu kitabın sayfa sayısı bin küsürdür.

100 ve 1000 Sayıları ve Katları

Arapçada 100 ve 1000 sayılarının kullanım özellikleri birinci bölümde ele alınan mufred [1-10] sayıların 3-10 grubuna benzemektedir.
3-10 grubu sayılardan farklı olarak 100 ve 1000 sayılarının temyîzi çoğul-mecrûr yerine tekil-mecrûr olarak kullanılır.
Aradaki benzerlik dolayısıyla 100 ve 1000 sayıları mufred sayıların mülhakı (ek bölümü) olarak değerlendirilmektedir.
Ancak sayılan (ma‘dûd) ister eril ister dişil olsun bu sayıların yapısı değişmez.

100 ve 1000 sayıları ve bu sayıların katlarının temel özelllikleri

1. 100 ve 1000 sayıları mu‘reb olup sayılanları (temyîzleri) hep mufred- mecrûr olur.
2. Bu sayıların yapılarında -sayılan ister eril ister dişil olsun- cinsiyet açısından değişiklik olmaz.
Ancak “üç yüz” ثلاثُئةٍ ya da “üç bin” ثلاثةُ آلافٍ ifadelerinde olduğu gibi bu sayılar sayılan (temyîz) olarak kullanıldığında 100 مئة sayısı dişil, 1000 ألف sayısı eril olarak kabul edildiğinden ve 3-10 arasındaki sayı sayılanın zıttı olması gerektiğinden 100 sayısıyla eril 1000 ,ثلاثُ sayısıyla dişil ثلاثة sayısı kullanılır.
3. 100 sayısı hem مئة hem de مائة şeklinde yazılabilmektedir ve çoğulu مئات ’dir, ancak az kullanılır.
Çoğul kullanılması gereken yerde yine tekil kullanılır; 1000 ألف sayısının çoğulu آلاف ’dir.
Örnekler:

1. وَصَلَ عَدَدُ الكُتُبِ التي توجَدُ في مَكْتَبتي إلى ثلاثةِ آلافٍ وخَمْسِمِئةِ كتابٍKütüphanemde bulunan kitapların sayısı 3500’e ulaştı.

Yukarıdaki cümlede “ ثلاثةِ آلافٍ وخَمْسِمِئة ” sayısı إلى cer harfiyle mecrûr olmuştur.
Sayılanın (temyîzin) ise mufred-mecrûr olduğu görülür.
2. إنَّ أسعارَ الهوَاتفِ الذَّكيَّةِ تَصِلُ إلى سَبعَةِ آلافِ ليرةٍAkıllı telefonların fiyatı 7000 lirayı buluyor.

Bu örnekteki “ سبعةِ آلافِ ليرةٍ ” ifadesinde آلافِ sayısı çoğul-mecrûr olarak سبعةِ mufred sayısının sayılanı, ليرةٍ kelimesi ise mufred –mecrûr olarak آلاف sayısının sayılanı durumundadır.
3. يَدْرُس في جامعَتِنا خَسةٌ وثَلاثون ألْفاً وأرْبَعُمِئَةٍ وخَمْسَةَ عشَرَ طالِباً وطالبةًÜniversitemizde 35415 öğrenci okumaktadır.

Örnekte geçen sayıyı ve sayılanı parçalara ayırarak incelemek yararlı olacaktır.
35000 "ألْفاً خمسةٌ وثَلاثونَ" ifadesinde geçen ألْفاً sayısı mufred – mansûb olarak 35 "خمسةٌ وثلاثون" atıflı sayısının sayılanı, أرْبَعْمِئَةٍ ifadesindeki مِئَةٍ sayısı ise çoğulu kullanılmadığı için mufred- mecrûr olarak أربع mufred sayısının sayılanı, "خَمْسَةَ عشَرَ طالِباً" ifadesindeki طالِباً kelimesi mufred - mansûb olarak "خَمْسَةَ عشَرَ" murekkeb sayısının sayılanıdır.
Dolayısıyla bir sayı ne kadar büyük olursa olsun, mufred - murekkeb, ‘ukûd (onarlı) ve ma‘tûf (atıflı) sayı olmak üzere dört kısımda incelenir.

TEMYÎZ

Temyîz bir isimdeki ya da cümledeki kapılılığı gidermek için kullanılan nekira (belirsiz) mansûb bir isimdir.
Kapalılığı giderilip açıklığa kavuşturulan unsura mumeyyez ( الممَيَّز ) adı verilir.
Mumeyyez iki kısma ayrılır.
1. Melfûz Mumeyyez ( الممَيَّز الملفوظ ): Müphem (kapalı) unsur bir isim ise bu ad verilir.
Sayılar dilde açıklamaya ihtiyaç duyan müphem sözcükler arasındadır.
Örnek:

رَأيتُ خمسةَ سُيَّاحٍ في السوقÇarşıda beş turist gördüm.

Örnekte geçen “beş” sayısıyla ne kastedildiğinin bilinmesi için sonrasında gelen “turist” kelimesine ihtiyaç vardır.
Sayıların yanısıra ağırlık ( وَزْن ) , hacim ( كَيْل ) ve alan ( مساحة ) ölçmek için kullanılan üç ölçü birimi de melfûz mumeyyez olarak değerlendirilir.
Örnek:
اِشْترَيْتُ كيلو جرام برتقالاًBir kilo portakal satın aldım.
وهبْتُ المُتَسوِّلَ كَيْلَةً قمْحاًDilenciye bir kile buğday verdim.
زرع المزارِعُ هَكتاراً من ذُرَةٍ في هذه السنةBu yıl çiftçi bir hektar mısır ekti.

Yukarıdaki örneklerde geçen “kilo”, “kile” ve “hektar” kelimelerindeki kapalılığı gideren sırasıyla “portakal”, “buğday” ve “mısır” kelimeleri temyîzdir.
2. Melhûz mumeyyez( الممَيَّز الملحوظ ) : Cümledeki kaplalılık açıklanıyorsa bu ismi alır.
Örnekler:
أعْجَبَنِ الرَّئِيسُ كلاماًBaşkanın konuşması hoşuma gitti.)/(Başkan hoşuma gitti konuşması bakımından.
طاب الطالبُ خُلُقاًÖğrencinin ahlâkı güzel oldu. / Ahlâkı bakımından öğrenci güzel oldu.

Yukarıdaki iki örnekteki “başkan hoşuma gitti” ve “öğrenci güzel oldu” ifadelerindeki kapalılığı sırasıyla “konuşması bakımından” ve “ahlâkı bakımından” ifadelerinin açıklığa kavuşturduğu görülür.
Örneklerde bir cümlenin genelini kapsayan kapalılığın giderildiğine dikkat edilmelidir.
Örnek:
شربْتُ كوباً شاياً / كوبَ شايٍ / كوباً من الشايِBir bardak çay içtim.

D İ K K A T
Temyîzin i‘râb özelliği mansûb olmasıdır.
Melfûz temyîz, isim tamlaması yoluyla (izafetle) ve harf-i cerle mecrûr olabilmektedir.

Sayı ve Sayılan/Ma‘dûd Çerçevesinde Temyîz

Sayı ( العدد ), kapalılığı başka bir kelimeyle giderilen müphem isimdir.
Sayılan/Ma‘dûd ( المعدود ), sayının açıklayıcısı ve bundan dolayı temyîzi ( التمييز ) ’dir.
Dilbilgisinde 1 ve 2 sayısı dışındaki sayılar melfûz mumeyyez olarak değerlendirilmiştir.
Sayıların temyîzlerinin temel özellikleri şunlardır:
1. Mufred [3-10] sayıların temyîzi çoğul-mecrûr olur,
2. Murekkeb [11-19] ve atıflı [21-99] sayıların temyîzi mufred- mansûb olur,
3. 100, 1000 ve bu sayıların katlarının temyîzi mufred – mecrûr olur.






http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com