Arapça Dil Bilgisi - 24 Emir ve Nehiy Kipi

Emir ve Nehiy Kipi

Arapçada emir kipi, Türkçedekinden farklı olarak, emrin olumlu ve olumsuz oluşuna göre ikiye ayrılır.
Olumlu emir “emir”, olumsuz emir ise “nehiy” olarak adlandırılır.
Ayrıca Türkçede dilek istek kipi olarak adlandırdığımız üçüncü şahıslara yönelik zaman kipi Arapçada yine olumlu veya olumsuz oluşuna bağlı olarak “emir” ve “nehiy” biçiminde adlandırılır.
Bu yüzden emre veya nehye muhatap kişinin durumuna bağlı olarak Arapçada emir kipi; emr-i hâzır, nehy-i hâzır, emr-i gâ’ib, nehy-i gâ’ib biçiminde dört gruba ayrılır.

Emr-i Hâzır

Emr-i hâzır, ikinci şahıslara, yani karşımızdakine dönük emir kipidir.
Bu bakımdan Türkçede “emir kipi” olarak adlandırılan kipin tam karşılığıdır.
Türkçede fiilin mastar ekinden arınmış hâli emir kipini oluştururken (git-mek: git, gibi), Arapçada sülâsî fiillerde emr-i hâzır kipi, fiilin ilgili şahsa ait muzâri çekiminden elde edilir.
Dolayısıyla emr-i hâzır için şu ayrık özne zamirlerine ait muzâri fiiller kullanılmaktadır:

أنْتَ، أنْتُما، أنتُم
أنْتِ، أنْتُما، أنْتُ

Arapçada sülâsî bir fiilden emr-i hâzır elde etmek için şu yol izlenir:
1. Fiilin, ilgili şahsa ait muzârisi alınır.
(Biz burada ikinci tekil eril şahsa yönelik emr-i hazır kipini bulalım.
Fiilimiz كَتَبَ birinci kalıptan olduğu için muzârisi يَكْتُبُ dur.
Burada ilgili şahsın muzârisi أنْتَ تَكْتُبُ dur.)
2. Fiilin başındaki muzâraat harfi atılır.
(Bu durumda fiilimizin başındaki ت muzâraat harfini atıyoruz ve geriye كْتُبُ kısmı kalıyor.)
3. Baştaki muzâraat harfini attıktan sonra ardından gelen harf okunmuyorsa, yani sükûn ile harekeliyse:
a. Bu harfi okuyabilmek için fiilin başına bir elif harfi getirilir.
Bu elifi harekelemek için aynu’lfiilin harekesine bakılır.
Aynu’l-fiil damme ile harekeliyse elif damme ile; damme ile harekeli değil ise elif kesra ile harekelenir.
b. Muzâraat harfini attıktan sonra ardından gelen harf okunabiliyorsa, yani harekeliyse başa elif getirilmez.
4. Son olarak fiilimizin sonu cezm edilir: اُكْتُبْ
اُكْتُبْاُكْتُبُكْتُبُ( أنتَ ) تَكْتُبُيَكْتُبُ
أَنْتَ تَكْتُبُ sen yazıyorsun anlamındayken; أَنْتَ اُكْتُبْ sen yaz anlamına gelir.
Gerek emir kipleri, gerekse nehiy kipleri meczûm olmak zorunda olduklarından, “cezm”in ve “cezm alâmetleri”nin ne olduğunun iyi bilinmesi önem taşımaktadır.
Emr-i hâzır bulma kuralını, ikinci şahsa ait diğer formlar üzerinde de uygulayacak olursak, şöyle bir sonuç elde ederiz:
اُكْتُباأنْتُما تَكْتُبانِ
اُكْتُبواأنْتُمْ تَكْتُبونَ
اُكْتُبيأنْتِ تَكْتُبينَ
اُكْتُباأنْتُما تَكْتُبانِ
اُكْتُبْنَأنْتُّ تَكْتُبنَ

Bu sonucu, emr-i hâzır kipinin çekim biçimi olarak şu şekilde düzenleyebiliriz:
Çoğul (Cem) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ اًكْتُبوا
Sizler yazınız
أنْتُما اُكْتُبا
Siz ikiniz yazın
أَنْتَ اُكْتُبْ
Sen yaz
Muhâtab
أَنْتُّ اُكْتُبْنَ
Sizler yazınız
أنْتُما اُكْتُبا
Siz ikiniz yazın
أَنْتِ اُكْتُبي
Sen yaz
Muhâtaba

Bir fiilin emr-i hâzırını doğru olarak bulabilmek için o fiilin aynu’l-fiilinin muzârideki harekesini, bir başka ifadeyle hangi kalıptan olduğunu bilmemiz gerektiğini de unutmayalım.
Örneğin,
جَلَسَ fiili ikinci kalıptandır.
Emr-i hâzır çekimini yapınız? şeklinde bir soru ile karşılaştığımızda ilk olarak fiilimizi muzâriye çevirecek, daha sonra ilgili şahsın muzârisini alacağız.
Burada جَلَسَ fiilinin muzârisi يَجْلِسُ , ilgili şahsın muzârisi ise أنْتَ تَجْلِسُ sen oturuyorsun’dur.
Buradan –otur anlamında emr-i hâzır elde etmek için fiilin başındaki muzâraat harfini atıyoruz.
Kalan kısmı “cim”in sükûn ile harekeli olması dolayısıyla okuyamadığımız için fiilin başına bir elif getiriyoruz.
Elifi harekelerken aynu’l-fiilin harekesine bakıyoruz.
Burada aynu’l-fiilimizin harekesi damme olmadığı için elifi kesra ile harekeliyoruz.
Son olarak fiilimizin sonunu cezm ediyoruz ve اِجْلِسْ emir fiilini elde ediyoruz.
اِجْلِسْاِج لْسِجْلسِ( أنتَ ) تَجْلِسُيَ لْسِ

Çoğul (Cem)İkil (Tesniye)Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ اِجْلِسوا
Sizler oturunuz
أَنْتُما اِجْلِسا
Siz ikiniz oturun
أَنتْ اِجْلِسْ
Sen otur
Muhâtab
أَنْتُّ اِجْلِسْنَ
Sizler oturunuz
أَنْتُما اِجْلِسا
Siz ikiniz oturun
أَنْتِ اِجْلِسي
Sen otur
Muhâtaba

Şimdi de 3. kalıptan bir fiil olan ( فَتَحَ - açtı ) fiilinin emr-i hâzırını bularak çekelim.
Fiilimiz 3. Kalıptan olduğu için muzâride aynu’l-fiilin harekesi fethadır: يَفْتحَ
اِفْتَحْاِفْتَحُفْتَحُ(أنتَ) تَفْتَحُيَفْتَحُ

Burada elifi harekelemek için aynu’l-fiilin harekesine baktık.
Damme olmadığını görünce elifi kesra ile harekeledik.
Sülâsî fiillerin emr-i hâzır kiplerinde elifin hiçbir zaman fetha ile harekelenmeyeceğini unutmuyoruz.

Çoğul (Cem)İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ اِفْتَحُوا
Sizler açınız
أَنْتُما اِفْتَحا
Siz ikiniz açın
أَنْتَ اِفْتَحْ
Sen aç
Muhâtab
أَنْتُّ اِفْتَحْنَ
Sizler açınız
أَنْتُما اِفْتَحا
Siz ikiniz açın
أَنْتِ اِفْتَحِي
Sen aç
Muhâtaba

Şimdi de emr-i hâzır ile başlayan birkaç fiil cümlesinin i‘râbını yapalım:
اُكْتُبْ الدّرسَ في الصّفِّ!Dersi sınıfta yaz!
اُكْتُبْ : Emr-i hâzır, ikinci şahıs tekil, eril, meczûm, cezm alâmeti sükûn, fâ‘ili gizli zamir ( أَنْتَ )
الدّرسَ : Mef‘ûlun bih, mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha.
في : Harf-i cer
الصّفِّ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
اِجْلِسا تَحْتَ الشَّجَرةِ!-İkiniz- ağacın altına oturun!
اِجْلِسا : Emr-i hâzır, ikinci şahıs, ikil, meczûm, cezm alâmeti nûn harfinin düşürülmesi, fâ‘ili bitişik zamir olan elifu’l-isneyn ( ا )
تَحْتَ : Zarf, mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha, aynı zamanda muzâf.
الشَّجَرةِ : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
اُطْبُخْنَ الطّعامَ لَنا!Bize yemek pişirin!
اُطْبُخْنَ : Emr-i hâzır, fâ‘ili bitişik zamir olan nûn-u nisve ( ن ). Buradaki nûn, zamir olduğu için hiçbir zaman düşmez.
الطّعامَ : Mef‘ûlun bih, mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha.
لِ : لَنا : Harf-i cer, نا : mahallen mecrûr, çünkü zamir.

Nehy-i Hâzır

Nehiy sözcüğü Arapçada yasaklama anlamındadır.
Nehy-i hâzır, ikinci şahsa yönelik olumsuz emir demektir.
İlgili şahsa ait muzâri fiilin başına nehiy lâ’sı ( لا الناهية lâ en-nâhiye) getirilerek yapılır.
Nehiy lâ’sı, başına geldiği muzâri fiili cezm eder, nehiy lâ’sı ile nefiy lâ’sını birbirinden ayıran tek özellik de budur.
Nefiy lâ’sı, hatırlanacağı üzere, başına geldiği muzâri fiilin i‘râbında hiçbir değişiklik yapmayıp sadece anlamı olumsuza çevirirken, nehiy lâ’sı başına geldiği muzâri fiili cezm eder ve anlamı olumsuz emre çevirir.
Şimdi yine ( كَتَبَ ) fiilini kullanarak nehy-i hâzır çekimini görelim:
Çoğul (Cem) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ لا تَكْتُبوا
Sizler yazmayınız
أَنْتُما لا تَكْتُبا
Siz ikiniz yazmayın
أَنْتَ لا تَكْتُبْ
Sen yazma
Muhâtab
أَنْتُّ لا تَكْتُبْنَ
Sizler yazmayınız
أَنْتُما لا تَكْتُبا
Siz ikiniz yazmayın
أَنْتِ لا تَكْتُبي
Sen yazma
Muhâtaba

Şimdi de nehy-i hâzırla kurulan bir cümlenin i‘râbını yapalım.
لا تدْخُلْ إلى البَيْتِ!Eve girme!
لا : Lâ en-nâhiye, muzâri fiilin başına gelir, onu cezm eder ve anlamını olumsuz emre çevirir.
تَدْخُلْ : Muzâri fiil, ikinci şahıs, tekil, eril, başındaki lâ en-nâhiye’den dolayı meczûm, cezm alâmeti sükûn, fâ‘ili gizli zamir ( أَنْتَ )
إلى : Harf-i cer
البَيْتِ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
لا تَذْهَبوا إلى الحديقة!Bahçeye gitmeyin!
لا : Lâ en-nâhiye, muzâri fiilin başına gelir, onu cezm eder ve anlamını olumsuz emre çevirir.
تَذْهَبوا : Muzâri fiil, ikinci şahıs, çoğul, eril, başındaki lâ en-nâhiye’den dolayı meczûm, cezm alâmeti nûn harfinin düşürülmesi (hazfu’n-nûn), fâ‘ili bitişik zamir olan vâvu’l- cemâ‘a ( و )
إلى : Harf-i cer
الحديقةِ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.







http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com