Arapça Dil Bilgisi - 25 Kâne ve Grubu

Kâne ve Grubu

Bu gruptaki fiillere “nâkıs -eksik- fiiller” adı da verilir.
Bunun sebebi, diğer fiiller gibi özneleriyle birlikte tam ve anlamlı bir cümle oluşturmakta yetersiz kalmaları ve özne ve nesne alamayışlarıdır.
İsim cümlesinin mubtedasını kendisine isim, haberini de kendisine haber olarak alırlar.
İsimleri daima merfû, haberleri ise daima mansûbdur. “İdi” anlamına gelen mâzi yapıdaki kâne’nin, “olur”, “oluyor” anlamındaki muzâri yapısı yekûnu ve “ol” anlamına gelen emr-i hâzır formu “kun” da, bunların olumsuzları da, irap bakımından aynı etkiye sahiptir.
Örneğin;

İlim faydalıdır. العِلْمُ نافِعٌ
İlim faydalıydı. كانَ العِلْمُ

,
CümleTercüme
الطَّالِبةُ مَريضَةٌKız öğrenci hastadır
كانتْ الطالبةُ مريضةًKız öğrenci hasta idi
الطُّلابُ مُجْتَهِدونَÖğrenciler çalışkandır
كان الطُّلابُ مُجْتَهِدينَÖğrenciler çalışkandı.
الطَّالِباتُ مُجْتَهِداتٌKız öğrenciler çalışkandır.
كانت الطَّالِباتُ مُجْتَهِداتٍKız öğrenciler çalışkandı.
هُمْ مُسْلِمونَOnlar Müslümandır.
(كان + هم) كانوا مُسْلِمِينَOnlar Müslümandı
أنتَ طالبٌ مجتهدٌSen çalışkan bir öğrencisin
(كان + أنتَ) كُنْتَ طالباً مجتهدا Sen çalışkan bir öğrenciydin.
أنا مريضٌBen hastayım
(كان + أنا) كُنْتُ مريضاًBen hastaydım.
هو مريضٌO hasta.
(كان + هو)كان مريضاO hastaydı.
هي مريضةٌO hasta.
(كان + هي)كانتْ مريضةًO hastaydı.
أنتم مُسْلِمونَSiz Müslümansınız.
(كان + أنتم)كُنْتُم مُسْلِمِينَ Siz Müslümandınız.
هُنَّ مُسْلِماتٌOnlar Müslümandır.
(كان + هُنَّ)كُنَّ مُسْلِماتٍ Onlar Müslümandı.
محمدٌ في المسجدِMuhammed camidedir.
كان محمدٌ في المسجدِMuhammed camideydi.
السيارةُ أمامَ البيتِAraba evin önündedir.
كانتْ السيارةُ أمامَ البيتِAraba evin önündeydi.
الثلاجةُ في المطبخِBuzdolabı mutfaktadır.
كانتْ الثلاجةُ في المطبخِBuzdolabı mutfaktaydı.
الطلابُ في المكتَبةِÖğrenciler kütüphanededir.
كان الطلابُ في المكتَبةِÖğrenciler kütüphanedeydi.
الطَّالِباتُ في السَّكَنِKız öğrenciler yurttadır.
كانتْ الطَّالِباتُ في السَّكَنِKız öğrenciler yurttaydı.
المفتاحُ على الطَّاوِلةِAnahtar masanın üstündedir.
كان المفْتاحُ على الطَّاولةِAnahtar masanın üstündeydi.
يَكونُ الجّوُّ حارّاً في الصّيفِYazın hava sıcak olur.
لا يَكونُ الجَوُّ مُشْمِساً في الشِّتاءKışın hava güneşli olmuyor/olmaz.
كُنْ كَرِيماًCömert ol.
﴿ ألْمْ تَكُنْ أرْضُ الله واسِعَةً؟ ﴾Allah’ın yeryüzü geniş değil miydi?
أَصْبَحَ الْوَقْتُ مُتَأَخِّراًVakit geç oldu.
أَصْبَحْتُ (veya صِرْتُ ) طَبيباً ناجِحاًBaşarılı bir doktor oldum.
صارتْ الحياةُ صَعْبَةًHayat zor hâle geldi, zorlaştı.
كُنْتُ طفلاً صغيراً ، أصْبَحْتُ رجلاً كبيراًKüçük bir çocuktum, büyük bir adam oldum.








http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com